1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Talat Paşa'yı savunacağız
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Talat Paşa'yı savunacağız

A+A-

Ekim 2019'du…

"Nagehan Alçı'yı ekranlarda tutan güç!" başlıklı bir yazı kaleme almış ve şöyle demiştim;

Evet, iktidar arada Andımız, "Türkçülüğü bölücülük görmek" ve terörist başı Öcalan'ın mektupları gibi konularla yine zihniyetinde gram değişiklik olmadığını, asıl niyetini gösteriyor ama yetmiyor.

Ajandasındaki asıl gündemlere, sırtındaki küresel ihalelere günü geldiğinde dönüş yapmaya kamuoyunu alıştırmak için Nagehan Alçı gibi isimleri ekranlarda tutuyor!

Bakmayın PKK ile mücadele edildiği görüntüsüne, çözüm süreci uygulamaları halen yürürlükte değil mi? Bakmayın bir zamanlar meşru gördükleri PYD/YPG'ye şimdilerde terör örgütü muamelesi yaptıklarına!

İktidar da Nagehan Alçı gibi düşünüyor ve onun içindir ki devlete katil diyen Alçı, bir başka programda ise katil bir terör örgütünün sözde siyasi kanadının güçlendirilmesinden bahsedebiliyor."

İşte o Alçı, ekranlarda tutulmasının diyetini bu sefer köşesinden ödedi.

Nagehan Alçı, köşesinde Ermeni yalanlarını savundu. Alçı, İttihat ve Terakki Hükümeti'nin tehcir kararını Balkanlar'da ve Kafkaslar'dan Anadolu'ya göçen Türkler'in yaşadıkları mezalimle bir tuttu.

Alçı, emperyalist palavraları savunduğu yazsında, Türk Ordusu'nu arkadan vurulması nedeniyle çıkarılan tehcir kanununu eleştirdi ve kararın mimarlarından Talat Paşa'nın savunulamaz olduğunu iddia etti…

ODA TV'den Feyziye Özberk ise, "Asıl hedefleri Atatürk" başlıklı yazısında Hans-Lukas Kieser'in "Talât Paşa-İttihatçılığın Beyni ve Soykırımın Mimarı" adlı İletişim Yayınlarının çıkardığı kitaptan dikkat çeken bir bölümü şu şekilde aktardı;

"Kitapta, Talât Paşa'nın, Mustafa Kemal'le birlikte modern Türkiye'nin kurucusu olduğu, tezi işleniyor. Yazar şu belirlemeyi yapıyor; "Günümüzün Türkiye Cumhuriyeti, 1913 ila 1938 yılları arasında kuruldu ve eğer çok karmaşık bu süreci iki egemen kişiliğe indirgeyecek olursak, Cumhuriyet, Talât ve Atatürk'ün bizlere mirası. İkili 1919-21 yılları arasında temelde işbirliği yaptı."

Bu açıklama Talât Paşa'nın gerçek değerini belirtiyor gibi görünse de yazarın bu saptamadaki gerçek amacı Atatürk'ü, Talât Paşa'yla birlikte suçlamaktır. Günümüzde halk tarafından daha az tanınan Talât Paşa'ya daha çok yüklenilerek yapılan saldırının nihai hedefi Atatürk'tür. Yazar zaten bunu çok fazla da gizlemiyor.

Özberk'in yazısının son bölümünde ise şu ifadeler yer alıyor;

"Talât Paşa ve diğer İttihatçı önderlerin başardıkları, yarım bıraktıkları veya başaramadıkları… Başardıklarının kazanımlarını yaşıyoruz. Yarım bıraktıklarının önemli bir kısmını, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde aynı kadronun "cumhuriyetçileri" tamamladı. Tabii halen başarılamamış olanlar var. Onları bugünün ve geleceğin devrimci kuşakları tamamlayacaklar."

İşte Türkiye'de Ermeni yalanları üzerinden İttihatçı düşmanlığı yapanların karın ağrısı burasıdır!

FETÖ kumpaslarının aklayıcısı, FETÖ tetikçilerinin hamisi Nagehan Alçı gibiler ne saçmalarsa saçmalasın!

İsterse kendisine Devlet Bahçeli yeni bir tebrik telefonu daha açabilir…

Bizim içinse, Talât Paşa Türk Devleti'nin ihanete karşı tavrının şeref nişanıdır!

Savunacağız!

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.