1. YAZARLAR

  2. Nuri Kayış

  3. TRT'yi hoş görmek lazım!
Nuri Kayış

Nuri Kayış

TRT'yi hoş görmek lazım!

A+A-

TRT Haber kanalında, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma-Gençlik ve Spor Bayramı'yla ilgili haberler sunulurken, arka plandaki grafikte "19 Mayıs Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun" yazısı yer almış.

Üstelik bu grafik başka iki programda da gösterilmiş.

Bu hatalardan dolayı TRT'yi suçlamamak lazım.

Yani ne yapsın adamlar!

5 bini aşkın kişiyle bu kadar oluyor demek ki...

Personel sayısı şöyle 40-50 bini bulsaydı katiyen böyle bir şey yapmazlardı!

***

Bir de şu var:

TRT başta diziler ve filmler olmak üzere birçok programı dışarıdan satın alıyor.

Bu satın alma işlemleri ve sonrası personeli bir hayli yoruyor demek ki...

Kolay mı canım özel şirketlerin çektiği o kadar dizi ve filmi göstericiye takıp seyirciye ulaştırmak...

Ve tabii, özverili biçimde iktidarın icraatlarına odaklanmak da çalışanların dikkatlerinin dağılmasına yol açmış olabilir...  

***

Hem ne var canım işi bu kadar büyütmenin...

Cumhuriyet Bayramı da, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma-Gençlik ve Spor Bayramı gibi millî bayramlarımızdan biri değil mi?

Millî bayramla dini bayramları karıştırmamışlar ya...

 "Şeker bayramınızı canı gönülden tebrik ediyoruz" diye yazmadıkları gibi, "Kurban bayramınızın hayırlara vesile olmasını diliyoruz" da dememişler.

Bahar bayramını da kutlamamışlar, kabotaj bayramını da...

Demek ki tüm yorgunluklarına karşın özlerindeki cevher onları daha büyük hatalar yapmaktan korumuş.

***

Bu arada, TRT yönetimi bir açıklama yaparak bayramları karıştıran personel hakkında soruşturma açıldığını duyurdu.

Üzüldüm, çok üzüldüm...

Hiç olmadı işte!

Vallahi bu gidişle çalıştıracak adam bulamazsınız.

Benden söylemesi...

 

Kafenin kapısında bekleyen başbakan!

Yeni Zelanda'da Başbakan Jacinda Ardern ve nişanlısı, gittikleri kafeye sosyal mesafe kuralları gereği kapasitenin dolu olması gerekçe gösterilerek alınmamışlar. Nişanlı çift ancak yarım saat sonra bir masa boşalınca girebilmişler içeri.

***

"Bu olay Yeni Zelanda'da değil de demokrasisi az gelişmiş bir ülkede olsaydı acaba neler olurdu" diye kendi kendime sorunca zihnimde şu senaryolar oluştu:

*Başbakanın kapıda bekletildiği anlaşılınca önce Tarım Bakanlığı'ndan bir ekip "ziyaret ederdi" kafeyi. Ve kısa bir denetimin ardından "tüm gıda ürünlerinin insan sağlığına zararlı olduğunu" belirler, yüklü bir ceza yazardı.

*Ardından Sağlık Bakanlığı'nın ekibi gelirdi. Onlar da "bazı masalar arasındaki sosyal mesafeye birkaç santimle uyulmadığını" saptayıp cezayı basardı.

*Sağlık Bakanlığı ekibi tam dışarı çıkarken bu defa Maliye Bakanlığı'ndan bir ekip girerdi içeri. Kısa sürede tüm evrak ve faturalar tek tek incelenir ve "kafenin sahibinin vergi kaçakçısı olduğu" ortaya çıkardı. 

*Kafe birkaç saat sonra ise Şehircilik Bakanlığı'ndan bir ekibin denetimiyle karşı karşıya kalırdı. Bu ekip de "kafenin bazı bölümlerinin kaçak yapıldığını" tespit eder, bu yerlerin üç gün içinde yıkılmasına karar verirdi.

***

Kafe sahibi ve çalışanları bunlarla kurtulurlarsa gene de şanslı sayılırlardı. Çünkü kafeye İçişleri Bakanlığı'ndan da bir ekip gelebilir, yaptıkları inceleme sonunda buranın "terör yuvası olarak kullanıldığı" sonucuna varabilirdi.

***

Sonuç olarak ne desem bilmem ki...

 

İyi ki demokrasimiz az gelişmiş değil.

Bizde yukarıdaki senaryolarda anlattığım gibi şeyler katiyen olmaz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.