1. YAZARLAR

  2. Ömer Erbıyık

  3. Tarikat evinde üniformalı, sarıklı bir amiral
Ömer Erbıyık

Ömer Erbıyık

Tarikat evinde üniformalı, sarıklı bir amiral

A+A-

"Ey millet; İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz.En doğru, en gerçek tarikat, medeniyet tarikatıdır" demişti.

Mustafa Kemal Atatürk.

 

***

 

Çeşitli tarikat ve cemaat faaliyetlerine fütursuzca katılma cüreti gösteren bazı Silahlı Kuvvetler personelinin görüntülerini artık basında, sosyal medyada sık sık görür olduk.

Bu gidişat ile ordunun birliklerinde tekke, türbe manzaraları ile karşılaşılırsa kimse şaşırmasın.

 

***

 

TSK'nde  Fetö mensuplarına her imkan ve makamın sunulduğu dönemlerde "TSK cemaate, tarikatlara teslim ediliyor" dendiğinde dinleyenler olmamıştı.

Ülkeyi yönetenler Fetöcüler için; "Alınları secdeye geliyor" demişti. Bunun sonucunda ise 15 Temmuz kalkışması olmuştu.

 

***

 

Sarıklı bir amiralin forslu "görev tahsisli aracı" ile tarikat yuvasına gitmesine ilgili makamlarda yeterli tepkinin oluşmaması neticesinde bu görüntülerin belli bir kesimce bir plan dahilinde yayınlandığı ifade edilmişti.

Peki; "Tarikat evinde kimler bulunur?"

Tarikat mensupları.

"O zaman bu fotoğrafı kim çeker?"

Tarikat mensupları.

Kanaatim; Bu fotoğraf bilerek servis edilmiştir.Amaç ise

TSK mensuplarının yakışık almayan  bu tip görüntülerine toplumu "ısındırmak, alıştırmak" içindir.

 

***

 

Türk ordusunun başına çuval geçirmeyle başlayan süreçten bugünlere gelinmiştir.

Bunun altını özellikle çizmek isterim.

 

***

 

Bu amiralin tarikat evlerine gittiğini TSK'nın  ve MİT'in daha önceden bilmediğini zannetmek saflık olsa gerek.

Sakın kimse ilk defa duymuş ayağına da yatmasın.

Eğer iyi bir şekilde araştırılırsa kuvvetle muhtemel bu kişinin, amiral olduktan sonra değil öncesinde de tarikatın içinde olduğu görülecektir.

 

***

 

Bir amiral "görev tahsisli aracına" komutanlık forsunu takıyor.

Üniformasını değiştirmeye dahi gerek duymadan başına takkesini takıp, sırtına cüppesini giyiyor.

Bağlı olduğu tarikata bağlılıklarını iletmeye gidiyor.

Bu durumu tespit eden fotoğraflar da basına yansıyor.

Disiplin mesleği olan askerliğin geldiği duruma bakar mısınız lütfen.

Bu olay asla, ama asla münferit değildir.

Devletin, TSK'nın altına dinamit değil atom bombası koymaktır.

TSK için de çok büyük bir tehdittir.

Ordusunu seven hiç kimse  buna müsaade etmez, etmemelidir de.

 

***

 

Şu önemli hususu da burada belirtmek isterim;

Tuğamirallere verilmiş araçlar;"Makam aracı değil, görev tahsisli araçlardır."

Bu da şu demektir;

Bu araçları, bu kişiler sadece ve sadece resmî görevlerde kullanabilirler. Yani görevlendirildikleri işlerin dışında veya özel işlerde kesinlikle kullanamazlar.

Yönetmelikler gereği istediği yerlere gidemezler.

Çünkü bu araçlar babalarının malı değildir.

83 milyon fukara milletin malıdır.

Gidenler suç işlemiş olur.

Bunun da altını özellikle çizmek isterim.

 

***

 

Her şey açık.Ancak amiral hakkında işlem yapılmadığı gibi üstüne üslük korunuyor gibi bir görüntü de var.

Korunacağını bilmeseydi bu amiral buna sizce cesaret edebilir miydi?

Dikkat ederseniz Millî Savunma Bakanlığı bu görüntülerin ardından;

"Olay her yönüyle incelenecektir" dedi.

Demek ki soruşturma yok.

Bugüne kadar da ses çıkmadıysa eğer sonuç tahmin edilen gibi olacaktır.

 

***

 

TSK içindeki tarikat yapılanmalarına göz yummak ordu için felaket olur.

Bu ülkenin bir daha kandırılma, aldatılma lüksü yoktur.

Güzide ordumuzun tarikatların oyuncağı haline getirilmesine hiç kimsenin hakkı olamaz.

 

***

 

Komutanların, askeri hiyerarşi içinde yeri yüksektir.

Eğer tarikat hiyerarşisi içerisinde astın yeri yüksek ise komutan o asta emir komuta edebilir mi?

Kesinlikle edemez.

 

***

 

Askerler sadece üstlerinden emir alır.

Tarikat mensupları ise tarikattaki şeyhinden emir alırlar.

15 Temmuz'da tarikattaki imamından emir alan subaylar, albaylar, generalleri gördük.

15 Temmuz gecesi, ast rütbedeki subayların tarikattan emir alarak üst rütbedeki komutanları başkalarına silah dayayarak esir aldıklarını üzülerek şahit olduk.

 

***

 

Takkeli Amerikan casuslarının, içimizdeki kravatlı destekçileriyle kendi ordusunu, kendi vatanında esir almasına göz yumuş bir milletiz.

 

***

 

Tarikatçı amiral için şu ana kadar bir işlem yapılmaması düşündürücüdür.

Normal şartlarda bu kişinin ordudan atılması gerekiyordu.

Bugüne kadar bir ses çıkmadığına göre benim değerlendirmem; "ordudan atmayacaklar, şûra kararları beklenecek, emekliye sevk edilecektir."

Bu durum da ordu içerisindeki cemaat  ve tarikat mensuplarını daha da cesaretlendirecektir.

Bugün askeri şuranın yapısının "askeri şûra değil sivil şûra" olduğunu da herkes bilmelidir.

 

***

 

Cemaat mensuplarının TSK'lerinden atılmasına siyasi irade tarafından "şerh" konulduğunu, bunların Türk Silahlı Kuvvetleri'nden atılmasına izin verilmediğini,

takkeli-cübbeli Amerikan casuslarının terfi ettirilmesi sonucunda 15 Temmuz kalkışması gerçekleştiğini hiç kimse unutmasın.

 

***

 

Terfilerdeki tercihlerin de Kuvvet Komutanları'nın tercihleri olmadığı çok net görülüyor ve de dile getiriliyor.

TSK'nın içerisindeki askerlerin liyakatli olup olmadıklarını; komutanlar mı, yoksa siyasetçiler mi daha iyi bilebilir?

Sadece TSK değil devletin hiçbir kurumunda liyakat kalmadı ki. Bu durum açık açık ifade ediliyor ve de görülüyor da.

Biat anlayışı ile makam kapmak, terfi etmek, rütbe almak TSK'yı felakete sürükler efendim.

 

***

 

Emir-Komuta hiyerarşisi bozulursa, şeyh-mürit ilişkisine dönüşür.

Subaylar, astsubaylar birbirlerine  "ağabey" demeye başlar.

 

***

 

Bir Genelkurmay Başkanı çıkar

"Kasaptaki ete soğan doğramam" derse,

Kumpas davalarında komutanlar, amiraller haksız ve hukuksuz şekilde suçsuz yere tutuklanırlarken başka bir Genelkurmay Başkanı da çıkar "Ben bu arkadaşlara yardım edemem" derse,

Millet de millet olmayı beceremezse, böyle bir ülkenin milleti de kendi donanmasını kendi eliyle batırır.

 

***

 

Bugün ise gerekli derslerin, gerekli tedbirlerin bilinçli olarak alınmadığı görülmektedir.

Bu yolla orduya bir Fetö değil, bin Fetö sızar.

Kısaca yaşananlar "bir Fetö'nün gidip, bin Fetö'nün geleceğine" gebedir.

 

***

 

Evet sonu felaket gözüken bir yoldayız.

Bu ülke "emekli silahsız amirallerden değil, sarıklı amirallerden" çekinmelidir.

Bu ifademi herkes bir kenara not etsin.

Yanlış yapılan birtakım işleri  dile getirmek  ise ordumuza olan sevgimizdendir.

Bu ülkenin kurucularının TSK'leri mensupları olduğunu da unutmayalım. Ancak;

"Tarikatlara bulaşmamış liyakatli güçlü bir ordu, Güçlü Türkiye demektir."

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.