1. YAZARLAR

  2. Arslan Küçükyıldız

  3. Üniversitenin Dili; Fotoğraf Kardeşliği
Arslan Küçükyıldız

Arslan Küçükyıldız

Üniversitenin Dili; Fotoğraf Kardeşliği

A+A-

ak-001.jpg

Üniversitelerimizde bilimin neden gelişmediğini değil, rektörleri, atama şeklini, tepkileri; tepki gösterenlerin kimlerin maşası olduğunu... sündürerek konuşuyor, özle değil biçimle uğraştırılıyoruz. Buna alıştırıldık. Sündürmek, tarafların; iktidarın, muhalefetin, zararlı ve gizli örgütlerin işine geliyor. Kazanan onlar, kaybeden Türk milletidir. Asıl sorunların çözümlerini değil, bin kez konuşulsa faydası olmayacak şeylerle zaman kaybediyoruz. Küçük bir konu ama özü ilgilendiriyor; Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesine Prof. Namık Ak rektör olarak atandı ve ardından tuhaf bir açıklama yaptı. Daha çok bir teşekkür. Öncelikle, KMÜ'ne imlamıza uymayan "Mehmetbey" adı, bir hatayı zincirleme yayacağından, hemen düzeltilmelidir. Bildiğiniz gibi kişi adlarından önce ve sonra gelen unvanlar, saygı sözleri, rütbe adları ve lakaplar büyük harfle başlar ve ayrı yazılır. Bu yanlış, en başta bilmeden yapıldıysa çok yazık, bilerek yapıldıysa ihanettir. Bu hatayı düzeltene kadar kendisine "Rektör Namık Ak Bey" değil "Ak" diyeceğim.

İlk işi üniversitesinin adını değiştirmek olmalı iken Ak, kendisini göreve getirenlere teşekkür için açıklama yazmakla işe başlamış. Bırakın rektörlüğü, okutmanlığa atanan birinin bile yapmayacağı bu saçma sapan açıklamaya (uzun bir metin ve yerim dar olduğu için) dikkatle baktım:  1. Ak'ın Türkçesi berbat. Cümleler uzun ve gereksiz söz fazlalığı içeriyor. Dil ve anlatım sıfır. Meramını da anlatamıyor. Ona Türkçe dersi verenlere yuh olsun. 2. Kendisini o göreve getirenlere yaptığı teşekkür çok abartılı, cahil ve edepsizce. Biliyorsunuz şükr, verdiği nîmetler için Allah'a karşı duyulan minneti dile getirmek, Allah'tan veya insanlardan gelen nimet ve iyilikten dolayı minnettarlığını ifade etme, nimete söz ve fiille mukabelede bulunmaktır. Kuşeyrî, tasavvufun önde gelenlerinin, şükrü "derin bir saygıyla nimet sahibinin iyiliğini anmak" diye tarif ettiklerini belirtir. Türkçede Allah'a karşı minnettarlık için şükür, insanlara karşı minnettarlık için teşekkür kelimeleri kullanılır." S. Uludağ, şükür, nîmet içinde nîmeti vereni düşünmektir, diyor. Ak, Allah'tan başka ne kadar çok kişiye şükran duyup teşekkür ediyor! Bu da getirildiği görevi hak etmediğini düşündürüyor. Ayrıca Cumhurbaşkanına, partilere, derneklere, tarikat arkadaşı gönüldaşlara... İnsanlara yaptığınız teşekkür yazısına Allah'ı koyar, O'na "şükür" edip insanlara da "şükranlar" sunarsanız, bu açıkça edepsizlik olur. 3. Müslüman bir Rektör atanmış, bazıları bunu çekemiyor, diyecekler ama hayır! Müslümanı değil, ben Müslümanım diye ulu orta bağıranları anlamıyor, sevimsiz buluyorum. Rahmetli Erol Güngör de Konya'da sabah namazlarına gitmişti ama biz bunu O öldükten sonra öğrendik. Ak, açıklamasındaki üslubuyla bırakın dinini, sanki tarikatını bile bağırarak yola çıkmış. Sorarım, hangi ciddi tarikat mensubu kendini böyle açık eder? Bu tutumların, insanların Kadirilere değil Müslümanlığa bakışını değiştirdiği açıktır. 4. Bir bilim adamının değil, sıradan bir insanın, tesadüfen bir üniversitenin başına geçtiğinde söyleyebileceği bilimsel! hedefler de söylemiş, ancak çok yetersiz.

Şimdi bir bilim adamının dilinden ve üslubundan yola çıkarak Türkiye'deki bilimin, bilim dilinin seviyesini söylemek ne kadar doğru diyeceksiniz. Haklısınız. Ak bir değil ki! Keşke böyle genellemeler yaptırmasalar. Hem samimi bir Müslüman, hem Türk milletini çok seven biri; sevdiği için de bilimin en üst noktalarına, çalışarak gelmiş bir bilim adamı olunamıyor mu? Aynı şeyhle poz vermek rektör olmak için yeterli mi Sayın Cumhurbaşkanım, yoksa konuşulacak rektör sayısını arttırmak mı istediniz?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar