1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Osman Erk

  3. Yaşa ve cinse göre korona etkisi
Prof. Dr. Osman Erk

Prof. Dr. Osman Erk

Yaşa ve cinse göre korona etkisi

A+A-

Hastalık erkeklerde daha fazla görülüyor ve daha öldürücü seyrediyor. Dünya ortalamasına bakıldığında ölenlerin %65-70'i erkek. Bu açıdan erkek cinsiyet ve ileri yaş belirgin bir risk faktörüdür. Erkeklerde bu hastalığın daha sık ve ağır seyretmesinin davranışsal, hormonal ve bağışıklık sistemi ile ilgili nedenleri var. Erkekler kadınlara göre çok daha fazla sigara içiyorlar. Sigara içenlerde hastalık 10-14 kat daha ağır seyrediyor. Erkeklik hormonu olan testosteronun bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkisi var ve erkeklerde bağışıklık sistemini düzenleyen kromozomlardan bir adet var. Erkekler kadınlara göre daha az el yıkıyorlar ve sabun kullanıyorlar, ayrıca sağlıklarına daha az önem veriyorlar ve daha az ve geç olarak doktora başvuruyorlar.

KADINLAR VİRÜSE DAHA DİRENÇLİ

Çin'den, İtalya'dan ve dünyanın diğer yerlerinden gelen vaka bildirimlerine göre Covid-19 kadınlarda daha az sıklıkta ortaya çıkar ve daha az öldürücüdür. Ölüm oranlarına bakıldığında %65-70 gibi erkek hakimiyeti görülür. Bunun birçok nedeni vardır.

Kanser ve infeksiyon hastalıkları bağışıklık sisteminin yetersiz durumda olması ile ortaya çıkan hastalıklardır. Kadınların bağışıklık sistemi sanılanın aksine erkeklere göre çok daha güçlüdür. Bunda kadınlık hormonu olan östrojenin de belirli bir etkisi vardır. Bağışıklık sistemleri daha güçlü olduğu için kadınlarda kanser ve infeksiyon hastalıkları daha seyrek olarak ortaya çıkar.

Güçlü bağışıklık sistemleri olduğu için kadınlarda otoimmün denilen hastalıklar erkeklere göre çok daha sık olarak ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi kendi dokularına saldırdığı için tiroid hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kadınlarda çok daha sıktır. Kadınlarda bağışıklık sistemi kuvvetli olduğu için infeksiyonlara karşı antikor cevabı daha yoğundur. Kadınlar erkeklere göre çok daha az sigara ve alkol kullanırlar, daha sağlıklı beslenirler, hareketlidirler, daha az stres yaşarlar.

Kadınlarda el yıkama alışkanlıkları erkeklere göre çok daha fazladır, bu da virüse karşı koruyucu etki gösterir. Bağışıklık sistemlerinin güçlü olması, daha sağlıklı beslenmeleri ve daha sağlıklı yaşam tarzları nedeni ile kadınlar ortalama olarak erkeklerden 10 yıl daha fazla yaşarlar. Kadınların bu farklılığının genetik bir temeli de vardır. Kadınlarda bulunan XX kromozomları bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasını sağlar. Cinsler arasındaki bu farklılık yaşamın ilk yıllarında bile belirgindir. Kız çocukları erkek çocuklarına göre daha çabuk yürürler, daha erken konuşmaya başlarlar.

ÇOCUKLAR VE GENÇLER

Çocuklar ve gençlerde hastalık oldukça az ve hafif seyrediyor. 15 yaş altında hastalığın görülme oranı %10-15. 20-50 yaş arasında ölüm oranı ise binde 2 olarak gerçekleşiyor. Buna rağmen hastalık gençlerde ve çocuklarda ağır seyredebiliyor. 45 yaşından gençlerin yoğun bakıma girme oranı %12. Türkiye'de maalesef 60 yaşından önce ölenlerin oranı %21,3. Bu oran Avrupa'da 4, dünya ortalamasında 9 kat fazladır. Bunda Türkiye nüfusunun genç olmasının, gençlerde obezite, diyabet, kalp-damar hastalığı ve hipertansiyonun fazla olmasının, yoğun sigara içiminin ve beslenme bozukluklarının etkisi fazladır. Gençlerde ve yetişkinlerde hastalığın ağır seyretmesinin genetik birtakım nedenleri olabileceği düşünülüyor. Bağışıklık sistemini düzenleyen genlerde farklılıklar, farklı kan grupları ve virüsün insan hücresine girmesine neden olan ACE-2 proteinini belirleyen genlerde olan değişikliklerinin hastalığın ağır seyretmesinde rolü olduğu sanılıyor. Bu hastalığa eğilim ve direnç yaratan genetik özelliklerin anlaşılması için genetik araştırmalar yapılmaya devam ediliyor.

İnsanların en az %30'unda herhangi bir belirti ve bulgu ortaya çıkıyor. Bunlar oldukça bulaştırıcı ve hastalığı en az 15 gün yayabilme özelliğine sahiptir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar