1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Yıllar sonra Abdullah Gül'ün neden Cumhurbaşkanı yapıldığı ortaya çıktı 
Yıllar sonra Abdullah Gül'ün neden Cumhurbaşkanı yapıldığı ortaya çıktı 

Yıllar sonra Abdullah Gül'ün neden Cumhurbaşkanı yapıldığı ortaya çıktı 

24 Nisan 2007’deki AKP Grup toplantısında Tayyip Erdoğan’ın Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı adayı ilan ederken söylediği, "Adayımız Abdullah kardeşim" sözü bugünlerde yine gündeme geldi.

A+A-

GÜNBOYU - KULİS 

Ali Babacan’ın 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Gül’ün çatı adaylığıyla ilgili olarak açıklamaları tartışmaları alevlendirirken biz biraz eskiye gidelim ve 2007’de Tayyip Erdoğan’ın Abdullah Gül’ü kardeşlik hukukuna istinaden mi yoksa zorunluluktan mı aday yaptığını irdeleyelim.

AKP’nin ilk kuruluş günlerinde bilindiği gibi AKP, 4’lü bir yapıyla kurulmuştu.

Erdoğan, Arınç, Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener partinin kurucu ağır toplarıydı.

Erdoğan bu yapıyla bugünkü gibi istediği gibi at oynatamıyordu.

AKP Genel Başkanı işte o tarihlerde iki büyük gol yedi.

Biri 2002 Kasım ayındaki Meclis Başkanlığı seçimi diğeri ise “Kardeşim Abdullah” olayındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi.

Tarih:  15 Kasım 2002
Yer: AKP Genel Merkezi  MYK toplantı salonu

3 Kasım seçimlerinden sonra Meclis toplanacak, ilk olarak Başkan’ını seçecektir. 

Erdoğan’ın başkanlık için kafasındaki isim Vecdi Gönül’dür.

Gönül’ün eşinin başı açıktır, eski bir Emniyet Genel Müdürü ve Vali’dir, askerin sorun yaratmayacağı bir isimdir. MYK toplantısında Arınç ve Gül’e karşı bu ismi oldu bittiye getirip Meclis Başkanlığına aday gösterecektir Erdoğan.

AKP’nin milletvekili olamayan Genel Başkanı’nın niyetini bilenlerde de bir hazırlık vardır.
Toplantı başlamıştır. 

Erdoğan’ın sağında Gül, solunda Arnıç oturmaktadır. Tali konular konuşulurken Bülent Arınç, elllerini masaya koyup ayağa kalmış ve “Sayın Başkan bana bir yarım saat müsaade” deyip salondan ayrılmıştır.

Aradan kısa bir zaman geçmiştir ki, Özel Kalem Müdürü heyecanla salona girer.

“Sayın Genel Başkanı’m, TGRT’yi açalım hemen” der.

Salondaki televizyondan TGRT açılır ve ‘son dakika’ anonsuyla Bülent Arınç’ın Meclis Başkanlığına adaylık dilekçesini verdiği haberinin görüntüler vardır ekranda.

Salondaki herkes şoktadır.

Erdoğan golü yemiştir ancak o saat yapacağı bir hamle partiyi daha ilk günlerden karpuz gibi ortadan bölecektir. 

Yutkunur.

Arınç ezici çoğunlukla Meclis Başkanı seçilmiştir.

Bülent Arınç’tan ikinci golü 2007’de yer Erdoğan.

Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi bitmiştir ve meşhur 367 vak’ası öncesi AKP içinde Cumhurbaşkanlığı tartışmaları başlamıştır.

Müesses nizamın o günkü gücünü bilenler, eşi başörtülü bir ismin aday gösterilmesinin mümkün olmadığı görüşüne sahiptir. 

Erdoğan’ın devletin tepesinde bir çatışmaya sebep olmamak için kendisinin aday olmayacağı yine o dönem Milli Savunma Bakanı olarak askerle iyi ilişkiler içinde olan Vecdi Gönül’ü aday göstereceğinin konuşulduğu günlerde Bülent Arınç ve Abdullah Gül’ün başını çektiği grup, Erdoğan’a ya kendisinin aday olmasını ya Arınç ya da Gül’ün ikisinden birinin aday gösterilmesini dayatmaktadır.

Müzakereler günlerce sürer, Erdoğan zor da olsa Arınç ve Gül’ü ikna ettiğini düşünmektedir.

Tarih: 23 Nisan 2007
Yer: TBMM, 23 Nisan resepsiyonu

Abdüllatif Şener’in istifasından sonra AKP’deki en güçlü 3 isim salonun bir köşesine çekilmiş hararetle tartışmaktadır. Biraz sonra bu isimlere Vecdi Gönül de katılır.

Erdoğan, dörtlü görüşmede aralarında anlaşma sağlandığını ve Vecdi Gönül’ün ertesi gün Cumhurbaşkanı  adayı olarak ilan edileceğini Gönül’e söyler. 

Ancak Bülent Arınç ikna olmamıştır. Gül’ün aday olmaması halinde kendisinin aday olacağını söyleyip resepsiyondan ayrılır.

Saatler geceye yaklaşırken Abdullah Gül’ün ertesi sabah basın toplantısı düzenleyip adaylığını ilan edeceği dedikodusu yayılmaya başlar Ankara’da  ve gece saat 02.00 sularında da basın merkezlerine Gül’ün sabah saat 10.00’da basın toplantısı yapacağını duyurusu geçilir.

Erdoğan yine çaresizdir.

Vecdi Gönül hamlesi başarısız olmuştur ve Gül ile birlikte hareket eden Arınç’a rağmen Gönül’ü aday göstermenin partiyi böleceğini görüp ikinci kez yutkunur. Aradan geçen 45 dakika sonrasında da AKP Genel Merkezi’nden basına ertesi gün saat 11.00’de yapılacak AKP Grup toplantısında Gül’ün adaylığının açıklanacağı duyurulur.

Herkesin kafasında şu soru işareti vardır o günlerde.

Erdoğan’ın Gönül isminde ısrarının nedeni bellidir ve eşinin başının örtülü olmaması Gönül’ü zorunlu olarak tercih edilen isim haline getirmiştir.

Ancak Gül’ün de eşinin başı kapalıdır.

Madem başı kapalı birinin eşi Cumhurbaşkanı adayı olacaktır da neden Erdoğan kendisi aday olmamıştır.

İşte bu sorunun cevabının diplomada saklı olduğu konuşuluyor bugünlerde Saray çevrelerinde.

Erdoğan’ın üniversite diploması konusu yıllardır başını ağrıtmaktadır ancak devletin kurumları Erdoğan’ın kontrolünde olduğu için bugün sorun olmamaktadır.

Oysa 2007’de Erdoğan aday olsa ve konu yargıya taşınsa o gün Erdoğan’ın kontrolünde olmayan yargıdan  
Erdoğan’ın diplomasıyla ilgili olumsuz bir karar çıkacak ve Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı düşecektir.

İşte Erdoğan o gün bu riski göze alamayıp kendisi aday olmamıştır.

Dolayısıyla Erdoğan’ın bugün, “Ben o gün kardeşim Abdullah diyerek Cumhurbaşkanlığı konusunda feragat ettim” sözleri gerçeği yansıtmamaktadır. 

Konu tamamen diplomayla ilgilidir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum