1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Soylu adını değiştirir mi?
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Soylu adını değiştirir mi?

A+A-

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk yazarı Nagehan Alçı'yı aramış ve Türkiye'de yaşanan mülteci sorunu üzerine uzunca bir söyleşi yapmışlar. Bu söyleşi sırasında Süleyman Soylu, Nagehan Alçı'ya "Bu konuda çok iddialıyım Nagehan Hanım, dünyada bizim kadar kapsamlı ve sağlıklı işleyen bir göç yönetimi göstersinler adımı değiştireyim. Bu politikayı yapan ve uygulayan tek lider var: Recep Tayyip Erdoğan. Yapılanın önemini tek anlayan lider ise Angela Merkel" demiş…

Soylu'nun adını değiştirip değiştirmemesinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ne anlamı ya da önemi var, anlamak mümkün değil doğrusu. Sonuçta böyle bir eylem kendi bileceği bir iş, kişisel bir tercih olur ve hiç kimseyi de ilgilendirmez, hani 'istifa eder, bakanlığı ve politikayı bırakırım' dese, böyle bir meydan okumada bulunsa en azından bir mantığı olurdu…

Neyse madem böyle bir meydan okumada bulunmuş bunun üzerine üç beş söz söyleyelim, en sağlam yanıt hemen her zaman arkasında duran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den geldi. Bahçeli, "Düzensiz göç, adı konmamış bir istiladır, demografik yapımıza kumpastır. Küresel ve bölgesel güçlerin bu düzensiz göçteki parmak izlerini iyi araştırmak gerekmektedir. Tehlike alarm verici düzeydedir" deyiverdi. Bu söz ile birlikte Soylu'nun güvendiği dağlara da karlar yağmış oldu.

Aslında bu sözün üstüne başka bir söz söylemek bile gereksizdir, bizce Soylu'nun sözünü tutup adını değiştirmek için mahkemeye başvurması gereklidir…

Memleket yolgeçen kervanına dönmüş, sınırlar kevgir gibi, giren çıkan belirsiz. Ülkede kaç yabancının bulunduğunu, bunların kimler olduğunu bilen yok.

Dahası ülkede bulunan yabancılar diledikleri yerde diledikleri gibi kayıt dışı, kaçak olarak çalışıyorlar! Bakın, göreceksiniz; her dükkân, atölye, fabrika, inşaat ve tarla kaçak göçmen işçi dolu. Bunlar kazandıkları parayı dövize çevirip ülkelerine götürüyor ya da gönderiyorlar, milyarlarca dolara ulaşan bu para transferinin tam boyutunu ise hiç kimse bilmiyor. Kaçak yabancı işgücü yüzünden ülkenin istihdam piyasası ve ticari rekabet dengesi altüst olmuş ama bu arkadaş kalkmış biz göçü çok iyi yönetiyoruz demekten çekinmiyor, adama sorarlar iyi yönettiğiniz buysa kötü yönetseniz ne olurdu?

Soylu, Merkel bu işi anlıyor, bu işten mutlu da demiş, Merkel mutlu olmayacak da ben mi mutlu olacağım? Üç beş kuruş para veriyor, iktidarın ağzına bir parmak bal çalıp Türkiye'yi ucuz mülteci deposu olarak kullanıyor, Avrupa ve Almanya'ya akacak mülteci dalgasını durduruyor, kendi ülkesinin sorununu ucuza çözüyor nasıl mutlu olmasın? Soylu'ya soruyorum; senin maaşını Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları mı veriyor yoksa Almanya'mı, senin görevin Merkel'i ya da Almanları mutlu etmek mi yoksa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını mı?

Temel görevi Türk vatandaşlarını memnun etmek, Türk vatandaşlarının hak ve menfaatlerini korumak olan, bu yüzden maaş alan bir bakanın kalkıp böyle bir gerekçe ortaya koyması ve Türkiye'nin saçma sapan göç politikalarını savunmaya kalkması açıkçası utanılacak bir durumdur…

Göç ekonomik, siyasi ve sosyal birçok sorun doğurur! Türkiye'nin göç sorunu iki yönlüdür; ilk olarak yetiştirdiği, yatırım yaptığı nitelikli insan dokusunu koruyamıyor bunların yabancı ülkelere göç etmesine engel olamıyor. İkinci olarak ise dünyadan kontrolsüz bir şekilde, niteliksiz insanların göç etmesine ve dahası istihdam piyasasına girmesine izin veriyor. Bu iki göç yapısı birleşince Türkiye'nin insan kaynakları dengesi ve sosyal yapısı bozuluyor, Türkiye'nin kalkınması sabote edilmiş oluyor.

İçişleri Bakanı ise daha sorunun boyutunu ve yol açacağı ekonomik, sosyal, siyasal sorunları dahi idrak edememiş, görevini yapıp bu sorunu çözeceğine kalkıp 'biz bu işi ne kadar da iyi yönetiyoruz' diye övünüyor…

Aslında önce sorunun tam boyutunu tespit etmek gerekmektedir, bunun için yapılması gereken ilk iş eskiden olduğu gibi ev ev dolaşılarak sokağa çıkma yasağının uygulandığı bir nüfus sayımı yapmaktır. Ancak böyle bir yöntemle ülkede kaç kişinin bulunduğunu ve bunların demografik özelliklerini belirlemek mümkün olabilir.

Boyutunu ve niteliğini bile bilmediğimiz bir sorunu el yordamı ile çözmek mümkün değildir…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.