1. YAZARLAR

  2. Levent Bulut

  3. Umarım çok geç kalınmaz
Levent Bulut

Levent Bulut

DOĞRUYA DOĞRU

Umarım çok geç kalınmaz

A+A-

İzlediniz mi bilmiyorum sosyal medyada koronavirüs salgını sürecinde en çok vakanın ve can kaybının görüldüğü İtalya'dan çok paylaşılan bir video var.  Ülkenin Delia beldesinin Belediye Başkanı Gianfilippo Bancheri'in söyledikleri dünyada  gündem oldu. Öyle ki görüntüler kısa sürede birçok ülkenin ana haber bültenlerinde bile yer aldı.

***

Videoda halkın tüm uyarılara rağmen sokağa çıkmasına sinirlenen bir  başkanın sitem dolu sözleri duyuluyor. "Her şey düzelecek" yazan posterler hazırlamanın, salgının önüne geçmek için yeterli olmayacağını söyleyen Bancheri, kendine has üslubu ile  durumu halka şöyle anlatıyor:

"Gerekli şeyleri almak için 10 günde bir alışverişe çıkmamız gerekirken, her şey normalmiş gibi her gün alışverişe çıkarsanız her şey nasıl güzel olacak.

Sigara içiyor olabilirsiniz, bu beni ilgilendirmez ama bir çıkışınızda bolca sigara almak yerine her gün sigara almak için markete giderseniz içinde bulunduğumuz durum nasıl düzelecek?

 Size evde kalmanızı söylediğim halde her gün istasyona gidip benzin alırsanız nasıl düzelecek?

Evinize kuaför çağırıp saçınızı yaptırmaya devam ederseniz durum nasıl iyileşecek?

Bu durumda saçınızı yaptırmanın ne anlamı var?

Hepiniz koşu yapmak için dışarı çıkarsanız durum nasıl düzelecek?

***

Herkes çok stres altında oluğunu söylüyor.

20 yıldır düzenli olarak koşuyorum.

Şehrimizde toplasan 20 koşucu vardı.

Şimdi ne oldu da hepiniz koşmaya bu kadar hevesli oldunuz?

Koşmayı bu kadar mı seviyorsunuz?

En son ilkokulda koşmuşsunuzdur herhalde.

Şimdi niye koşuyorsunuz?

***

Bugün pazar, birçok insan barbekü yapmak için dışarı çıkmış.

Barbekü!

Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?

***

Bir de evlerinde parti yapan insanlar var.

Daha bugün gidip onlara engel olmak zorunda kaldım.

'Biz sağlıklıyız, aynı apartmanda yaşıyoruz' diyorlar.

Virüs böyle yayılır işte.

Evde kalmak demek ailenle evde kalmak demektir, Komşunla evde parti vermek değil.

Ne zamandan beri komşularımıza bu kadar düşkün olduk, onlarla bu kadar yakın olduk.

Bazıları 'Her şey güzel olacak' posterleri hazırladıklarını söylüyor. Bir poster yapmak için 20 kişi bir eve doluştunuz. Virüs işte bu şekilde yayılıyor."

***

İşte başkanın sözleri böyle... Sizce haksız mı?

Görüyorsunuz işte İtalya da olsa, İngiltere de olsa Türkiye de  olsa fark etmiyor.

Maalesef salgını ve virüsü ciddiye almayan büyük bir kitle var.

Devleti yönetenlerden; ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan sürekli uyarılar gelmesine rağmen, 'bana bir şey olmaz'   ya da 'zaten günün birinde ölmeyecek miyiz' diyen büyük bir kitle tedbirleri umursamıyor.

***

Oysa  anlamadıkları, bu virüs sadece kendileri için  değil, aileleri ve sevdikleri için de  çok tehlikeli.

Müthiş bir hızla yayılıyor.

Ülke idarecileri haklı olarak tedbir alıyor ve bu önlemleri arttırarak devam ederken  sürekli söyledikleri ise "evde kal" söylemi oluyor.

Ama neye yarıyor?

***

Tedbirlere uyan da var, umursamayan da...

En ufak bir sağlık sorununda "bir şey varsa sevdiklerime bulaştırmayayım" diye hastaneye koşan da var, karantinadan kaçan da...

Korkan da var,  tatil olarak gören de var...

***

Böyle tehlikeli bir virüse rağmen insanlarda bilinç yok. Bu yüzden çeşitli ülkeler  sert tedbirler almak zorunda kaldı. Ama  en sert tedbiri salgının ortaya çıktığı Çin gösterdi. Daha ilk vakalar olmaya başladığında anda o bölgeyi karantinaya alıp sokağa çıkma yasağı uyguladı. İnsanları evlerinde durmaya zorladı. Droneler ile  denetim yapıp dışarıda olanları tutukladı. Bu sayede salgın diğer bölgelere sıçramadan önlendi. Oysa virüsü ciddiye almayan, vatandaş ne der oy kaybederiz korkusuyla gevşek tedbir uygulayan, yasakları antidemokratik bulan  ülkeler, acı bilançolar sonucunda birer birer önlemleri sıkılaştırıp nihayetinde sokağa çıkma yasağı ilan ettiler.

***

Ne yazık ki ülkemizde sokağa çıkma yasağı getirilmezse önlemler hep eksik kalacak. Zira insanlarımız bilinçsiz... Şöyle bir bakın;   yurtdışından gelip kendini karantinaya almayan, evde kalmak çok sıkıcı, hava güzel deyip kendini dışarı atan, çoluk çocuğu alıp misafirliğe giden, hasta ziyaret edip sahillere akan,  hastaneden kaçan, tedbirlere uymak yerine bize bir şey olmaz diyen milyonlarca insan var… Bu kitleyi de ricayla, minnetle evde tutmak mümkün değil... Yerli ve milli aşı üretimi yapan Refik Saydam Hıfzısıhha Entistüsü'nü kapatıp, avuç dolusu parayla dışardan aşı alan ve bu  salgın karşısında çaresizce Aşı Entitüsü kurmak zorunda kalan yöneticilerimiz umarım sokağa çıkma yasağı için de on binlerce kişinin enfekte olmasını  beklemez....

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.