1. YAZARLAR

  2. Mehmet Akif Cenkci

  3. Sosyal Güvenlik kurumu ne kadar sosyal?
Mehmet Akif Cenkci

Mehmet Akif Cenkci

Sosyal Güvenlik kurumu ne kadar sosyal?

A+A-

Merhaba sevgili okuyucularım, bu haftaki köşemde sizlerden almış olduğum ve uygulamada bizzat şahit olduğum bir aksaklıktan bahsetmek istiyorum.

Vatandaşlarımızın Sosyal Güvenlik Kurumu merkez ve taşra teşkilatları ile yani Sosyal Güvenlik Merkezleri ile arasında mesafe olduğu açık ve sabittir. Sigortalılar ve hak sahipleri, bu Sosyal Güvenlik Merkezlerinde iş ve işlemlerini yaptırana kadar adeta kan kusuyorlar.

Vatandaşın ikametgahı ile SGK dosyası farklı bir ilde olabiliyor. Tüm hayatı boyunca birden fazla Sosyal Güvenlik Merkezlerinde (SGM) oluşabiliyor. Vatandaş iş ve işlemleri için kuruma dilekçe ile müracaat ediyor, ancak kurum ne yazık ki dilekçede talep edilenin aksine işlem tesisi edebiliyor. Çoğu SGM'ler vatandaşın dilekçesine cevap dahi yazmıyor, lütfedip yazanlar ise bu yazıları maalesef adi posta sistemi ile vatandaşa tebliğ ettiğini zannediyor. İşte tam da bu noktada çileden çıkan vatandaş telefonla ilgili memura ulaşmak istiyor, ancak ne mümkün. Santral memuru telefona bakmaz, baksa da ilgili servisi telefona bağlasa bu seferde memur telefonu kaldırıp bakmaz.

Birçok yetkili ve görevliyle telefonlara cevap vermeme konusunu görüştüğümde aldığım cevap hep aynı, ''telefonlara bakmaktan iş yapamıyoruz'' iyi de Allah aşkına zaten iş yapmaya niyetiniz yok ki, vatandaş sizi muhabbet etmek için, dedikodu yapmak için aramıyor. İşlemlerini yaptırmak için arıyorlar. Vatandaşın dilekçesine uygun işlemi gerçekleştirin, dosyasında aksaklık var ise yazılı veya sözlü bildirin, vatandaş da sizi aramasın.

Sormak lazım Sosyal Güvenlik Kurumu Sayın Başkanına, madem telefonlara bakmayacaksınız kapatın gitsin, internet sitenizde sayfa sayfa telefon rehberi yayınlamayın, fax numaraları yayınlamayın, mail adresleri yayınlamayın. Biraz gerçekçi olun, biraz samimi olun. Vatandaşa hizmet odaklı çalışın, günü kurtarmak, günü bitirmek maksadıyla çalışmayın.

Tebligat Kanunu'na uyun. Kanunlara uymamakta maşallah üzerine kimse su dökemez…

Genelgelerinizi kanunların üstüne çıkardınız. Genelgeleriniz kanunlarınızla uyumsuz, farkında mısınız?

Sosyal Güvenlik Merkezlerinde vatandaşa yapılan muameleden haberiniz var mı?

Sosyal medya hesapları vasıtasıyla yapmış olduğunuz paylaşımların maalesef kamuoyunda karşılığı yoktur. Siz sanal alemdesiniz, gerçek hayat Sosyal Güvenlik Merkezlerinde…

Buyurun SGM'lere gidin bir bakın, giderken de kalabalık heyetlerle, önceden haberli bir şekilde değil tabi ki…

Gerçekleri ve vatandaşın sıkıntılarını madem siz göremiyorsunuz, biz size tek tek anlatmaya hazırız. Dinlemek isterseniz tabi ki…

Merhaba Mehmet Bey, ben Selçuk.  Temmuz 2019 yılında Almanya'dan yurt dışı borçlanması için dilekçe ile müracaat ettim. Eski kanundan faydalanmak için. Ancak aradan onca zaman geçmesine rağmen hiçbir şekilde tarafıma bir cevap gelmedi. Türkiye'deki kurumu arıyorum, telefonlara bakan da yok. N e yapmalıyım?

Selçuk Bey, aradan bayağı bir uzun zaman geçmiş. Muhtemelen dosyanızda eksik evraklarınız vardır. Kurum size talep dilekçesinde belirtmiş olduğunuz tebligat adresine yazı yazarak eksik evraklarınız var ise onların tamamlanmasını isteyecektir. Ancak ne kurum bu talep yazışınızı Adi Posta yöntemiyle yapmaktadır. Dolayısıyla bu posta yönteminin takip sistemi yoktur. Normal şartlarda 3 ay içerisinde eksik evrakları tamamlamanız gerekecektir. İşte sıkıntı da tam olarak bu noktada başlamakta. 3 aylık süre ne zaman işlemeye başlar? Kurum yazının kendinden çıktığı andan itibaren 3 aylık süreyi başlatıyor. Halbuki Tebligat Kanunu'na göre vatandaşa tebliğ edildikten sonra sürenin başlaması gerekiyor. Adi Posta ile işlemler yapıldığından dolayı hak kaybına uğramanız mümkün. Sizlere tavsiyem konuyu detaylı açıklayarak kuruma yazılı başvuruda bulunmanızdır. İlerleyen dönemlerde dava yoluna giderek, hakkınızı talep edebilirsiniz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar