Günboyu Gazetesi'nin bugünkü manşeti

Günboyu Gazetesi'nin bugünkü manşeti

Günboyu Gazetesi'nin bugünkü manşeti

29-11-23-01gun-page-0001-001.jpg

İNSANCA YAŞAYABİLMEK İÇİN 7500 LİRA YETMEZ

Maaşları enflasyon karşısında her geçen gün eriyen vatandaşlar dertlerini bir de Elazığ’da haykırdı. Saadet Partisi Elazığ il Teşkilatı emeklilerle buluşma programı düzenledi.

Saadet Partisi Elâzığ il Başkanı Abdullah akın şunları söyledi, ‘’Maalesef görüyoruz ki emeklilerimizin alım güçleri düştü maaşları yetmez oldu. Dolayısıyla bizim 14 Mayıs’tan bugüne kadar gördüğümüz kadarıyla, 15 milyon emeklimizin 9 milyonu 7 bin 500 lira maaş alıyor. 7 bin 500 lirayla artık bu zamanda ne alabilir diye baktığımız zaman, inanın ki ev sahibi olmayan bir emeklimizin yaşaması çok güç. Tüm emek Der Elâzığ Şube Başkanı Mehmet Kayabaş şunları söyledi: "Emeklilerin yüzde 80’i asgari ücret altında maaş almaktadır. 15 milyonu geçen, her yıl da artan emekli, dul ve yetimler aileleriyle birlikte 35 - 40 milyonluk bir nüfusu oluşturan emeklilere TÜİK’in açıkladığı zam uygulan[1]maktadır. Temel gıdanın bile yüzde 100 zam gördüğü Türkiye'de 7 bin 500 TL emekli maaşı ile emeklinin geçinmesi mümkün değildir. Açıklanan TÜFE’ler pazar ya da market fiyatlarıyla uyuşmamaktadır. Dolayısıyla emeklilere yapılan zamlar da hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor."

OKULU YARIM KILDI

Semahat Subaşı isimli bir vatandaş ise şunları söyledi: "Ben 2 bin 400 lira aylık alıyorum, babamdan dolayı. Şu anda benim oğlum 24 yaşında fakat çok mağduruz. Oğlum şu anda 2. sınıfta ve bir yıl okulunu dondurdu maddi sıkıntı yüzünden. Benim isteğim bir öğrenci okumak istiyorsa elinden tutulsun. Hele ki bu babasız çocuklar neden bu kadar değersiz? Hamiyet Taşkıran isimli bir vatandaş şunları söyledi: "Dul ve yetim maşı alıyorum. Çok düşük 6 bin lira alıyorum ben. 6 bin lira maaşla geçinmek zorundayız. 6 bin lira ile ne alabilirsin? Yani çarşıya çıkacak[1]sın hiçbir şey alamıyorsun, evin ihtiyaçlarını gideremiyorsun. Yani çok düşük bizlerin maaşları en az asgari ücret düzeyi veya 15 bin lira olması lazım. Ben öyle düşünüyorum. Gerçekten geçinemiyoruz. Bu maaş çok düşük yani mümkün değil geçinmek. Yani evin ihtiyaçlarına mı vereceksin, kiraya mı vereceksin? Ne alabilirsin ki 6 bin lirayla ve üstelik mesela ben kredi çekmiş bir insanım bir anneyim yani şimdi 4 bin lira da oraya kesiliyor. 2 bin lirayla gel de geçin. Nasıl olacak bilmiyoruz. Yani mecbur kalıyoruz, etrafa muhtaç oluyoruz. Olur, mu yani olmaması gerekmiyor mu?" İbrahim Canpolat ise şunları söyledi: "1999'da emekli oldum.

Emekli olduğum zaman emekli memurla çalışan memur maaşları arasında 10-20 lira fark vardı. 300-400 lira maaş alıyorduk, çalışan da 350 lira maaş alıyordu. Şimdi en düşük çalışan memur maaşı 22 bin neredeyse. Ben de 10 bin 237 lira maaş alıyorum. Arada yüzde 100 bir fark var. Ben 1999’da emekli olduğumda ikramiyemle Elâzığ’da bir ev alınıyordu. Şimdi bir memur emekli olsa alacağı 300-400 bin lira. O parayla evin kapısını alamaz. Onun için 89’da ben memur maaşını aldım. Zam gelmişti, 450 bin lira. O zaman paradan sıfırlar atılmamıştı daha. Gittim hanımıma 300 bin liraya bilezik aldım. Kaldı 150 bin lira. 150 bin liraya 4 oğlum ben ve hanımım. Kirayı verdik ve aybaşını getirdik. O zamanın parası ile şimdinin parası arasında yüzde 300 bin fark var.

Ben dört çocuğumu bir maaşla besledim. Dört oğlum bir de biz. Emekli olduktan sonra 10 sene orada burada çalıştım. Beni çalıştıracağına, benim oğlumu çalıştır, kızıma iş ver, torunuma iş ver. 'Sen emekli misin, sen maaşını düşünme. Senin maaşını düzeltiyoruz. Git evinde otur, çayını iç, namazını kıl. Senin oğlun gelsin işe' demeleri lazım. Bu düzenin düzeltilmesi lazım."

İlgili Haberler