1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Türkeş'in 'Ülkücü' mafyaya operasyonu ve Bahçeli'nin 'Dava Arkadaşları'
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Türkeş'in 'Ülkücü' mafyaya operasyonu ve Bahçeli'nin 'Dava Arkadaşları'

A+A-

Yıllardır ne olmadıklarını anlatmaktan ne olduklarını anlatmaya fırsat bulamamış insanlardır Ülkücüler...

Sadece ideolojik olarak değil, "içerideki İrlandalılar" nedeniyle de yaşamışlardır bu sorunu.

Kim mi o İrlandalı arkadaşlar? Hani Devlet Bahçeli'nin önce adrese teslim af ile tahliyesini sağladığı, sonra da "dava arkadaşımdır" diyerek sahip çıktığı isim var ya... İşte onun gibiler.

Bahçeli'nin "dava arkadaşlarına" yönelik Alparslan Türkeş, kendi atadığı son Ülkü Ocakları Genel Başkanı olan Azmi Karamahmutoğlu döneminde bir operasyon başlatmıştı.

Ülkü Ocakları içinde kirlenen ve mafyaya bulaşan unsurlarla mücadelede bilinmeyen bir ayrıntıdır bu operasyon.

Türkeş tarafından görevlendirilen Azmi Karamahmutoğlu ve ekibi ocak ve parti teşkilatlarına sızan ya da buralarda üslenen Bahçeli'nin "dava arkadaşlarını" gizlice tespit etmiş, hazırlanan rapor Türkeş'e sunulmuştu

O rapor sayesinde Bahçeli'nin arkadaşları parti ve ocaklardan büyük ölçüde temizlenmişti...

Ülkücü Hareket'i Bahçeli'nin arkadaşlarından arındıran operasyonun belgeli detaylarını, dileyenler Tuncer Günay'ın "Kayıp Bozkurtlar" kitabında okuyabilir...

Şimdi ise durum biraz farklı...

Yıllardır reddettiği, itiraz ettiği bir itham karşısında yine "içerideki İrlandalı" sorununu yaşıyor Ülkücüler...

Her ne kadar ülkü bekçiliğinden ziyade menfaat, koltuk bekçiliği yapılıyor olsa da artık orada, milliyetçilik misyonuna değil, İslamcıların "Yeni" Türkiye seferine üs görevi de görüyor olsa da o üzerine bir zamanlar toz kondurmadığımız yapı, bu soruna yine bütünüyle de muhatap halde Ülkücüler...

Çünkü Bahçeli, kendi "dava arkadaşını" da Ülkücülerin dava arkadaşı ilan etti!

Kardeşi Ülkücü şehit diye FETÖ'nün ihanetlerinde en önde olan Mümtaz'er Türköne'yi akladı, pakladı, tahliyesini sağladı...

Yine tahliyesini sağladığı Alaattin Çakıcı'nın bu ülkedeki bütün seçmenler adına ana muhalefet görevini yerine getiren Kılıçdaroğlu'na hakaret ve tehditlerine Ülkücü şehidin oğlu ve dava arkadaşım diye sahip çıktı...

Aynı Bahçeli, Ülkücü katili ve sözde Ermeni Soykırımı tasarısını Alman Parlamentosu'na getiren Ozan Ceyhun'un Viyana Büyükelçisi atanmasına da sahip çıkmıştı. İsyan eden Ülkücüleri de, MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizmekle suçlamıştı.

Haklıydı... Çünkü çizilen istikameti son yıllarda çok daha iyi görüyor, anlıyoruz. Zikzaklarla dolu, fikir iflasının fazilet, basiretsizliğin feraset, davanın hamaset şeklinde pazarlandığı bir istikamet var ortada...

Şimdi de, önce cezaevindeyken yazdığı mektuplarla kendisi gibi AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a demediği bırakmayan, sonra yine kendisi gibi Erdoğan'ın en büyük destekçisi olan "dava arkadaşı" için "Mafya bozuntusu demek, yeraltı dünyasının karanlık yüzü suçlaması getirmek müfterilik, seviyesizlik, rezilliktir" diyor...

Doğru! Bahçeli'nin kastettiği dava arkadaşı aslında maden mühendisidir. Yeraltı dünyasıyla adının anılması da madende çalışmasından kaynaklıdır.

Bazıları da kabadayı diyor. Bu da ayrı bir rezillik. Nesli tükenmek üzere olan Eski İstanbul beyefendilerindendir kendileri. Hem kaç tane kaldı ki onlardan?

Sözün özü; suça bulaşmış, karanlık ve kirli bir dünyanın önderleri mi kanaat önderi olsun isteniyor Ülkücülere, Ülkücü gençliğe, Atatürk'ün "Türk istikbalinin evladı" diyerek muhteşem bir şekilde ifade ettiği Türk gençliğine?

Eli silah tutan bir gençlik mi arzu ediliyor? Gayrimeşruyu meşru görmek midir Ülkücülük?

Tamam, vatan için kurşun atan da bir, yiyen de! Ama mafya olmak, vatan için kurşun atmak değildir ki...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.