Bugünkü Yazarlar Tüm Yazarlar
Ercan Çalışkan

Ercan Çalışkan

İÇ SESİM

Tabii vicdanları varsa!

Dün akşam…

Bilgisayarda haber sitelerinde geziniyorum. Bir önceki günün neredeyse kopyası olan siyasi haberler, daha düne kadar birbirlerine kardeş gibi olanların, baba oğul gibiyiz diyenlerin açıklamaları, üçüncü sayfa haberleri hiç ilgimi çekmiyor.

Bir başka ülkede büyük gösteriler yapılmasına neden olan, hatta hükümetin istifa etmesine yol açan, kendimi bildim bileli tanık olmadığım üst üste gelen zam haberleri de keşke ilgimi çekmese diyorum ama mümkün değil çünkü bu zamlar tüm ülkeyi olduğu gibi beni de doğrudan etkiliyor.

21 ayda dört misline, 14 Mayıs’tan bu yana tam iki katına çıkan petrol fiyatlarını nasıl görmezden gelebilirim ki? Sokak röportajlarından birinde dinlemiştim: “Benzin, mazot zamları beni hiç ilgilendirmiyor. İşe toplu taşımayla gidip geliyorum, bazen de yürüyorum. Aracı olan da kullanmayıversin, benim gibi yapsın. Şikâyet edip durmasınlar. Hâllerine şükretsinler. Görmüyorlar mı Avrupa’yı, Amerika’yı? Sefil hâldeler. Bizi kıskanıyorlar.” demişti çok ama çok zeki(!) bir adam. Röportajı yapanın “Sen hiç Avrupa’yı gördün mü?” sorusunaysa “Görmedim. Ne yapayım oraları? Cennet bizim buralar cennet!” cevabını vermişti.“Sen Avrupa’ya gidip oralarda dolaştın mı?” sorusuna ise “Hayır!” diyen çok ama çok zeki(!) adam, “Peki onların bizi kıskandığını nereden biliyorsun?” sorusuna da “Reis söylüyor.” cevabını vermişti.

Bu zihniyette o kadar çok insan var ki!.. Bakın çevrenize; değil bu yaz, yıllardan beri ağız tadıyla ailesiyle birlikte bir tatil yapamamış, neredeyse bulunduğu yerin dışına gidememiş birçok tanıdığınızın “Bakın AVM’ler dolu, yollar arabadan geçilmiyor, sıfır arabalarda sıra var.” ve benzeri bir sürü şeyi sıralarken kendisi de dâhil TÜİK rakamlarıyla ülke nüfusunun %20’sinin yani 17 milyon insanın millî gelirin %48’ini aldığını düşün(e)mez bile. Dahası geride kalan nüfusun millî gelirin ancak %52’sini aldığını, en alttaki %20’nin ise açlık sınırının altında kaldığını aklından bile geçir(e)mez.

Şimdi oturup bu profildeki insanlara her şeyin dövize bağlı olduğunu, 21 ay önceki “ışıl ışıl gözlü” politikacıların ve ‘Kur Garantili Mevduat’la ‘Faiz sebep enflasyon sonuç!’ politikalarının memleketi getirdiği bu son noktayı nasıl anlatabilirsin ki? Bunu anlamaları mümkün değil ama hiç olmazsa bu kafaların, yeni gelen Maliye Bakanı’nın “Artık rasyonel(akılcı) politikalara dönmekten başka çaremiz yok.” diyerek önceki politikaların akıl dışı olduğunu ilan etmesinden sonra ayaklarının suya ermesi beklenmez mi? Hele hele sonrasında baskı altında tutulan dolar ve faizin üzerindeki baskının büyük ölçüde kaldırılmasından sonra gelen müthiş zamlar ve dünyada tek örnek olan “21 ayda dört, 14 Mayıs’tan bu yana da iki katına çıkan petrol fiyatları”yla rekor kırdığımız gerçeği, genel seçimlerden sonra Cumhuriyet Tarihi’mizde görülmeyen pahalılık rüzgârının sebebinin uygulanan politikalar olduğu o çok ama çok(!) zeki insanlara ayan beyan görünmez mi?

Yok! Ne olursa olsun görünmüyor işte. Onlara göre sebep belli: DIŞ GÜÇLER! Bir de insafsız ev sahipleri, vicdansız üç harfli zincir marketler…

“İyi de kardeşim, DEVLETİN KENDİ BELİRLEDİĞİ noterlik harçlarının, avukatlık saat ücretlerinin, bazıları iki defa alınan vergilerin; elektrik, doğal gaz, petrol gibi diğer başlıklardaki zamların hangi birini dış güçler yaptırdı ki?” diye boşuna sormayın.

Çok ama çok zeki(!) insanlara göre yapılması gereken şu:

Vicdansız ev sahipleri kiraları için %25’ten fazla zam yapmasınlar. Çıbanbaşı olan ve dış güçlerin dediklerini yapan üç harfli marketleri de devlet sıkı kontrol etsin. İşlem tamam!

Böylece sırf üç harfli marketlerle rekabet etmek için fiyat artıran(!) devletin kontrolündeki Tarım Kredi Kooperatifi marketlerindeki ve tüm ülkedeki fiyatlar ucuzlar.

***

Yazıya son noktayı koymak üzereydim ki iç sesim fısıldadı: “Bu defa beni seveceksin.” dedi önce. “Niye?” diye sordum. “Şu, bir şey anlatamadıklarına söyle. YouTube’a girsinler, ‘7500 TL EMEKLİ MAAŞIYLA HUZUREVİNE BAŞVURU’ yazsınlar. Sonra videodaki, devlete ait huzurevinde kalabilmek için ayda 20 bin TL istenen, o emeklinin gözyaşlarını vicdanlarında değerlendirsinler.

Tabii vicdanları varsa!

Yazarın Diğer Yazıları