1. YAZARLAR

  2. Kamuran ÖZGEN

  3. Süreç uzadıkça
Kamuran ÖZGEN

Kamuran ÖZGEN

Süreç uzadıkça

A+A-

Malum virüsün tüm dünyadaki olumsuz etkileri maddi ve manevi anlamda her geçen gün etkisini artırarak devam ediyor. Süreç uzadıkça virüs bulaşan vaka sayısı ve ölüm oranları artıyor ve maalesef ileriye dönük öngörülerimizde de belirsizlikler oluşuyor. Bazı ülkeler süreci katı karantina yöntemleri uygulayarak daha az vaka ve ölüm oranları ile atlatmayı başarırken, İtalya başta olmak üzere konuya populist yaklaşan ülke yönetimlerinin başarısızlıkları da tüm dünya tarafından gözlemleniyor.

Burada ülke olarak çıkarmamız gereken çok büyük dersler var. Hemen herkesin hem fikir olduğu ve virüs olayının başlaması ve bu oranda yayılıp dünya nüfusunu ve ona bağlı olarak devletlerin ekonomilerini alt üst etmesi ile birlikte, "virüs öncesi ve sonrası hayat" şeklinde tarif edilen ve buna göre öngörüler ortaya konulan bir durum ile karşı karşıyayız.

- Virüs salgınının Çin'de ortaya çıkması ile birlikte, günümüz ulaşım teknolojisinin sağladığı hızlı ulaşım imkânlarının aslında salgının tüm dünyaya yayılmasında ne kadar etkin olduğunu gördük.

- Küreselleşme denen ve dünyayı yöneten sermaye sahiplerinin kırk yıldır propagandasını yaptıkları bu balonun ülkelere zenginlik değil, aslında büyük bağımlılıklar dayattığını görmüş olduk.

- Dünyadaki hemen tüm sağlık kuruluşlarının aldıkları kararlarda, kendilerine dayanak olarak gördükleri Dünya Sağlık Örgütü'nün aslında nasıl insanlığa "rahatlıkla yalan söyleyenler tarafından" yönetildiğini ve destekçilerinin küresel ilaç şirketleri olduğunu da görmüş olduk.

- Disiplinli ve eğitimli toplumlarda konunun ciddiyetinin daha çabuk kavrandığını ve devlet edenlerin bu ülkelerde bir şey söylediklerinde, vatandaşlarının hemen hepsinin bu söylenenlere riayet ettiklerini de görmüş olduk.

- "Bize bir şey olmaz" düşüncesizliğinin hâlâ toplumumuzun büyük bir kesiminde maalesef yerini koruduğunu ve ülkemizde devlet etmenin ne kadar zor olduğunu gördük.

- TRT'ye ait onlarca TV kanalından en az birisinin bundan sonra, "toplum sağlığı ve hijyen" konularında devamlı olarak eğitici yayınlar yapmasının ne kadar zorunlu olduğunu gördük.

- Salgınların din, dil, ırk ve siyaset gözetmediğini ve salgınlarla mücadelede "bilim ve akıldan uzak" hiçbir yöntemin sonucu olumlu etkilemediğini gördük.

- Toplum sağlığının tehlike altında olduğu durumlarda "insan hayatının her şeyin üzerinde" olması gerektiğini ve önlemlerin buna göre alınması gerektiğini gördük.

- Dünya turizm faaliyetlerinin hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını, özellikle "seyahat sigortası" yapan büyük sigorta firmalarının sınır ötesi seyahatler için "sigortalama uygulamalarında" değişikliğe gideceklerini ve bu değişikliklerin de insanların seyahat alışkanlıklarını olumsuz şekilde etkileyeceğini gördük.

- Uluslararası hava ve kara taşımacılığına ilişkin yeni uygulama ve tedbirlerin alınacağını, özellikle hava yolu taşımacılığında "uçağa biniş işlemlerinin" daha karmaşık ve can sıkıcı süreçler bileşiminden oluşacağını gördük.

- Millî Eğitim Bakanlığı'nın ilkokuldan itibaren "temizlik ve hijyen" konularının eğitim ve öğretimini müfredata koyma zorunluluğunun olduğunu gördük.

- 2020 eğitim yılının telafisi mümkün olmayan "kayıp bir eğitim yılı" olacağını ve öğrencilerin hem zihinsel hem de fiziksel olarak büyük bir tahribat yaşayacaklarını gördük.

- Sağlık Bakanlığı bünyesindeki "Halk Sağlığı" birimlerinde çalışan ve masa başında oturmaktan sıkılmış memur tiplerin yerine, salgın ve hijyen konularında uzman hekimlerin bu alanlarda istihdam edilmesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğunu gördük.

Yukarıda da belirttiğim bazı konu başlıkları, bu süreçte hemen aklıma geliverenler. Ama kesin olan nokta şu; bu sürecin uzamaması gerekiyor ve ona göre önlemler alınması gerekiyor ki, maddi ve manevi anlamdaki zararları en asgaride tutabilelim. Tüm toplumu ilgilendiren bir salgın durumunda, inisiyatif insanların kararına bırakılamaz. Devlet etmenin farkı da buradan geliyor zaten.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.