1. YAZARLAR

  2. Baran Furkan Gül

  3. Yetmedi mi artık?
Baran Furkan Gül

Baran Furkan Gül

Yetmedi mi artık?

A+A-

2021 yılı asgari ücret tutarı net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendi.

İktidara yakınlığı ile bilinen Türk-İş bile en 3 bin TL olmasını beklerken, kalori hesabı yapanlar, milyonlarca asgari ücretliye bu rakamı uygun buldu.

Açıklanan rakamın ardından kim ne demiş diye baktım.

Ekonomistler Mustafa Sönmez ve Uğur Gürses tepki gösterenler arasındaydı.

Mustafa Sönmez tepkisini şöyle dile getiriyordu:

“Türk iş, 3000 TL’nin altı olmamalı diyordu. 175 TL altı. Ne yapacak? Hiç! Gıdadaki enflasyonu karşılamayacak bir artış. Vicdanlar kara, insaf, izan kör.”

Asgari ücretin aylık 500 TL, günlük 17 TL artırıldığını belirten Sönmez  “2825 TL asgari ücret, Türkiye’de 10 milyon işçinin ortalama ücreti. 1 aileye 2 asgari ücret girmiyorsa, mutfak, barınma, ulaşım masraflarını karşılamak olanaksız. Evine değil asgari ücret, 1 TL götüremeyen 10 milyon işsiz var”

Uğur Gürses ise "Asgari ücret 2825,90 TL olarak belirlenmiş. Sözleşmelerle dövize endeksli hasılat garantilerini gözünü kırpmadan verebilen siyasetçiler, 10 kuruşluk yuvarlamayı bile yapamamış" diyerek tepkisini dile getiren bir diğer ekonomist.

Peki, siyasetçiler ne dedi?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, belki de en net açıklamayı yapan isim oldu.

Veli Ağbaba, açıklanan bu ücretlere, “Azami sefalet ücretidir” dedi.

Veli Ağbaba’nın açıklamasının bir bölümü ise şöyleydi:

“Açıklanan asgari ücret milyonlarca çalışanın açlığını gidermediği gibi sofrasında bir yılda eksilen ürünleri geri getirmemiştir. Son bir yılda; yumurtanın fiyatı yüzde 76, domatesin fiyatı yüzde 68, kuru soğanın fiyatı yüzde 38, mercimeğin fiyatı yüzde 67, 1 litre yağın fiyatı yüzde 43, etin fiyatı yüzde 37, unun ve ekmeğin fiyatı ortalama yüzde 25 artarken, asgari ücrete devletin verdiği zam oranı yüzde 21 olmuştur. 2825 TL günlük 17 liraya denk gelmektedir. Marketlerinde bebek mamasına, peynire ve yağa alarm takılan bir ülkede, asgari ücretli temel gıda maddelerini kiloyla değil, taneyle almaya devam edecektir.

Türkiye’de süregelen ekonomik kriz, 2020 yılında salgının yarattığı krizle birlikte daha da derinleşti. Temel gıda maddelerin fiyatlarından faturalara, vergilerden döviz kurlarına kadar her şey katlanarak arttı. Çalışanlar daha da yoksullaştı. Böyle bir ortamda artan enflasyonun da göz önüne alarak asgari ücretin en azından yaşanabilir bir seviyeye çekileceğine dair umutlanan işçiler, açıklanan 2825 TL ile büyük hayal kırıklığına uğramış durumda.

Bu ücret, TÜİK’in resmî olarak açıkladığı gıda fiyatlarının artış oranını bile karşılamadığı gibi Türkiye’yi Euro bazında Avrupa’da sondan 2. sıraya sabitlemiş oluyor. Emekçinin cebindeki paranın korunması bir yana her gün cebinden çalındığı bir ülke olarak 2021 yılında da iktidar işçilere ‘asgari geçimi’ değil, ‘azami sefaleti yaşatacaktır.”

Vatandaş perişan durumda!

İş, aş diyerek intihar edenler…

Eşi “pazar alışverişine gidelim” deyince evinin banyosunda kendini asan…

Öğretmen olup atanamayınca intihar eden…

Avukat olup iş bulamayınca intihar eden…

Daha yüzlere, binlere örnek sayabilirim!

Siyasetçiler bolluk içinde ülkeyi yönetirken…

Onlara yetki veren halk sefalet içinde!

Yetmedi mi artık?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.