Bugünkü Yazarlar Tüm Yazarlar
M.Yavuzalp Yamaner

M.Yavuzalp Yamaner

Kahve

Kimilerinin günlük rutini, kimlerinin dost sohbetlerinin vazgeçilmezi kahveyi anlatacağım.

Ana vatanı Etiyopya. Nazlı bir bitki. Her yerde yetişmiyor. Coffee Belt denilen ekvatoryal iklimde, yüksek rakımda yetiştiriliyor. Toplaması, fermantasyon süreci oldukça meşakkatli.

4. yy’da bir çobanın keçilerinin, kahve meyvelerini yedikten sonra hiperaktif davranışlarını gözlemlemesi sonucunda keşfedildiği düşünülüyor.

Arabica ve Robusto cinsinde 2 ana kahve çekirdeği bulunuyor. Arabica cinsi en kalitelisi. Yüksek rakımda yetişiyor, elle toplanıyor. Robusto ise daha alçak kesimlerde yetişiyor. Makinelerle toplanıyor. Arabica’ya göre 2 kat fazla kafein içeriyor. Hâliyle hemen çarpıntı yapıyor. Arabica kahvenin pahalı oluşu nedeniyle bazı kafeler Robusto’yu kullanıyor. Lezzetsiz, aroması düşük olan bu kahve piyasada çokça var. Neredeyse %90 kahveci bu kahveyi kullanıyor. Lezzeti kahvenin peşinde koşanların kesinlikle uzak durması gereken bir çekirdek.

Çekirdek demişken enteresan bir bilgi; tohumunun fermantasyona uğratılarak içilen tek meyve diyebiliriz. Genellikle bitkilerin çiçekleri ya da taze yaprakları kullanılır bu tür demleme işlemlerinde. Nasıl aklınıza geldi kahveyi demlemek?

İlk olarak Osmanlı’da görüyoruz kahveyi. Kahvehaneler yaygın o zamanlar. Çok sonraları Avrupa’ya açılıyor. Avrupalılar kahveyi çok seviyorlar. Kahveyi Osmanlıdan alıyorlar. Biz kahveden vergileri arttırınca da farklı ticaret yolları bulan Avrupalılar, Hindistan’ın keşfinden sonra Yemen’den kahveyi deniz yoluyla taşımaya başlıyor.

Pişirilerek içilen tek kahve Türk Kahvesi. Diğer çeşitler ya demleniyor ya da espresso gibi basınçlı buharla özü alınıyor. Her ne kadar ben espressoyu daha çok sevsem de Türk kahvesinin yeri bir başka.

Kahvenin en önemli noktası kavurma. Sonra da doğru demleme yöntemleri. Kimisi French Press ile kimisi moka pod ile kimisi filtre kahve makinesi vasıtasıyla kahvesini demliyor. Kahve demleme konusunda tek bir doğru yok. Tamamen kişinin damak tadına göre geliştirilip çeşitlendiriliyor. Ancak Türk Kahvesi haricindekilerin hepsinin özünde espresso yatıyor. Ben kahvemi el değirmeninde öğütüyorum. Böylece kahve ısınmıyor ve tadı bozulmuyor. Belki olmazsa olmaz değil ancak el değirmeni ile öğütülmüş kahvenin aromaları fazlasıyla zengin oluyor. 800 ila 1200 çeşit aroma bulunuyor kahve çekirdeğinde. Bunları kaybetmek istemeyiz.

İyi bir kahve için: Kahveyi el değirmeninde öğütün. Kahveniz yanmasın. Aromalar olabildiğince açığa çıksın.

V60 denilen demleme yöntemi kullanılabilir. Daha basit çözümü bir French Press alıp 4 dakika demlendirip presine basıp içebilirsiniz. Espresso için moka pod en ekonomik çözüm.

Kullanacağınız kahve miktarı çok önemli. İlla hassas tartıya gerek yok. Damak tadınıza göre yapabilirsiniz. Altın oran 1’e 16.1gr kahveye 16 ml su ekleyerek hazırlanıyor. Zamanla eliniz ölçüye alışıyor.

Çok masrafa girmedeh, basit malzemelerle barista gibi kahve yapmak mümkün. Hobiye dönüşebilecek bir aktivite bile olabilir. Ucu bucağı olmayan bir konu.

Yazarın Diğer Yazıları