1. YAZARLAR

  2. Kamuran ÖZGEN

  3. Yeni TÜRSAB seçimleri yaklaşırken
Kamuran ÖZGEN

Kamuran ÖZGEN

Yeni TÜRSAB seçimleri yaklaşırken

A+A-

2018 yılı Şubat ayı sonunda üç ay gecikmeli olarak yapılabilen TÜRSAB (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) Genel Kurul seçimleri, her iki yılda bir yapıldığı için Kasım 2019 tarihinde yeniden yapılacak. Seçim sürecine girmemizle birlikte, yeni adaylar da kendilerini göstermeye ve demeçler vermeye başladılar ve mevcut başkan Firuz Bağlıkaya'yı da itham etmeye başladılar. İtham edenlerinde yanlarına alarak konuştukları "eski yöneticileri" görünce insanın aklına "şıracının şahidi bozacı" diyebileceğimiz görüntüler vermeye başladılar.

                Geçmiş yönetimlerin TÜRSAB'a bıraktıkları 560 milyon Türk Lirası borç, nasıl ve niçin yapıldı sorularına yanıt vermeyenlerin, mevcut yönetim kurulu başkanı Bağlıkaya'yı "TÜRSAB binasına girmek Pentagon binasına girmekten bile daha zor hale getirildi, kırk tane güvenlik kapısından geçmek zorundasınız" diye demeçler vermeleri, konunun ne kadar da özünden saptırıldığını, aslında yanlış sorulara yanlış cevaplar vererek seçim öncesi TÜRSAB camiasını "yine etki altına almaya çalışan eski yöneticilerin sahneye çıkma girişimleri de" gözümüzden kaçmıyor.

                Bu nasıl bir hırstır ki 18 yıl yönetim kurulu başkanlığını yaptığınız ve son seçimler de kaybettiğiniz TÜRSAB Yönetim Kurulu seçimlerine hala müdahil olmaya çalışıyorsunuz ve desteklediğiniz yeni adaylarla görüntü veriyorsunuz. Zaten ne geliyorsa başımıza, Birliklere seçtiğimiz yöneticilerin daha sonra hiç gitmemek üzere kendilerini oraya entegre etmeye çalışmalarından geliyor. Umarız Kasım ayındaki yeni TÜRSAB Genel Kurulu'nda üyeler, Ocak 2019 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı'na teslim edilen "yeni TÜRSAB yasası çalışmasının" çıkmaması için ellerinden gelen her türlü kulisleri ve girişimleri yapanlara gereken cevabı en iyi şekilde vereceklerdir.

                Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın, bakanlıklara "TBMM dışından" Millet tarafından seçilmemiş ama sektöründe başarılı olan "liyakatli" insanları bakan olarak atama düşüncesi özünde çok isabetli bir karar olmasına rağmen, maalesef Kültür ve Turizm Bakanlığı'na getirilen Sayın Ersoy "bu liyakati" tüm sektörleri kapsayacak çözümler üretmek yerine, kendi yatırımlarının yüzde seksenlik kısmını oluşturan "konaklama" sektörüne, çok büyük ayrıcalıklar vermeyi amaçlayan beyanlarda bulunarak ve daha önce çıkması yönünde beyanlarının olduğu "yeni TÜRSAB yasası" ile ilgili, bakan olarak atandıktan sonra tam zıt görüşler öne sürmesi ciddi şekilde kafalarımızın karışmasına neden oldu.

                Oysa ki; Sayın Bakan'dan beklediğimiz "kendi bakanlık bürokratlarının da katılımı ile yeni baştan yazılan" TÜRSAB yasasının, 2019 sezonu başlamadan önce Meclis'e getirilmesini sağlaması ve yasalaşması için çaba göstermesi yönünde idi. Ama maalesef Sayın Bakan'ın bir televizyon programın da "yeni yasa" ile ilgili yorumlarını dinleyince, yasanın neden on aydır Meclis'e getirilmediğini anlamış oldum. Özellikle yeni TÜRSAB yasasını "tekelci" olarak yorumlaması çok ilginçti, sonuçta ülkemizde "turizm ve seyahat acentacılığı faaliyetleri yasalarla belirlenmiş, kimlerin nasıl bu işi yapabileceği bir kurallar zincirine bağlanmış, bu faaliyetlerin bir disiplin zinciri dahilinde yapılmasını, kaçak faaliyetlere büyük para cezalarının getirilmesini, yerli ve yabancı turistlerin mağdur olmalarını önleyici tedbirlerin yeni yasa çalışmasında garanti altına alınıyor olmasını"; Sayın Bakanımızın "tekelci bir yasa, eğer bu yasa geçerse bankaların mil hesapları bir gecede sıfırlanabilir" diye hayıflanmasını anlayamadım.

                Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız, siz turizm sektörünün "en liyakatlı iş adamı" olduğunuz için, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından o makama getirildiniz, lütfen Turizm sektörünü ve onun lokomotifi olan "tur operatörlerini ve seyahat acentalarını düşman olarak görmeyi ve bankaların mil hesabını kendinize dert etmeyi bırakın". Bu ülkeye 45 milyon turisti bankalar getirmiyor, hedef pazar ülkelerde ofis açan, tanıtım yapan, uçak kiralayıp risk alan Tur Operatörleri ve yurt içinde de Seyahat Acentaları ülke ekonomisine katma değer sağlıyorlar.

                Sayın Bakanımız, lütfen artık yeni yasaya engel olmayı bırakınız, bizde 2020 sezonuna daha bir huzurla girelim. Eğer "otelcilere transfer yetkisi verilmesi için bu engellemeyi yapıyorsanız" bu hakkın otellere verilmesi halinde "tarihe seyahat acentacılığı mesleğini bitiren bakan" olarak geçeceksiniz. Tarihe nasıl geçmek istedikleri tabii ki insanların kendi verecekleri bir karardır.

                Barış Pınarı Harekatı'nda görev yapan tüm askerlerimizin, Allah Yar ve Yardımcıları Olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.