1. YAZARLAR

  2. Uğur Can Biçer

  3. Türkiye'nin gündemini belirleyen 3 bakan
Uğur Can Biçer

Uğur Can Biçer

Türkiye'nin gündemini belirleyen 3 bakan

A+A-

Geçtiğimiz bir hafta içinde 3 farklı bakan çeşitli zaman aralıklarıyla yaptıkları açıklamalarla Türkiye'nin gündemine oturdu.

Hepsi Twitter'da, Facebook'ta, Instagram'da ve bilumum sosyal medya platformlarında en çok konuşulan isimlerden oldular.

Korona virüs pandemisi nedeniyle 2020-2021 eğitim öğretim dönemi 31 Ağustos'ta uzaktan eğitim ile başladı.

22 Eylül'de ise Eğitim Bilişim Ağı (EBA) sistemi alt yapı yetersizliğinden dolayı çöktü.

Öğretmenler ve öğrenciler 'çok kalabalık' uyarısıyla karşılaşınca eğitim durdu. 

Öğrenciler, öğretmenler ve veliler yaşadığı mağduriyeti çeşitli platformlarda dile getirirken Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "EBA'daki yoğunluktan söz edeyim. Bu bizim için mutlu bir edici bir haber çünkü inanılmaz bir talep var. Bu özellikle yüz yüze eğitimin başladığı günlerde büyük bir sıçrama oldu" ifadelerini kullandı.

"E hani sizin B,C,D planlarınız vardı" diye sormazlar mı adama!

***

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 29 Eylül'de Yeni Ekonomi Programı'nı açıkladı.

Bu açıklamanın ardından Dünya gazetesi yazarı ve yönetim kurulu başkanı Hakan Güldağ, Bakan Albayrak ile yaşadığı konuşmayı kamuoyuna duyurunca olanlar oldu.

Türkiye'nin bitmeyecek olan ekonomi gündemi bir anda Bakan Berat Albayrak'ın söylediği o söz ile çalkalandı.

Hakan Güldağ, Albayrak'a toplantı çıkışında döviz kurlarındaki durumu sorduğunu ve Albayrak'ın "Kur benim için hiç önemli değil, hiç oraya bakmıyorum. Sanayimiz güçlü. Oraya hiç bakmıyorum. Kur artık bizim elimizde" dediğini aktardı.

Bakan Albayrak'ın bu sözlerini duyan biri Türkiye'nin tüketim yerine üretim politikası uyguladığını zanneder.

Neyse ben neticede maaşımı dolarla almıyorum.

 Beni ve maaşını dolarla almayanları ilgilendiren bir şey yok değil mi!

***

Haftanın en bomba açıklamalarından birini ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptı.

Tüm Türkiye'nin pandeminin başladığı günlerde halkı bilgilendirmeye çalışmasıyla, her gün ekranlara çıkıp uyarılarda bulunmasıyla milletin gönlünde taht kuran Sağlık Bakanı Fahrettin Koca zaman geçtikçe saygısını kaybediyor.

Önce AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın çay dağıttığı mitingle ilgili gelen soruya halkı suçlayan bir yanıt veren Koca, 86 yıl sonra ibadete açılan Ayasofya Camisi'ndeki kalabalık ve sosyal mesafenin ihlali konusunda da eleştiride bulunmayarak çifte standart uygulamıştı.

30 Eylül Çarşamba günü vaka ve ölüm sayıları hakkında güncel bilgileri paylaşan Bakan Koca çok konuşulan ve uzun bir süre de konuşulmaya devam edecek sözler sarf etti.

Bakan Koca'nın, "Her vaka hasta değildir, testi pozitif olup semptom göstermeyen var. Bunlar çoğunluğu oluşturuyor.

Günlük veriler, daha doğrusu hasta sayısı sadece hastaneye yatan hasta sayısı değildir. Hasta olarak semptomu olan kişilerden bahsediyoruz.

Semptomu olan, hastanede yatmayan ve yatan kişileri günlük hasta sayısı olarak vermiş oluyoruz" şeklindeki açıklamalarını televizyonları başında izleyen vatandaşlar şok içerisinde izlediler.

Biz basın mensupları da Fahrettin Koca'nın bu açıklamaları karşısında kulaklarımıza inanamadık.

Bakan Koca gelen eleştiriler üzerine Twitter hesabından bir açıklama daha yaptı.

Ancak bu açıklama ise bir açıklamadan öte bir itiraf niteliği taşıyordu.

Şöyle dedi Koca, "Bilelim ki, salgınla mücadele sürecinde devletimiz, halkının sağlığı kadar ulusal çıkarlarını da korumaktadır."

Gerçekleri gizleyerek, halka yalan söyleyerek ulusal çıkarları korumak fikri kimden çıktıysa gerçekten tebrik ediyorum.

Bu açıklamanın ardından İngiltere, Türkiye'yi seyahat koridoru listesinden çıkararak yeniden "karantina uygulanacak ülkeler" arasına ekledi.

Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, "Türkiye'yi listeden çıkarıyoruz çünkü Türkiye'nin Sağlık Bakanlığı, Covid-19 vakalarını, uluslararası örgütlerin tanımından farklı şekilde tanımlıyor" dedi.

Ne diyelim, biz bu akılla daha çok "vakayla" karşılaşırız.

Bakan Koca'nın daha önce istifa etmek istediğini ancak bir şekilde istifadan vazgeçirildiğini "Topu vatandaşa atmanın dayanılmaz hafifliği" başlıklı yazımda dile getirmişti.

Koca'nın zor günler geçirdiği gözlerinden okunuyor.

Kontrolü de kaybeden bakanın daha fazla bu işi yürütebileceğini ise hiç sanmıyorum. 

İşte 1 hafta içerisinde Türkiye'nin gündemini belirleyen 3 bakanın açıklamaları böyleydi.

Bize de yine tarihe tanıklık etmek düştü. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.