Bankada doları olanlara soğuk duş: Seçim öncesi korkutan gelişme!

Bankada doları olanlara soğuk duş: Seçim öncesi korkutan gelişme!

Çokuluslu ABD yatırım bankası olan Goldman Sachs, 14 Mayıs tarihinde yapılacak seçimlerinin ardından Türk lirasının yabancı para birimleri karşısında ne kadar değer kaybedeceğini açıkladı. Rapora göre bütün döviz türlerinin TL karşısında değer kazanması beklenirken, dolar kurunun da hangi seviyelere yükseleceği yatırımcılarla paylaşıldı.

Turgay Sakarya / Günboyu 

Haziran ayında başlanan ''seçim ekonomisi'' beraberinde TL''nin değer kaybedişini de getirirken, reel sektörde görülen dolar kuru ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen gösterge kur arasında büyük bir makas aralığı ortaya çıktı. 

Sektör kaynakları, ihracatçının bir süredir yatay seyir izleyen kur nedeniyle sıkıntı yaşadığını belirtirken, 14 Mayıs''ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve 28. dönem milletvekili seçimlerinin ardından ekonomide rayların yerine oturması bekleniyor. 

Seçimi kimin kazandığı fark etmeksizin, uluslararası finans kuruluşlarının beklentisi Türk lirası tarafında hızlı bir değer kaybının yaşanacak olması. Bazı bankalar dolar kuru için adil değerin 24-25 lira olduğunu iddia ederken, ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs ise daha mütevazi bir tahminde bulunarak, Türk lirasının yüzde 13 değer kaybetmesi gerektiğini ilan etti.

KISITLAMALAR ETKİLİ AMA KALICI DEĞİL

Merkez Bankası''nın son aylarda başvurduğu döviz işlemlerine yönelik kısıtlamalar içeren adımlar hakkında da detayları paylaşan Sachs, kısa vadede etkili olan çözümlerin ilerleyen aylarda ekonomiye darbe vuracağının altını çizdi. Dolar/TL paritesini yaz aylarında 18 bandına sıkıştırmayı başaran TCMB, 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından dövizin yükselişini önlemek için attığı adımlarla başarılı olamadı. 

Piyasaya yönelik tüm arka kapı müdahaleleri ve sıcak para hamlelerine karşın dolar kuru gün içerisinde 19.50''yi geçerken, asıl tehlike ise spot piyasalardaki göstergelerden geldi. Türkiye tarihinde ilk kez, piyasaların merkezi kabul edilen Kapalıçarşı''da yer alan serbest piyasa kuru ile TCMB''nin gösterge kuru arasındaki makas yüzde 5''i geçti. 

Spot piyasaların kalbi olarak kabul edilen Kapalıçarşı, Türkiye''de fiziksel olarak dolaşımda bulunan dövizin de merkezi olarak kabul edilmekte. Tarihi çarşıda dolar/TL gün içerisinde 20.50 lirayı geçerken, gösterge kur ile aradaki fark resmen 1 TL''yi aşmış bulunuyor. Ekonomistler, söz konusu durumun ''ikili kur'' olarak yorumlanabileceğini aktarırken, aradaki makasın giderek yükselmesi döviz piyasalarında ''karaborsa'' tehlikesini gözler önüne serdi. 

"YAZ AYLARINDA DOLAR DURDURULAMAYACAK"

ABD Merkez Bankası (FED), her ne kadar 2-3 Mayıs tarihli toplantılarında 25 baz puanlık faiz artırımı kararı almış olsa da, piyasalar alınan bu kararı, aylardır süren faiz furyasının son halkası olarak yorumladı ve yılın geride kalan aylarında yeni bir faiz kararının alınmayacağına yönelik pozisyon aldı. 

Bu beklenti, beraberinde yaz aylarında küresel ölçekte dolar endeksinin değer kaybedeceği anlamına gelirken, varlıklarını dolar mevduatında tutan çok sayıda yatırımcı, altına geçiş yaptı ve ons fiyatları 2080 dolara yükselerek tarihi zirvesini gördü. Buna karşın söz konusu kararlardan yalnızca bir gün sonra ABD''den gelen tarım dışı istihdam verileriyle birlikte gelecek aylara yönelik ''yeni faiz artırımı'' alınabileceği tekrar masaya yatırıldı. 

Tüm bu gelişmeler, yaz aylarından itibaren dolar endeksinde bir gerilemenin ve gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde kısmi bir değer kazanımının habercisi olmasına karşın, Türk lirası için bu değerlendirmeler geçerli olmayacak. Uzmanlar, Türkiye''nin içerisinde bulunduğu ekonomik sistemin ''kendine has'' bir yapısı olduğuna dikkat çekerken, dolar endeksinin uluslararası piyasalarda değer kaybetmesine karşın dolar/TL paritesinin artacağını vurguladı. 

14 Mayıs''ta sandıktan çıkacak sonuç, aynı zamanda Türkiye''de iki farklı ekonomi yönetimini benimseyen iktidardan birinin yönetime geleceğine işaret ederken, Millet İttifakı''nın benimsediği ortadoks ve geleneksel iktisat politikalarının, finans çevreleri tarafından daha ''ılımlı'' karşılanacağı kayda geçildi. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan''ın ''Faiz Sebep Enflasyon Sonuçtur'' teorisini ekonomi ve para yönetiminde rehber alan Merkez Bankası''nın, Cumhur İttifakı''nı kazanması halinde aynı ekonomik politikalara devam etmesi beklenirken, söz konusu senaryoda dolar kurunun yıl sonunda 30 TL''yi geçebileceğine yönelik çok sayıda rapor bulunmakta. 

DÖVİZ KRİZİNİ TETİKLEYEBİLECEK İKİ VERİ

Haziran 2018''de yapılan seçimlerin ardından hızla yükselişe geçen dolar kurunu frenlemek için icat edilen Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması, Mayıs ayının ilk haftası itibariyle toplamda 2.1 trilyon liralık mevduata ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu gelişme, seçimlere kadar kurda yaşanan baskıyı bir nebze azaltıyor olsa da, ilerleyen dönemde ödenecek faturaya giderek ağırlaştırmaya devam ediyor. 

Söz konusu KKM uygulamasının sürdürülebilir olmadığını belirten ekonomistler, er ya da geç KKM''ye son verildiğinde, havuzda biriken 2 trilyon liranın üzerindeki paranın akıbetinin ne olacağının Türk ekonomisinin kaderini etkileyeceğine işaret ediyor. Bu büyüklükte bir mevduatın, hızlıca döviz tevdiat hesaplarına aktarılması, 2021 yılının son çeyreğinde yaşanan kur şokunu yeniden tetikleyebileceği gibi, Türkiye''nin 2023 yılının ilk 3 ayında Cumhuriyet Tarihi''nin en yüksek cari açığını vermiş olması nedeniyle, ortaya çıkacak sorunun içinden çıkılamaz bir hale gelmesinden korkulmakta. 

Muhalefet ekonomideki bu tabloyu, iktidarın değişmemesi halinde Türkiye''nin ödemeler krizine sürükleneceği ve temerrütün kaçınılmaz hale geleceği şeklinde yorumlamakta. 
 

İlgili Haberler