1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Ticaret savaşları Avrupa'ya da sıçradı
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

EKONOMİ VE GERÇEKLER

Ticaret savaşları Avrupa'ya da sıçradı

A+A-

ABD Başkanı Donald Trump'ın 18 Ekim'den itibaren geçerli olmak kaydıyla Avrupa Birliği (AB) ürünlerine milyarlarca dolarlık ek gümrük vergileri uygulayacağını ilan etmesiyle birlikte görünen o ki ticaret savaşları Avrupa'ya da sıçradı.

Hatırlanacağı üzere Dünya Ticaret Örgütü (WTO) AB'nin Airbus'a yasa dışı hükümet yardımı yapması gerekçesiyle misilleme olarak ABD'nin 7.5 milyar dolarlık AB ürününe ek vergi uygulamasına onay vermişti.

ABD Başkanı Trump Dünya Ticaret Örgütü'nün Avrupa Birliği'nin Airbus'a verdiği desteği haksız rekabet çerçevesinde değerlendirmesinin ardından 7.5 milyar dolar değerindeki AB ürününe 18 Ekim itibariyle ek gümrük vergisi uygulanacağını belirtmişti.

ABD tarafından %10 ila %25 ek gümrük vergisi uygulanacak ürünlerin arasında uçaktan kazağa, bisküviden zeytin ve zeytinyağına, Fransız şarabından viskiye, peynirden yoğurda kadar bir çok ürün var, nerede ise yok yok.

Bu gelişmeler üzerine Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, "Birisi havacılık sektörümüze gümrük vergileri uygularsa biz de aynısını yaparız" diyerek Avrupa'nın da bir misillemeye gideceğinin ilk işaretini verdi

Amerikan Ticaret Odası'nın Brüksel'de düzenlediği bir programda, AB ve ABD arasında karşılıklı ticaretin sadece rakamlarla ilgi olmadığını, insanların yaşamlarını doğrudan etkilediğini belirten Juncker, "Ticaret savaşları kolayca başlar, hızla şiddeti artar ama genellikle kötü biçimde sonuçlanır." diye konuştu.

AB Komisyonu'nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ise kararın ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Eğer ABD, DTÖ'nün izin verdiği tedbirleri uygularsa bize karşılık vermekten başka bir çare kalmaz." yorumunda bulundu. Malmström, karşılıklı gümrük vergilerinin Atlantik'in her iki tarafındaki işletmelere, vatandaşlara, küresel ticarete ve havacılık sektörüne zarar vereceğini vurguladı.

Ticaret savaşlarının en kötü tarafı kolayca yaygınlaşmasıdır, bence de ticaret savaşlarını başlatmak çok kolay ama durdurmak ve yayılmasını engellemek çok zordur.

Herkes kendi pazarını daha yüksek gümrük duvarları ile korumaya kalkarsa sonuçta herkesin ticaret hacmi düşer, herkes, hep birlikte kaybeder ya da daha az kazanır.

Bu yıl içinde ABD ile AB arasındaki ticaret savaşının belki de ilk adımı olarak tanımlanması gereken bir adım atılmış ve 1 Haziran'da da Başkan Trump'ın kararı ile ABD tarafı AB'den ithal edilen çelik ve alüminyuma yönelik gümrük vergilerini artırmıştı. AB ise hemen karşı bir hamlede bulunmuş ve bunun karşılığında toplam 2,8 milyarlık ticaret hacmi olan Amerikan ürününe ek vergi getirmişti.

Zaten halihazırda ABD ile Çin arasında da gümrük vergileri üzerinden bir ticaret savaşı yaşanıyor. Dünya Ticaret Örgütü kararı sonrası ABD tarafından AB ürünlerine ek vergiler getirmeye yönelik alınan bu karar ile birlikte ticaret savaşlarında ABD için yeni bir cephe de açılmış oluyor. Artık Amerikan yönetimi Çin'in yanı sıra AB ile de ciddi bir ticaret savaşı başlatmış gibi görünüyor.

Ticaret savaşlarının Türkiye'ye olası etkisi

Avrupa bizim en büyük ihraç pazarımız ve Avrupa'dan ABD'ye ihraç edilen bir çok ürün ya da ürün bileşeni Avrupa'lı firmalar tarafından Türkiye'de fason olarak yaptırılıyor. Avrupa'nın ABD gibi çok büyük bir pazara yönelik ihracatı azalırsa bu azalmanın Türkiye'ye yansıyacağını tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok.

Diğer yandan ABD ve AB arasında yaşanacak bir ticaret savaşı muhakkaktır ki AB ekonomisinin daralmasına sebep olacaktır ve bu daralma doğal olarak AB pazarına yönelik çalışan Türk ihracatçılarını ve üreticilerini de olumsuz yönde etkileyecektir.

Hatta bırakın ihracatçıları, geliri düşen Avrupa'lıların Türkiye'ye yönelik turizm aktiviteleri bile azalabilir.

Şu anda çok ciddi bir ekonomik kriz yaşamakta olan Türk ekonomisini büyük ölçüde ihracat ayakta tutuyor, ticaret savaşları yüzünden ihracatımız da zarar görür ve ihracatta da bir daralma yaşanırsa 2020 yılı bugün tahmin edilenden çok daha büyük bir küçülmeye sahne olur diye düşünüyorum.

Türkiye için bir diğer büyük risk de çok büyük bir pazar olan ABD'ye ürün satmakta zorlanan Çin ve AB firmalarının fiyat kırarak Türkiye pazarı da dahil olmak üzere alternatif pazarlara yönelecekleri gerçeğidir. Ölümcül bir rekabete yol açacak olası böyle bir gelişme Türk üreticilerini hem iç pazarda ve hem de halihazırda elinde tuttuğu dış pazarlarda ciddi ölçüde zora sokacaktır diye düşünüyorum.

Felaket tellalı olmak istemem, lakin dünya tarihine baktığımızda hemen hemen bütün ticaret savaşlarının kolayca sıcak savaşlara ve fiili çatışmalara dönüşebildiğinin görüleceğini de hatırlatmak isterim.

Yeni bir küresel felakete yol açmamak için yol yakınken dönülmesini ve bu ticaret savaşlarına bir son verilmesini umut ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.