• DOLAR
  • EURO
  • GRAM
  • ÇEYREK
  • YARIM
  • CUMHURİYET
  • PETROL

Yasaklar… Yasaklar… Yasaklar…

13 Mayıs 2022 Cuma

Seçimler yaklaşıyor, siyasi söz düellosundan bir adım ileriye geçti ve rakiplerini siyasi yasaklama yoluna başladılar. Siyasi yasaklarla sonuç alacaklarını zanneden iktidar, bu işin yanlış olduğunu bile bile nasıl yasaklara sığınır anlaşılır gibi değil.

Zaten ömrümüzün büyük bir bölümü yasaklarla çevrilmiş durumda. Kırmızı ışıkta geçmek yasak, hız sınırını geçmek yasak, çimlere basmak yasak, Anayasa'da yer alsa bile yürüyüş, toplantı ve basın açıklaması yasak. Merkez Bankası'nın yaptığı işlemleri eleştirmek bile yasak. Ekonomik durum hakkında yorum ve yazı yazmak yasak. Tüm bu yasakları da devlet sırrı altında gizlemeye çalışıyorlar.

Nasrettin Hoca parke taşlarla döşenmiş bir mahalleye girdiği zaman köpekler saldırır. Sağına soluna bakar ancak köpekleri korkutacak bir taş bulamaz. Hoca o meşhur sözünü söyler; der ki, "Ne biçim bir memleket burası köpekleri salıvermişler taşları bağlamışlar."

Mevcut iktidar, tam da böyle yapmayı planlıyor anlaşılan. Siyasi rakiplerini sandıkta yenemeyeceğini gören Ak Parti, 20 yıldır sürdürdüğü lale devrinin sonuna geldiğini görüyor ve koltuğu bırakmamak için rakiplerine karşı özel düzenlemeler getirmeye başladı. CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, hemşerim olduğu halde günahım kadar sevmedim, sevmiyorum ama 10 yıl önce attığı tiwitlerden hareketle siyasi yasaklı hale getirilmesi ülkem için çok talihsiz bir karardır. Talimatla verilen bu siyasi yasaklar adalet duvarından dönmese bile vatandaşın (vicdanı) adalet duvarından dönecektir. İktidarın yaptığı bu yanlış hareket aslında CHP'ye verilen zımni bir destektir. Sayın Cumhurbaşkanı bunu bizzat yaşayan bir kişi olarak bu yola nasıl başvuruyorlar anlaşılır gibi değil.

Ben bu yazıyı yazarken aynı zamanda FOX TV'de İsmail Küçükkaya'yı izliyorum. Küçükkaya da aynı konuyu işliyordu. Ve şöyle bir cümle kullandı. Küçükkaya diyor ki; "Eğer 10 yıl önceki tiwitlerden ceza verilmesi gerekirse, Ak Parti iktidarı,  PKK'ya verdikleri 'Çözüm Süreci' desteği ve o dönemde söyledikleri, attıkları tiwitler nedeniyle Ak Parti'nin yarısının içeriye girmesi gerekirdi. Yine 10 yıl önceki twitlerden hareket edilse idi, FETÖ'ye verdikleri destek konuşmaları, attıkları twitler nedeniyle diğer yarısı da cezaevine girmeleri gerekirdi..."

Canan Kaftancıoğlu hiç hak etmediği kadar bir siyasi destek buldu Ak Parti sayesinde. Ak Parti'nin her hareketini savunan Ahmet Hakan ve Melih Altınok bile bu yapılan haksız siyasi yasağı yazılarında şiddetle telin etmişlerdir. İktidar kendi destekçilerini bile bir bir kaybetmeye başladı. Bu tür yasaklar geçmişte de yaşandı ama vatandaşın vicdan mahkemesinden döndü ve yasakları getirenler hep kaybeden taraf olmuştur. 60 İhtilali'nden sonra getirilen yasakları hatırlayın, 12 Eylül İhtilali'nden sonra getirilen yasaklar ve 83 seçimlerini hatırlayın. Yine 12 Eylül'ün getirdiği siyasi yasaklar 1987 yılında referanduma götürülmüştü. Rahmetli Özal da yasakları savunan iktidarın başı idi. Ne oldu? Vatandaş referandumla siyasi yasakları kaldırdı.

Sadece Canan Kaftancıoğlu yasağı mı? Hayır. Son günlerde Eskişehir, Gaziantep, Tokat ve birçok ilimizde yapılması planlanan toplantı, basın açıklaması, yürüyüş ve açıklamaların yasaklandığına şahit oluyoruz. Tüm bu yasakların hiçbir kanuni dayanağı yoktur. Bunlar yasakları getirenlere değil yasak getirilenlere güç verir. Çünkü iktidar korktu ve yasak getirdi gibi bir algı oluşması inanın iktidarın lehine değil aleyhine olacaktır. Tekrar ediyorum. Geçmişte yasaklarla hiçbir iktidar sonuç alamamıştır. Yakın tarihimiz sayısız örnekleriyle doludur. Bunu yapmayın, yapmaya tevessül edenleri de uyarmanız gerekirken, her gün yeni yasakların getirildiğini duymak inanın trajikomik oluyor. Kamuoyunda oluşan algıya göre, Canan Kaftancıoğlu'na getirilen siyasi yasağın bir benzeri de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na uygulanacağı konuşuluyor. Ounun da siyasi yasaklı hale getirileceği dillendiriliyor. 31 Mart seçimlerini unutmayın. Ekrem İmamoğlu'na hiç hak etmediği halde yapılan haksızlığı vatandaş gördü ve 13 bin farkla kazandığı seçimi, yenilenen seçimde ise 810 bin farkla kazanmıştı. Ekrem İmamoğlu elini bile kıpırdatmadan sadece iktidarın yaptığı yanlış hamle ile hiç hak etmediği başarıyı elde etmiştir. Bizden Uyarması!..

Ne mutlu Türk'üm ve Müslüman'ım diyene ve diyebilene

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

DİĞER YAZARLAR