1. YAZARLAR

  2. Naci YENGİN

  3. Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi
Naci YENGİN

Naci YENGİN

Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi

A+A-

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler karşılıklı çıkara dayanan devletler arasında yaşanan sıradan ilişkilerden değildir. Tarih ve millî kimliklerin ayniliği devletlerarası ilişkilerin seyrini belirlemede her zaman baş aktör sayılmazlar. Ancak ne kadar önemli olduğu da göz ardı edilemez.

Azerbaycan'la Türkiye arasında son dönemde yaşanan ve "Bir millet iki devlet" şeklinde dillendirilen anlayışın birçok çevrede "Bir millet tek devlet" şeklinde algılanmasına yol açması tesadüf değildir.

İki devlet arasındaki bağların derin köklerinden bahsetmeye gerek yoktur.

Enver Paşa'nın Kafkas seferi ve Nuri Paşa'nın bölgeyi Ruslardan kurtarma çabaları her ne kadar akamete uğratıldı ve geciktirildiyse de bu geçici durumun bir gün sona ereceğini ve Türk dünyasının bir şekilde birleşeceğini dış politika uzmanları bilmekte ve buna göre politikalarını geliştirmektedirler.

Millî Mücadele döneminde Türk dünyasının ve Azerbaycan Türklerinin yaptığı yardımlar hiçbir zaman unutulmamıştır. Sovyet Rusya'nın dağılmasından sonra yeniden bağımsızlığını kazanan Azerbaycan Cumhuriyeti kısa zamanda toparlanmış ve 27 yıl sonra Rus destekli Ermenilerin işgali altındaki Karabağ'ı işgalden kurtarmıştır.

Azerbaycan'ın Karabağ'ın kurtarılmasına karşı verdiği mücadelede Türkiye'nin her türlü desteğinin ne kadar önemli sonuçlar doğurduğu görülmüş ve bu gelişme birçok çevrede rahatsızlık yaratırken Türk dünyasına umut olmuştur.

Türk dünyası Karabağ'ın kurtarılmasına karşı Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında oluşunu gönülden desteklemiş ve Türk dünyasında yeni bir dönemin başlayabileceğine dair inançlarını güçlendirmiştir.

Ancak her ne kadar ekonomik, askerî, teknolojik, enerji... pekçok konuda ortak iş birliğine dair anlaşmalar yapılıyor olsa ve Türk Keneşinin daha aktif olması için çalışmaların artırıldığı görülse de bunun uzun vadeli ve kalıcı sonuçları için zamanın henüz erken olduğu görülmektedir.

Türk dünyası arasında kalıcı birliğin sağlanması amacıyla başta Azerbaycan-Türkiye olmak üzere ortak eğitim programlarına geçilmelidir. Sanırım 2012 yılında Türk dünyasına yönelik ortak ders kitaplarının hazırlanmasına Bişkek'te karar verilmişti. Hatta ortak tarih müfredatı, ortak dl ve alfabe çalışmalarında bir hayli yol alınmıştı.

Türk Keneşinin haberine göre ortak tarih kitaplarının hazırlıkları sürmektedir.

Türk dünyasında kültür birliği sağlanmadan ekonomik, askerî, siyasi ve teknolojik ortaklıklar dış faktörler tarafından akamete uğratılmaktadır. Birliğin kalıcı olmasının en güvenli yolu kültür birliğinden geçmektedir. Bunun için dil ve tarih gibi ortak mirası canlandıracak çalışmalara daha fazla emek ve bütçe ayrılmalıdır.

Bunun yanı sıra Azerbaycan'la Türkiye arasında ortak bir üniversitenin kurulması için şartlar uygundur.

Türkiye'de binlerce Azerbaycanlı üniversite öğrencisi öğrenim görmektedir. Türkiye ile Azerbaycan devletlerinin ortak kuracağı üniversitede Türk dünyasından gelen öğrencilerin lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmaların önü açılmalıdır.

Kazakistan ve Kırgızistan'da bulunan üniversiteler güzel çalışmalar yapmaktadır. Türkiye ve Azerbaycan arasında duygularımıza tercüman olup bizleri heyecanlandıran güzel sözlerin teknoloijk, askerî, ekonomik alanlarda olduğu gibi eğitim ve kültür alanlarında da sonuçlarını görmek herkesin ortak dileğidir.

Kurulacak üniversitenin adının Enver Paşa Üniversitesi, Nuri Paşa Üniversitesi gibi her iki ülkenin kaderinde önemli rol oynamış liderlerden seçilmesi isabetli olacaktır

Önceki ve Sonraki Yazılar