• DOLAR
  • EURO
  • GRAM
  • ÇEYREK
  • YARIM
  • CUMHURİYET
  • PETROL

İstikrarlı başarının tadı çok farklı

24 Mayıs 2022 Salı

Türkiye'de basketbol her zaman futbolun arkasında kaldı. Gösterilen ilgi, yapılan yatırımlar, taraftar ve gelir seviyesi olarak her zaman basketbol futbolun arkasında kalmıştır. Türkiye'de insanlar basketbol ile 1980'lerin başındaki Beyaz Gölge (White Shadow) dizisi ile tanıştı. Diziyle beraber alevlenen basketbol sevdası Türk halkının bir bölümüne basketbol sevgisini aşıladı. Modern basketbolun başlangıcı sayılan 80'li yıllar NBA ile tanışmak için de iyi bir zamandı. Magic, Bird, Jordan gibi efsanelerin boy gösterdiği bu dönem içinde basketbol sevgisi ve ilgisi olan kişileri büyülemek için biçilmiş kaftandı. Türkiye millî basketbol takımı da ilk resmî başarısını bu yıllarda elde etti. Millî takım 1987 Akdeniz Oyunlarında İspanya'yı geride bırakarak altın madalyayı kazandı. Kulüp bazında da 1996 yılında o dönemki adıyla Efes Pilsen, Koraç Kupası finalinde Barcelona'yı yenerek Avrupa'nın en büyük kupasını alan ilk takım oldu. Efes'in bu başarısı Türkiye'de yeniden basketbola olan ilgiyi ve sevgiyi yukarı çıkardı. 2001'de de Avrupa Şampiyonası'nda finale çıkan millîler finalde en büyük basketbol ekollerinden Yugoslavya'ya mağlup olarak turnuvayı ikinci sırada tamamladı. 2010 yılında Dünya Basketbol Şampiyonası Türkiye'de düzenlendi. Ev sahibi olduğumuz turnuvada yine finale çıkma başarısını gösterdik. Ancak finalde ABD'yi mağlup edemedik ve bir kez daha gümüş madalya ile yetindik. O dönemden bu yana millî ölçüde istediğimiz başarıları elde edemedik. Ama son 7-8 senedir kulüplerimiz Avrupa basketbolunun en prestijli kupalarında birçok başarı elde etti. Özellikle Fenerbahçe, Efes ve Galatasaray elde ettikleri büyük başarılarla Türkiye'nin gururu oldular. Son 6 senedir Avrupa'nın en büyük turnuvası olan Euroleague'de düzenlenen her final organizasyonunda bir Türk takımı boy gösterdi. Bu 6 finalde Fenerbahçe ve Anadolu Efes 3'er kez yer aldı. Bu final maçlarından ise Fenerbahçe 1, Anadolu Efes ise 2 kez kupa ile ayrıldı.

Geçtiğimiz günlerde kupayı ikinci kez kazanan Efes finalde turnuvanın gediklilerinden Real Madrid ile oynadı. Maç, izlenmesi oldukça zor maçlardan biriydi. Bir tarafta Euroleague'deki topu yere vurabilen ve skor üretebilen sayılı guardtan en iyilerine sahip olan Efes, diğer tarafta ise ligin eşleşmesi ve durdurması zor uzununa ve geniş kadroya sahip Madrid. İlk yarının bariz bir şekilde en iyi oyuncusu Real'in 2.21 boyundaki dev pivotu Tavares'ti. Savunmada pota altını karartan Tavares, hücumda da Efes'in ribaundlarına ambargo koymuştu. İlk yarıda oyun Real'in istediği gibi sonuçlandı. Skorun düşük olduğu ve asist sayılarının kısıtlı olduğu senaryo Efes'in pek istediği bir senaryo değildi. Ancak maçın ikinci yarısına Efes'in dev uzunu damgasını vurdu. Tibor Pleiss, Larkin ve Micic üzerine yoğunlaşmış Real savunmasının açıklarını çok iyi değerlendirdi. Bulduğu dış şutlar Tavares gibi boyalı alanı konfor alanı yapmış oyuncuların dengesini bozar ve bozdu. Dengelenen ribaund sayıları ve desteklenen skor yükü ilk yarıyı geride kapatmış Efes'i öne geçirdi. Maç sonuna kadar savunma ve hücumda minimum hata ile oynayan Efes maçı kapatmasını bildi ve bir kez daha kupaya uzandı. Bu kupa yıllardır süren kadro istikrarının ve doğru hamlelerin sonucu elde edildi. Umarım takımlarımız bu başarıları iyiden iyiye alışkanlık haline getirir ve basketbol Türkiye'de hakkettiği ilgi ve desteği görür.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

DİĞER YAZARLAR