1. YAZARLAR

  2. Nuri Kayış

  3. Virüs olmadan da ölürüz biz!
Nuri Kayış

Nuri Kayış

Virüs olmadan da ölürüz biz!

A+A-

Ne korona ne morona…

Bize sökmez bunlar…

Virüs olmadan da ölürüz biz…

Çürük yapılmış binaların altında kalırız küçük bir depremde bile…

Biraz yağmur yağdığında sel suları alır götürür içimizden birilerini…

Karayollarından kara haberler ulaşır her gün evlerimize…

Ve demiryollarında kaç kez kafa kafaya çarpışmıştır trenlerimiz…

İş kazalarında kaybederiz aralarında çocukların da olduğu işçilerimizi…

Alev alev yanarken iş yerimizde, yetkililer açıklama yapar medyamıza: Hadise mahalline on dakikada intikal etti itfaiyemiz…

Fazla dolaşmaya gelmez sokaklarda; vaka-i adiyedir bir kavganın içine düşüp değiştirmek dünyamızı…

Ayrı bir bahis tıp hataları; kurbanlarının haddi hesabı yok, "Komplikasyon" der geçeriz cümlesine…

Ölümcül sonuçları olur efkarlanıp içmenin bile; Azrail elinde sahte rakı şişeleriyle görülmüştür çünkü burada kaç kez…

Ve intiharlar… Atlatsak da pek çok badireyi, kimi zaman dayarız başımıza namluyu ve korkusuzca çekiveririz tetiği…

Ne korona ne morona…

Bize sökmez bunlar…

Virüs olmadan da ölürüz biz…

JAPONYA'DA OLSAYDI…

"Japonya 6.8 şiddetinde bir depremle sarsılsaydı acaba neler olurdu" diye sordum kendi kendime…

İşte verdiğim yanıtlar:

Fukuoka'da bir apartmanın 12'inci katındaki dairesinde çay içmekte olan Yoshiko, eşine seslenirdi:

"Hiroshi, tansiyonum mu düştü, yoksa deprem mi oldu, internete bir bak bakalım kuzum!"

Kumamoto'da bir evde masanın üzerindeki iki bardak düşüp kırılınca, evin hanımı Tomako çocuklarına bağırırdı:

 "Makuto, Akira, Kekio, Akemi… Size kaç kez söyledim, masanın kenarına bardak koymayın… Buranın deprem ülkesi olduğunu hep unutuyorsunuz canım!"

Okayama'da belediye otobüsünün şoförü, depremi hisseder hissetmez dörtlüleri yakıp durur, sarsıntının sona ermesini cep telefonundan komik videolar izleyerek beklerdi. Otobüsteki yolculardan bazıları aralarında sohbet ederken, bazıları da ellerindeki kitapları okumayı sürdürürdü.

Kyoto'daki bir evde 80 yaşındaki Sakuro, torunları Kazuko ve Yoko'ya, "Buna değil deprem depremcik bile denmez. Ben şimdiye kadar 9 şiddetinde 5 tane deprem gördüm" der, o depremlerle ilgili anılarını anlatırdı. Torunlar anneannelerini büyük bir dikkatle dinlerlerdi.

Tokyo'da çıkan gazeteler, depremi iç sayfalarında tek sütun olarak okuyucularına duyururken çoğu televizyon 6.8'lik şiddette haber değeri bile görmezdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.