Hak-İş'ten 12 Eylül açıklaması: 'En büyük kaybedeni çalışanlar oldu'

Hak-İş'ten 12 Eylül açıklaması: 'En büyük kaybedeni çalışanlar oldu'

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Darbeleri ve bütün antidemokratik müdahaleleri reddediyoruz” dedi.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 43’üncü yıl dönümü nedeniyle yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:,

“Demokrasilerde darbe ve antidemokratik müdahalelere yer yoktur. 100’üncü yılını büyük bir gururla kutladığımız Cumhuriyet tarihimizde demokrasimiz maalesef darbelerle kesintilere uğramış, sayısız darbe girişimi ile karşı karşıya kalınmıştır.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak 47 yıllık onurlu tarihimizde 12 Eylül askeri darbesine, 28 Şubat ‘postmodern’ darbesine, 27 Nisan ‘e-bildirgesine’, 27 Mayıs 1960 darbesine, 15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve hain darbe girişimine, siyasi parti kapatmalarına karşı çıkmanın, her zaman demokrasiden ve özgürlüklerden yana tavır almanın haklı gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Darbelerin ve ekonomik krizlerin en büyük mağduru, alın teriyle ve el emeğiyle ekmeğini kazanan çalışanlardır”

Darbelerin en büyük mağdurunun çalışanlar olduğunu belirten Arslan, “Yakın tarihimizde yaşadığımız 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı demokrasiye sıkı sıkıya bağlı olan HAK-İŞ, bütün teşkilatı ile birlikte olayın anlaşıldığı ilk dakikalardan itibaren sokaklara çıkmış, tanklara, silahlara karşı göğsünü siper etmiş, bu uğurda şehit ve gaziler vermiştir.

Milletimiz büyük bir demokrasi mücadelesi vermiş, demokrasiye olan inancını çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Darbelerin ve ekonomik krizlerin en büyük mağduru, alın teriyle ve el emeğiyle ekmeğini kazanan çalışanlar olmuştur. Darbe ve ardından yaşanan kriz dönemlerinde kamu ve özel sektör dahil olmak üzere ülkemiz ekonomik anlamda dar boğaza girmiş, milli gelir ve büyüme hızı düşmüş, işsizlik oranlarında önemli ölçüde artış yaşanmıştır.

Darbe dönemlerinde emek hareketi büyük zarara uğramış, emek hareketinin önü kesilmiş, darbeyle işçilerin örgütlenmesinin önüne büyük engeller koyulmuş, işçilerin ekonomik ve sosyal kazanımlarına engel olunmuştur” dedi.

HAK-İŞ’in 1982 Anayasası'na itiraz ettiğini söyleyen Arslan, “HAK-İŞ olarak Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına doğru emin adımlarla ilerlerken tarihimizdeki kara leke olan darbelerle bütün boyutlarıyla hesaplaşılmasını talep ediyoruz. Darbelerle mücadelenin tamamlanabilmesi için o dönemlerde aktif rol alan bütün kurum ve kişilerden hesap sorulmalıdır. Aksi halde 12 Eylül’den 28 Şubat’a kadar darbeler daha uzun süre konuşulmaya devam edecektir.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak Türkiye’nin ikinci yüzyılının demokrasimizin daha da güçlendiği, demokratik hak ve özgürlükleri daha da geliştiren ve güçlendiren yeni bütünsel bir sivil anayasa ile taçlandırılmasını temenni ediyoruz. HAK-İŞ, geçmişten bu yana darbe ürünü 1982 Anayasası'na itiraz etmiştir. 1982 Anayasası, zaman içinde yapılan kimi değişikliklere rağmen 12 Eylül darbesinin ruhunu üzerinden atamamıştır. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak insanı ve emeği merkeze alan, sivil, demokratik, katılımcı, çoğulcu ve özgürlükçü nitelikte yeni ve tam bir anayasa çalışmasını Türkiye’nin temel ihtiyacı olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa çalışmalarını önemsediklerini ifade eden Arslan, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye yüzyılının başlangıcında yeni bir anayasa için çalışmalara başlanacağı yönündeki sözlerini son derece önemsiyoruz.

Yeni anayasa çalışmalarının sosyal diyalog anlayışı içinde sivil toplum kuruluşlarının önerileri de dikkate alınarak gerçekleştirilmesini, yeni ve özgürlükçü bir anayasanın hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak 12 Eylül askeri darbesinin 43’üncü yıl dönümünde bütün darbeleri ve antidemokratik müdahaleleri reddediyor, bütün darbecilerden hukuk çerçevesinde hesap sorulmasını, darbe ve darbe girişimlerinin mimarlarının yargı önünde hesap vermesini ve bu dönemlerde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Öne Çıkanlar