Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

EKONOMİ VE GERÇEKLER

Vergi meseleleri

A+A-

Antik Babil Kralı ve büyük kanun yapıcı Hammurabi, 3.800 yıl önce Babil sokaklarındaki dev tabletlere "vergiden ve ölümden kaçılmaz" diye yazdırmıştı.

İnsanlar bahse konu para olunca pek söz dinlemez ve o gün bugün vergiden ve ölümden kaçmak için uğraşır durur. İnsanoğlu ölümden kaçmak da çok başarılı olamamış olsa da vergiden kaçmakta çoğu zaman başarılı olmuştur. Hatta ve daha da önemlisi çoğu devlet kabul edilebilir limitlerden fazla vergi talep edip, vergi adaletinden uzaklaşınca insanlar nezdinde hızla meşruiyetini yitirmiş, insanlar tarafından yıkılmış yok edilmiştir.

Önce şunu söylemeliyim Çağdaş devletlerde vergi hükmetme hakkı değil hizmet bedelidir!

Çağdaş bir devlet taahhüt ettiği kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için vergi toplar ve bu vergileri nereye, ne için harcadığını şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklar, hesap verir.

Ülkemizdeki duruma gelince bu ülkede devlet ve vatandaş vergi konusunda hiç anlaşamaz uzlaşamaz. Devlet vatandaşı daima potansiyel bir vergi kaçakçısı olarak görür vatandaş ise devleti hesap vermeyen, hizmet üretmeyen, aldığı vergileri zayi eden yandaşa peşkeş çeken yalayıp yutan müsrif bir kurum olarak görür. 

Bizim vatandaşımız devlete vermeyi  hiç sevmez lakin devletten almaya bayılır. Dilimizde "devlet malı deniz yemeyen domuz" gibi herkesin bildiği, lakin kabul edilmesi mümkün olmayan bir deyim bile vardır.

Devlet ile milleti vergi konusunda uzlaştıramazsak ne bu devlet kalkınır ve ne de vatandaş devletten beklediği umduğu hizmetleri alabilir.  Yeterince vergi toplayamadığı için devlet daha da doğrusu devleti yöneten iktidarlar ihtiyaç duydukları kaynağı borçlanma ve varlık satışı yolu ile temin etmeye çalışır ki bu sürdürülebilir bir durum değildir, eninde sonunda krize yol açar. Türkiye'nin en önemli yapısal sorunu budur.

Bu uzlaşıyı sağlamakta ilk görev doğal olarak devlete düşmektedir. Devlet öncelikle hakkı olmayan ölçüsüz miktarlarda vergi talep etmekten vazgeçmelidir. İkincisi devlet vergide herkesin kabul edip içine sindireceği bir yol ve yöntem belirlemelidir. Dolaylı vergi dolaysız vergi oranları çok iyi ayarlanmalı servet ya da varlıklar vergiden muaf tutulmalıdır. Servetlerin vergilendirilmesine karşı olmak ilk bakışta adaletsiz görünse dahi servet ya da varlık sahibi kişi ve kurumların servetlerini en ehven koşullarda saklama imkanına sahip olduklarını hatırlatırım. Sermaye transferlerinin serbestçe yapılabildiği günümüzdeki küresel ekonomide servet sahipleri vergiden kaçınmak için bir çok imkana sahiptir. Siz Robin Hood'culuk oynamaya kalkar varlıkları  vergilendirmeye kalkarsanız hem bir kuruş vergi alamaz hem de servetin ülkeden kaçmasına neden olursunuz.

Doğru ve adil vergi politikaları gelirlerin kabul edilebilir bir düzeyde vergilendirilmesi ile olur. Herkes ödediği vergi karşılığında hakkettiği miktar ve nitelikte kamusal hizmeti alabildiğine ikna olmalıdır.

Çok kazanandan çok az kazanandan az oranda vergi alınması her ne kadar sosyal adalet ve hakkaniyete uygun gibi görünüyorsa da özellikle yüksek gelir elde edebilen sermaye sahibi yatırımcı kişi ve kurumların küresel ekonomide iş yapacakları ülkeleri seçme serbestisi yüzünden işlemez. Fazla vergilendirileceğini düşündüğü ülkeye hiçbir iş adamı yatırım yapmaz, orada iş kurmaz.

Doğru vergi politikaları üretemeyen, gelirlerden dolaysız vergi toplayamayan ülkelerde dolaylı vergi toplamak tüketimi vergilendirmek en kolay yol olarak görülür. Bu yüzden ülkemizde de dolaylı vergiler dolaysız vergilerden çok daha fazladır. Oysa dolaylı vergiler sokaktaki vatandaş ve yoksullar için en adaletsiz vergi türüdür. Dolaylı vergi uygulanınca asgari ücretli biri de bir milyarder de kullandığı elektrik, su, gaz ve benzin için aynı oranda KDV, ÖTV ve sair vergi öder lakin ödedikleri verginin gelirlerine oranı çok ama çok farklı olur.

Diğer yandan tüketimin vergilendirilmesi üretim maliyetlerini de çok olumsuz etkiler yükselen maliyetler ekonominin dış piyasalardaki rekabet gücünü zedeler ihracatçıyı mal satamaz hale getirir.

Sözün özü vergi politikalarında hakkaniyet, adalet ve güveni tesis edemeyen hiçbir devlet uzun ömürlü olmaz  sonra demedi demeyin....

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.