• DOLAR
  • EURO
  • GRAM
  • ÇEYREK
  • YARIM
  • CUMHURİYET
  • PETROL

Dev Bir Sorun

4 Ağustos 2022 Perşembe

 

Ahmet Baştuğ 69 yaşındaydı.

Ankara-Çankaya'da bir apartman dairesinde yalnız yaşıyordu.

Banyoya girip duş aldıktan sonra odasına bile gidemeyip yere yığıldı.

Ölmüştü.

Cansız bedeni orada tam 4 ay kaldı.

Bazı yakınları vardı ama bu süre içinde onu arayıp sormamışlardı.

Komşuları da "Bizim Ahmet Amca nerede, iyi mi hasta mı" diye merak etmemişlerdi hiç.

Öldükten aylar sonra bulunmasını sağlayanlar da yakınları ve komşuları değil hesabının bulunduğu banka şubesinden gelen görevlilerdi.

Kapının açılmadığını gören görevliler 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber verdiler. Polis, itfaiye ve cankurtaran ekipleri kısa sürede verilen adrese ulaştı.

Daireden içeri girenler yaşlı adamın adeta kemik yığınına dönmüş cesediyle karşılaştılar.

...

Geçtiğimiz günlerde resmi kayıtlara geçen trajik bir olaydı bu.

Ne yazık ki medyamız gereken ilgiyi göstermedi.

Oysa yaşananlar Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda sık sık karşılaşacağı dev bir sorunun işaretini veriyordu.

...

Türkiye'de yaşlı nüfus hızlı artıyor.

İstatistikler nüfusun yüzde 10'dan fazlasının yaşlı sınıfına girdiğini gösteriyor.

Yani ülkemizde 8 milyondan fazla yaşlı var.

Ve bu yaşlıların bir bölümü yalnız yaşıyor.

Artık İngiltere'de olduğu gibi yalnızlık bakanlığı mı kurulur, yoksa Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bir birimi özel olarak bu konuyla mı ilgilenmeye başlar, bilmiyorum.

Bildiğim devletin yalnız yaşayanların sorunlarına duyarsız kalmamasıdır.

Huzurevlerinin sayısının ve kalitesinin artırılması, bu evlere gitmek istemeyenlerin sosyal hayattan kopmamalarının sağlanması için çeşitli aktivitelere katılmalarının, derneklere, kulüplere üye olmalarının özendirilmesi, ilk etapta yapılması gerekli işler gibi geliyor bana.

 

"DÜĞME İLK BAŞTAN YANLIŞ İLİKLENDİ"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Deniz, ülkemizdeki Suriyelilerle ilgili araştırmalar yapan az sayıdaki bilim insanından biri.

Araştırmalarında elde ettiği sonuçları açıklarken dikkat çeken bazı değerlendirmelerde bulunmuş.

Özetleyerek nakledelim:

- Düğme baştan yanlış iliklendi. Türkiye'ye gelen göçmenlerden kampların dışında yaşayanlar adeta serbest ikamete tabi tutuldu. 'İsteyen istediği yere gitsin ve orada yaşasın' düşüncesi yanlıştı. Bunun sonucu olarak bugün sorunlar yaşanıyor. Yoğunluk olursa entegrasyon olmaz.

- Artık bazı yerlerde insanlar göçmenler yüzünden evlerini ya satarak ya da kiraya vererek başka yerlere gidiyorlar. Türkiye, Almanya'nın yaptığı gibi göçmenleri kentlere dengeli bir şekilde dağıtmış olsaydı bugün bu sorun pek konuşulmazdı.

- Ak Parti ilk başlarda sorunu 'ensar-muhacir' söylemiyle bir noktaya kadar götürdü. Ama şimdi onlara oy veren tabanda da ciddi bir rahatsızlık var. Bu sorunu çözmemenin bedelini  önümüzdeki seçimde ödeyebilir.

 

DÜNYA ONU ÖZLEYECEK

Usta berber yüzü görmemiş isyankâr saçları, bedenine epeyce dar gelen ceketleri, en gerilimli zamanlarda bile eksik olmayan gülümseyişi, korona günlerinde yasakları dinlemeyip ardı ardına verdiği içkili-danslı partilerle ilginç bir siyasetçiydi Boris Johnson.

İstifaya zorlandı. Önümüzdeki ay başbakanlık koltuğunu yeni sahibine devredecek.

Görevinde başarılı mıydı, değil miydi?

Bilmiyorum. Doğru yanıtı tarih verir.

Ama asık yüzlü çatık kaşlı siyasetçiler dünyasında ilginç bir renk, farklı bir sesti.

Eminim dünya onu özleyecek.  

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

DİĞER YAZARLAR