Ozan Gündoğdu seçimlerden sonra yaşanacak felaketi Günboyu'na açıkladı: Kemerlerinizi sıkmaya hazır olun

Ozan Gündoğdu seçimlerden sonra yaşanacak felaketi Günboyu'na açıkladı: Kemerlerinizi sıkmaya hazır olun

Seçimlere sayılı günler kala seçim sürecini ve Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik gerçekleri Günboyu Gazetesi olarak, ülkemizin önde gelen ekonomi uzmanlarından Gazeteci Ozan Gündoğdu ile konuştuk.

GÜNBOYU-NURŞEN İLHAN

Ekonomi uzmanı gazeteci Ozan Gündoğdu, Günboyu’na yapığı açıklamada, seçimlerden sonra kemer sıkma politikasının daha da artacağını söyledi.

Gündoğdu, “Mehmet Şimşek enflasyon sorununu talepten kaynaklı olduğunu iddia ediyor. Emekli, asgari ücretli ve asgari ücretliye komşu geliri olan 30 milyon vatandaşın kemerini sıkarak enflasyonu aşağı çekeceğini umuyor” diyerek seçimlerden sonra 1 Nisan’dan itibaren hükümetin ekonomi politikasını açıkladı.

Ozan Gündoğdu’nun Günboyu Gazetesi’nden Nurşen İlhan’a yaptığı açıklama şöyle:

10 BİN TL’LİK MAAŞ İNSAN HAKLARINA AYKIRI

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada net bir şekilde emeklilere yönelik olarak bir zam beklentisi olmaması gerektiği yönünde sözler söyledi. Bu anlamda sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Devlet ile özel kesimin ayrıldığı noktalar vardır. Devletin bazı aşamalarda param bitti deme lüksü yoktur. Devlet bu noktada geri çekildiğinde vatandaş ile olan ilişkisini zedeler. Emekli maaşına az zam yapılabilir, ama 10 bin TL’lik maaş bana kalırsa bu aşamada insan haklarına aykırı bir pozisyonda. Devlet bu durumu nasıl aşa? Tümüyle kendi politikasına bakar, ister vergi artırır, ister gereksiz harcamaları kısar.

ximg-20240229-180414.jpg

‘MADEM PARA YOK NE BU ŞATAFAT’

Erdoğan’ı sürekli takip edenler bu sözleri samimi bir açıklama gibi gördü. Ancak Erdoğan buna benzer bir açıklamayı 15 Temmuz sonrası yapmıştı, kaynak sorunu yaşıyoruz demişti ama yedi yıl sonra cumhuriyet tarihinin en geniş yetkili başkanı olmuşken ne oldu da bu açıklamayı yaptı. Ayrıca madem para yok ne bu şatafat bu sorgulanmaya başlanır.

KEMER SIKMA SEÇİMDEN SONRA DAHA SERT DEVAM EDECEK

Seçimler çok az bir zaman kaldı herkes 1 Nisan tarihini konuşuyor sizce ekonomik olarak 1 Nisan’da neler olacak?

Mehmet Şimşek enflasyon sorununu talepten kaynaklı olduğunu iddia ediyor. Gelirinin tümünü tüketen grupların kemerini sıkarsa talep enflasyonunu aşağı indirebileceğini düşünüyor. Gelirinin tümünü tüketenlerin başında ise emekliler geliyor. Bugün 10 bin lira alan emekliye 15 bin lira verirsen o zaman onu tüketir bu acımazsız politikanın bir sonucu olarak tüketim eğilimi en yüksek grupları sıkıyor şuan, seçimden sonra da bu devam edecek. Asgari ücretli şuan ocak ayında zam aldığı için mutluymuş gibi görebiliyor ama Aralık ayına kadar zam almayacak. Emekli, asgari ücretli ve asgari ücretliye komşu geliri olan 30 milyon vatandaşın kemerini sıkarak enflasyonu aşağı çekeceğini umuyor. Bu başarıya ulaşmaz ve belli ki bu seçimden sonra daha da sert uygulanacak.

BİR TAS ÇORBAYA MUHTAÇ EDİP ÇORBA VADEDİYORLAR

Değişik bir yerel seçim ortamı yaşanıyor. Belediye başkanları sadece maddi vaadler sıralıyor madem para yok bunlar nasıl yapılacak?

Türkiye’de karar verici seçmenin pozisyon değiştirebileceği tek konumun ekonomi olduğu düşünülüyor. Ekonomi biraz konforlu gitse herkes sandığa kimlik sayımına gidiyor. Erdoğancılar Erdoğan’a anti Erdoğancılar karşısındakine, Kürtler de kendi partilerine oy veriyor. Biz bunu 20 yıldır yaşıyoruz. Bu kimlik sayımını değiştirecek tek şey var: Ekonomik zorluk içinde olan kesimi kendi tarafına çekmek. Mehmet Şimşek’in yapmaya çalıştığının tam tersini belediyeler yapacak. Bu merkezi idare ile yerel idare arasında uyumsuzluk olduğunu gösteriyor, ayrıca emekliye maaş vermek belediyenin işi midir? Bir tas çorbaya muhtaç edip bir tas çorba vadederek seçim almaya çalışıyorlar, bu çirkinliği görenlerin midesi bulanıyor.

Yerel seçimlerin sonunda en beklemeyen sonuç olarak neyi görüyorsunuz?

Yerel seçimlerde Yeniden Refah ile ilgili değişimler olabilir. Çünkü Yeniden Refah Partisi, Erdoğan’dan vazgeçmeden AKP’den vazgeçme seçeneği sunuyor. Ayrıca Yeniden Refah bu seçimleri 14 Mayıs gibi beka sorunu görmüyor.

ximg-20240229-180441.jpg

ERDOĞAN YAŞADIĞI SÜRECE SEÇMENDEKİ KARARLILIK DEĞİŞMEYECEK

Emekliler zor durumda diyoruz, öte yandan yaşanan afetlerin olduğu bölgeler dahi seçmen iktidara bir tepki göstermiyor, oy oranları değişmiyor bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Türkiye’deki umutsuzluğun temel nedeni bu. Ne olursa olsun iktidarın değişmeyeceğine olan inanç. Siyasi parti liderleriyle seçmenler arasındaki ilişki irrasyonel ve duygusal. Türkiye’de Erdoğan yaşadığı sürece bu kararlılığın değişeceğini düşünmüyorum. Muhalif kesimlerin yaşadığı şok bu, ciddi bir travma yaşıyor muhalif kesimler. Her ne olursa olsun değişmeyecek buna eminler artık.

TÜRKİYE EKONOMİSİ ARTIK NİTELİKLİ EMEĞE İHTİYAÇ DUYMUYOR

Ekonomi ile ilgili yaptığınız yorumlarda orta sınıf bitti diyorsunuz bunu biraz açar mısınız?

Orta sınıf iki kuşak kentli olan, meslek sahibi ayrıcalığı eğitim olan kesimdi. Ancak Türkiye ekonomisi artık nitelikli emeğe ihtiyaç duymuyor, ekonominin bu gruplara olan ihtiyacı azaldı, dolayısıyla ücretlerde azaldı. Hayat standartları aşağı indi ve bu kesimler artık mülk sahibi bile olamaz duruma geldi. Türkiye’de en hızlı yoksullaşan kesim orta sınıf oldu.

ARTIK BİRİKİM YAPARAK EV SAHİBİ OLMAK MÜMKÜN DEĞİL

Ev sahibi olmak artık pek çok kişi için hayal mi?

Ev fiyatlarını şişiren konut kredileri oldu. 2004’ten önce insanlar emekli ikramiyeleri ile ev sahibi olabiliyordu. Türkiye’nin emekçi kesiminin güvencesi buydu. Kiracı olmaktan endişe duymuyordu, emekli olunca ev alabiliyordu. Çevremizde de çok sayıda bunun örneği vardır. Ben ev almanın hayalini bile kurmuyorum. Artık birikim yaparak mülk sahibi olmak mümkün değil.

ximg-20240229-180443-1.jpg

NAKİT SİSTEMİ ÇÖKTÜ: KREDİ KARTI ZORUNLULUK

Kredi kartlarına yönelik bir taksit kısıtlamasına yönelik haberler gündeme geliyor. Kredi kartı ile ilgili gelişmeler neler?

Mehmet Şimşek sürekli kredi kartlarını hedef alıyor. Fakat buna karşılık kamu bankaları kredi kartı dağıtmaya devam ediyor. Şimşek ile kamu bankaları arasında uyumsuzluk var. Bu uyumsuzluğun BDDK Başkanı’nından kaynakladığını düşünüyorum. Bir önceki Merkez Bankası Başkanı’nın politikasını tümüyle değiştiriyorsun fakat Merkez Bankası Başkanı’nı BDDK’ya koyuyorsun burada bir çelişki var. Ayrıca nakit sistemi çöktü. Türkiye’de bugün nakitle gezmeye çalışırsanız balya balya para ile gezersiniz. Nakit sistemi çöktüğü için kredi kartı bir zorunluluk. Türkiye’de dijital ticaret çok gelişti internet alışverişi için de kredi kartına muhtacız. Türkiye’de an itibariyle 117 milyon kredi kartı var. Asgari ücretli, emekli temel ihtiyaçlarını da kredi kartı ile alıyor. Buradan kısmak imkansız.

EN BÜYÜK EKONOMİK SORUN KİRA SORUNU

Sizce Türkiye’nin şuan yaşadığı en büyük ekonomik sorun hangi alanda etkisini gösteriyor?

Kira sorunu. Barınmada yaşanan kriz çok sosyal bir kriz. Bir ailenin sokakta kalma tehlikesi ile baş başa kalması karnını doyuramamasından da tehlikeli. Kira sorunu insanları da karşı karşıya getiriyor. Ve bu sorun gittikçe derinleşiyor.

YAŞANAN OLAYLARA ERDOĞAN’A ZARAR VERİR Mİ DİYE BAKILIYOR

13 Şubat’ta büyük bir facia yaşandı, çevre felaketi olarak tanımlanan İliç’te olanlarla ilgili ise kimse konuşmuyor İliç’te halen 9 kişi toprak altında sizce bu facia unutuldu mu?

Türkiye’de ideolojiler, dünya görüşleri çöktü. Hiç bir dünya görüşü İliç’teki faciayı hoş göremez, bu felakete duyarsız kalamaz. Tüm ideolojilerin yerini Erdoğancılık diye bir çatı ideoloji aldı. Bu yaşanan Erdoğan’a zarar verir mi? Bu düşünülüyor.

Filistin’de devam eden bir soykırım söz konusu bir yandan boykot önerilirken bir yandan da ekonomik faaliyetler iki ülke arasında devam ediyor. Siz bu bağlantıyı nasıl yorumluyorsunuz?

Erdoğan bu işi bir iki genelge ile çözebilirdi ama İsrail ile yapılan ticarete en ufak bir ket vurulursa İsrail’in Arap ortakları Türkiye’ye yatırım yapmaktan vazgeçerler, Türkiye bu ticarete devam etmek zorunda. Ayrıca bir yaptırım uygulanırsa İsrail karşılık verir ve tohum satmaz bu da Türkiye’deki tarımı bitirir.

Yeniden seçim gündemine dönecek olursak anketlere ve mitinglere baktığınızda İstanbul ve Ankara seçimlerinin sonuçlarını nasıl görüyorsunuz?

Seçimin ağırlık merkezi İstanbul. Çünkü İstanbul’da 2028 Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu yarışıyor. Muhalif kesimlerin Erdoğan’ın karşısında konumlandırdığı tek isim İmamoğlu. Muhalif seçmen bu şekilde oy kullanıyor. Ancak seçim sonucu ne olursa olsun CHP karma karışık olacak. Seçim sonrası en çok bu konuşulacak. 1 Nisan’dan itibaren siyaset yeniden şekillenecek diyebiliriz.

Yani Ekrem İmamoğlu mu Murat Kurum mu kazanır?

Ben seçim sonucu olarak Murat Kurum’u daha güçlü görüyorum. Türkiye’deki kamplaşmadan ötürü. Ekrem İmamoğlu’nun CHP’yi aştığı çok açık görülüyor. Yüzde 40’dan aşağı almaz, İmamoğlu, Erdoğan gibi seçmenle duygusal bağ kuruyor. Ayrıca İmamoğlu niteliksiz bir adayla yarışıyor. Murat Kurum belli ki bu işin adamı değil. Hazırlanmış esnaf ziyaretleri yapıyor. Kendi kameraları ile alınan görüntüleri yayınlıyorlar. Ekrem İmamoğlu ise öyle değil herkes takip ediyor. Hiç politik kamplaşma olmazsa İmamoğlu’nun alacağı oy yüzde 65-70. Ancak Murat Kurum’un arkasında devlet gücü var, Erdoğan var. İmamoğlu, Erdoğan ile yarışıyor. Tüm bunlarla Murat Kurum’un bir puan önde olduğunu düşünüyorum.

Ankara’da Mansur Yavaş’ın rahatlıkla kazanacağını düşünüyorum.

Gündemde sürekli 1 Nisan sabahı neler olacağı konuşuluyor. Peki sizce 31 Mart gecesi neler olacak? Oy sayımları, sandıklara sahip çıkmak yine gündemde olacak mı?

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Özgür Çelik, yaptığı açıklamada sandıkları merak etmeyin’ dedi. Neye göre dediğini çok merak ediyorum. Siyasi parti faaliyetleri gönüllülükle yürütülür. CHP umutsuz hangi tabanını sabahlara kadar sandık başlarında bekletebilecek. CHP’nin seçmenlerine birlikte koruyacağız demesi lazım. Ben seçim akşamı başarısız bir sonuç çıkacağını düşünüyorum. 2019’da neler oldu gördük, seçim iptal edildi. O yüzden Erdoğan yeniden bu yolu dener mi bilmiyorum. Az oy farkı durumu yeniden bir krize neden olabilir. Bakalım göreceğiz.

İlgili Haberler