Erdoğan'dan G-20'de lüks ve israf çıkışı: 'Milyonlar açlıkla mücadele ederken...'

Erdoğan'dan G-20'de lüks ve israf çıkışı: 'Milyonlar açlıkla mücadele ederken...'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’ndeki konuşmasında "Bir tarafta 735 milyon kişi açlıkla mücadele ederken diğer tarafta lüks, şatafat ve israf alıp başını gitmişse burada çok ciddi bir sorun var demektir.” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca Orta Vadeli Program'ın Dünya Bankası'nca olur görmesinin de önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

"Türkiye'nin özellikle sera gazı salınımlarında sorumluluğu oldukça düşüktür. Buna rağmen Türkiye olarak dünyamızın ve insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren bu hayati meselede elimizi taşın altına koyuyoruz. Paris İklim Anlaşması'na 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedeflerimizle en anlamlı katkıyı yapan ülkeler arasındayız. Hem yenilenebilir enerji hem de nükleer ve hidrojen yatırımlarında önemli adımlar atıyoruz. Yenilenebilir kurulu güç bakımından Avrupa beşincisi, dünya on ikincisiyiz. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarında attığımız adımlar yıllık 90 milyon ton karbon eş değeri sera gazı emisyonunu engelledi.

"DENİZLERİMİZİN DEVASA BİR MÜLTECİ MEZARLIĞINA DÖNÜŞTÜĞÜ BİR DÜNYADA..."

'Tek aile' başlıklı ikinci oturumda hiç kimsenin geride bırakılmaması; buradan hareketle küresel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çabalarımızı aktardık. Mülteciler ve yerinden edilmiş kişilerin kendi ülkelerine gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşleri için yapılması gerekenleri ifade ettik.

İnancımız, kültürümüz ve kökenimiz ne olursa olsun hepimiz 8 milyarlık büyük insanlık ailesinin birer ferdiyiz. Bir parça ekmek ve su bulamadıkları için çocukların öldüğü; her yıl on binlerce umut yolcusunun çöllerde hayatını kaybettiği, denizlerimizin hızla devasa bir mülteci mezarlığına dönüştüğü, savaşlar ve çatışmalar dolayısıyla milyonların evlerini terk ettiği, onca retoriğe rağmen insan hayatının giderek değersizleştiği, ez cümle; hemen yanı başımızda yürek parçalayıcı trajedilerin yaşandığı bir dünyada hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz.

"MİLYONLAR AÇLIKLA MÜCADELE EDERKEN LÜKS VE İSRAF ALIP BAŞINI GİTMİŞSE CİDDİ BİR SORUN VAR DEMEK"

Bir tarafta 735 milyon kişi açlıkla mücadele ederken, diğer tarafta lüks, şatafat ve israf alıp başını gitmişse burada çok ciddi bir sorun var demektir.

Geldiğimiz noktada maalesef Afrika'dan Asya'ya milyarlarca insan bir avuç elitin keyfi ve refahı için çok kötü şartlarda çalışmakta, ter dökmektedir. Bu ne adildir ne insanidir ne de vicdanidir. Sorunlarımızın sebebi kaynak kıtlığı değil, merhamet eksikliğidir. Türkiye olarak biz bu adaletsizliklere itiraz ediyoruz. Daha adil bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz.

"TAHIL MESELESİNDE RUSYA'YI DIŞLAYAN BİR SÜRECİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMA İHTİMALİ ÇOK DÜŞÜKTÜR"

Rusya, Katar ve Türkiye olarak gıda sıkıntısı çeken Afrika ülkelerine yönelik 1 milyon ton tahılın işlenerek ulaştırılmasına önem veriyoruz. El ele vererek inşallah bunu gerçekleştireceğiz.

Tahıl meselesinde Rusya'yı dışlayan bir sürecin sürdürülebilir olma ihtimali çok düşüktür. Karadeniz'de sükuneti bozacak, bölgede gerilimi tırmandıracak her türlü adımdan uzak durulması gerektiği kanaatindeyiz.

Bugüne kadar Montrö'yü titizlikle uygulayarak ve taraflarla sürekli diyalog halinde kalarak böyle bir duruma mahal vermedik. Küresel gıda güvenliğine katkı için yakın zamanda gıda güvenliği çalışma grubunu toplayacağız. Gerek Rusya gerek Ukrayna gerekse Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplumla yakın temas içinde olmayı sürdüreceğiz.

Zirve bildirgesinde ülkemizin bu çabalarından takdirle bahsedildi. Zirvede ayrıca Afrika Birliği'nin G20'ye daimi üyelik talebi ülkemizin de güçlü desteğiyle karara bağlandı. Afrika Birliği'nin şahsında tüm Afrikalı kardeşlerimizin G20 üyeliğinin hayırlı olmasını diliyor kendilerine aramıza hoş geldiniz diyorum.

"ORTA VADELİ PROGRAMIMIZ İÇERİDE VE YURT DIŞINDA TAKDİRLE KARŞILANDI"

Ziyaretim çerçevesinde Hindistan Başbakanı Sayın Modi ile ikili bir görüşmemiz oldu. Güney Asya'daki en büyük ticaret ortağımız olan Hindistan ile başta ekonomi olmak üzere pek çok alanda ciddi bir potansiyele sahibiz.

Özellikle seçim belirsizliğinin geride kalmasıyla birlikte bu potansiyeli en üst seviyede hayata geçirebilecek imkana kavuştuğumuza inanıyorum. Yüzde 90'ları bulan rekor katılımla gerçekleşen 14-28 Mayıs seçimleri hem Türk demokrasisinin gücünü hem de milletimizin iktidarımıza olan güvenini teyit etti. Attığımız her adımla bu güveni daha da perçinliyoruz.

Çarşamba günü kamuoyumuzla paylaştığımız Orta Vadeli Programımız hem içeride hem yurt dışında takdirle karşılandığını görüyoruz. Dünya Bankası tarafından yapılan açıklama Türkiye ekonomisine duyulan güvenin bir tezahürüdür.

Dünya Bankası grubu 17 milyar dolarlık yatırım paketinin üzerine 18 milyar dolarlık yeni bir yatırım paketi daha ekledi. Böylece bankanın Türkiye'de önümüzdeki 3 yıl içinde planladığı yatırımların büyüklüğü 35 milyar dolara ulaşacak. Ülkemize yönelik ön yargılar kırıldıkça Dünya Bankası'na yeni kurumlar eklenecektir.

Ekonomimizdeki başarılarla birlikte uluslararası yatırımların daha da artığını hep birlikte göreceğiz. Bir taraftan 6 Şubat depremlerinin yaralarını süratle sararken diğer taraftan da Türkiye yüzyılı hedefimizden asla kopmayacağız.

"KARABAĞ'DA ATILAN BU ADIMLAR DOĞRU ADIMLAR DEĞİL"

Erdoğan basın mensuplarının Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gerilimi sorması üzerine ise şunları söyledi:

"Bugün Sayın İlham Aliyev ile de görüşme yaptım. Bu görüşmeden sonra da yarın büyük ihtimalle Sayın Paşinyan ile de bir görüşmem olacak. Bölgeyi sükunete davet etmekten başka çaremiz yok. Fakat burada özellikle Karabağ'da atılan bu adımlar doğru adımlar değil. Bunu kabullenmek mümkün de değil. Nitekim Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bunu kabullenmiyor. Charles Michel ile yaptığım görüşme de onlarda bu gelişmelere olumlu yaklaşmıyorlar. Tabi bizde buna olumlu bakmıyoruz. Yarın yapacağımız görüşmede Sayın Paşinyan'a bu konuda uyarı yapmalarını ve kesinlikle böyle bir seçimi kabullenmenin mümkün olmadığını onlara da ifade edeceğiz. Şu ana kadar görüştüğümüz tüm dost batılı ülkeler böyle bir seçimi kabullenmiyorlar."

İlgili Haberler