• DOLAR
  • EURO
  • GRAM
  • ÇEYREK
  • YARIM
  • CUMHURİYET
  • PETROL

İsveç meselesi -2-

27 Mayıs 2022 Cuma

NATO'da her üye ülkenin veto hakkı yer alır. Hırvatistan, seçim yasasını 'istediği şekilde' güncellemediği için Bosna Hersek'in üyeliğini engellerken, Macaristan, Rusya nedeniyle Ukrayna'nın önünde duruyor.

Yanı başımızdaki Yunanistan, isim sorunu nedeniyle Makedonya'yı yıllarca NATO kapılarında bekletti, Makedonya ismini "Kuzey Makedonya" olarak değiştirince vetoyu kaldırdı.

1974'te Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ittifaktan ayrılan Yunanistan, Türkiye'nin vetoları nedeniyle tekrar üye olamamıştı, 12 Eylül sonrası "Rogers Planı" ile Türkiye'nin veto kararı ortadan kalkınca ittifaka girdi.

Karşılığında ABD ile yazılı olmayan sözlü anlaşmalar yapıldığı belirtilmişti. Peki, Yunanistan tekrar NATO'ya üye olduktan sonra ne oldu?

Kıbrıs sorununda Yunan tezleri savunuldu, Güney Kıbrıs AB'ye alınarak Kıbrıs Türkleri hiçe sayıldı. Ege'de silahlandırılan adalar sorunu ortadan kalkmadığı gibi Yunan askerinin adalardaki faaliyetleri daha da arttı.

Türkiye'nin en büyük politik kozlardan biri, sözel vaatler nedeniyle çöpe gitti. Şimdi ise Türkiye, PKK ve Suriye kolu YPG'ye olan desteği nedeniyle Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğini veto edeceğini açıkladı. Ancak hiçbir NATO ülkesi YPG'yi PKK ile bağlantılı görmüyor, hiçbir ülke PKK'ya yataklık ettiğini kabul etmiyor.

Zaten İsveç ve Finlandiya da kendisini böyle savunuyor. Bloomberg'e göre ise Türkiye, kendisine uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasından F-35 sürecine kadar birçok başlığı İsveç ve Finlandiya'nın üyeliğine karşı şart olarak sunuyor.

Bence Türkiye, YPG konusunda tam olarak istediğini alamayacağını, Avrupa'nın PKK'ya olan yaklaşımının kolay bir şekilde değişmeyeceğini ve ABD'nin YPG konusunda adımı olmadan diğer ülkelerin radikal bir politika değişikliğine gitmeyeceğini biliyor. Amaç, kendisine karşı yapılan diğer haksız adımları öne çıkararak yerini göstermek.

Ancak her ne olursa olsun Türkiye, bu duruşunu sonuna kadar devam ettirmeli ve gerçekçi taleplerle Rusya'nın yarattığı 'kutuplaşmayı' kendi lehine kullanmalı. En önemlisi de Rogers Planı'nın aksine 'aldatılmadan' kozunu kullanabilmesi.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

DİĞER YAZARLAR