1. YAZARLAR

  2. Erdinç Yapan

  3. Uzay mı Dünya mı ?
Erdinç Yapan

Erdinç Yapan

Uzay mı Dünya mı ?

A+A-

Geleceği anlatan bilim kurgu filmlerinin pek çoğunda istisnasız dev gibi uzay gemilerinin sonsuz boşlukta ışık hızıyla ilerlediğine tanık oluruz. Dev gibi gemilerin içerisindeki hayat dünya koşullarını aratmayacak şekilde oluşturulmuştur.

Filmlerde göze hoş gelen bu durum gerçekleşme ihtimali belirdiğinde ise bizlerin üzerinde rahatsız edici bir etki yarattı. Milyar dolarlarla oynayan iş insanlarının uzaya çıkma savaşı verdikleri şu günlerde 'sıradan insanlar' rahatlıkla dünya atmosferinin ötesine geçerken bazı isimler bu konudaki yarışın rahatsızlık verici olduğunu söylemeye başladı.

Şüphesiz dünya eskisi gibi değil ve insanların hoyrat davranışları yüzünden de her geçen gün daha kötüye gidiyor. Filmlerde başka gezegenlere giden insanların maceralarını izlerken dünyanın bir çöplük gibi gösterilmesi pek rahatsızlık vermezdi ancak zaman ilerleyip de filmlerde anlatılan o gerçekliğe doğru yol aldığımızı görünce, gelecek nesillere nasıl bir yaşam bırakacağımızı düşünmeye başlamamız gerektiği gerçeği ortaya çıkıyor.

Yaptıkları roketlerle uzaya yolcu taşımaya başlayan adamların geleceğimizi kurtaracak kişiler olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ancak günümüz koşullarında düşündüğümüzde şimdilik enerjimizi dünya için harcamak bilim kurgu türünü seven biri olarak benim de işime geliyor.

Roketler için harcanan yakıtların dünyaya verdiği zarar da cabası…

Elimizdeki olanaklar dahilinde şu anda yaşanabilir tek gezegen gibi görünen dünyayı kurtarmaya çalışmak ve paramızı bunun için harcamak sevdiklerimize güzel bir gelecek bırakmak adına atılabilecek en doğru adım gibi görünüyor. Kısa süreler içerisinde yaşanan doğa felaketleri de gösterdi ki gezegenimiz bize zorlandığını söylüyor. Yaşamın gerekliliği için ihtiyacımız olan su bile zor bulunur bir maden gibi görünmeye başladı.

Bir yandan kirletmeye ve bozmaya devam ederken bir yandan da ülkelerin bir araya gelerek dünyanın geleceği adına bazı antlaşmalara imza atması bizleri nasıl bir geleceğe taşıyacak hep birlikte göreceğiz. Elimizdeki imkanları sonuna kadar zorlayarak dünyayı kurtarmaya ve onun kendisini yenilemesine olanak vermeye çalışmalıyız.

Yazımın başlığında sorduğum gibi 'Uzay mı? Dünya mı?' ikilemine düşmek için henüz erken çünkü ne kadar kötü bir görünüyor olsa da dünyayı kurtarmak mümkün!  Pek çok önemli ismin de altını çizdiği gibi olanaklarımızı ve paramızı şimdilik gezegenimizi, evimizi kurtarmaya harcamalıyız.

Uzay gemilerine binip sonsuz boşlukta asılı olan tüplerin içerisinde yerçekimsiz bir şekilde hayat sürdürmek şu sıralar kimseye cazip gelmeyecektir.

Yaşanan pandemi süreci bizleri evlerimize kilitlediğinde doğayla barışık yaşamanın ve yeşile dokunmanın ne kadar önemli olduğunu hatırladık. Aslında evlerimize kilitlendiğimiz süre zarfında bir çeşit uzay simülasyonu da yaşamış olduk.

Evlerimiz uzayda yaşamak zorunda olduğumuz tüpler gibiydi! Dışarıya çıkamıyorduk, hava alacak, özgürleşecek, adım atacak alanımız sınırlıydı. Ve bundan kurtulur kurtulmaz kendimizi doğaya bıraktık.

Tüm bunlar gösteriyor ki, günümüz teknolojisiyle uzaya heves etmek yerine dünyayı daha yaşanılır bir yer haline getirmek en mantıklı çözüm gibi duruyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar