1. YAZARLAR

  2. Nuri Kayış

  3. Şöhret bazen başa bela olur!
Nuri Kayış

Nuri Kayış

Şöhret bazen başa bela olur!

A+A-

Üç-dört televizyon dizisinde görünüp şöhret olan bir oyuncu, genç sevgilisini öldüresiye dövdüğü için günlerdir gündemde.

Bu olaydan yola çıkarak şöhret konusuna eğilmekte yarar var.

"Çağımızda bazı kişilerin şöhreti, onlara hayranlık duyanların aptallığı ile doğru orantılıdır" demiş Heiner Geisseler.

Muhammed Ali'nin şu sözleri de kısa yoldan şöhrete ulaşanların kulaklarına küpe olacak nitelikte:

"Yetenek insanı şöhret yapar, karakter ise efsane."

Balzac da iyi tanımlamış şöhreti:

"Şöhret ancak küçük dozlarda alındığında faydalı bir zehirdir."

Bacon ise şöhret olanların orada fazla oyalanmamasını tavsiye etmiş:

"Şöhret pazara benzer, çok kalırsanız fiyatlar düşer."

Voltaire'nin tespiti de çarpıcı:

"Erken şöhret kadar ağır yük olmaz."

Şöhretin en belalı yanlarından biri de, son şiddet olayında tanıklık ettiğimiz gibi, bazen onu hiç hazmedemeyecek olanların başına konması değil mi?

Doğru olan galiba şu:

Toplum, belli bir eğitimden geçmeyen ve kültürel olgunluğa ulaşmayan kişiye; kameraya iyi görüntü verdiği, topa iyi vurduğu, podyumda güzel yürüdüğü, birkaç şarkıyı kafasını gözünü yarmadan söylediği, sosyal medyada bilmem kaç kez tıklandığı için şöhret olma hakkı tanımamalı.

Bu arada, şiddetin mağduru genç kadına da Güzin Abla üslubuyla söyleyecek bir çift sözüm var:

"Bak güzel kızım… Daha 20'li yaşlarının başındasın.

45'inde yani baban olabilecek yaşta biriyle nasıl yan yana gelebildin sen?

O insanın şöhreti ve parası bu kadar mı önemliydi Allah aşkına.

Yaşı yaşına, huyu huyuna, kültürü kültürüne uygun bir arkadaş, bir partner bulamadın mı çocuğum?

Unutma, şöhret ne yenir ne içilir. Sadece ona sahip olanın egosunu şişirir.

Bundan sonra daha dikkatli davranman umuduyla sana yeni hayatında sağlık ve mutluluklar diliyorum."

SEÇMENİN SORUMLULUĞU

ABD Başkanı…

Brezilya Devlet Başkanı…

Fransa Cumhurbaşkanı…

İngiltere, İtalya, İspanya ve İsveç başbakanları…

Şu anda oturdukları koltuklara darbeyle filan değil serbest seçimle geldiler.

Ortak bir diğer özellikleri de şu:

Korona salgını karşısında ne yapacaklarını bilemediler, fena halde bocaladılar, yanlış kararlar verdiler, binlerce insanın ölmesine neden oldular.

Bu tablo bize demokratik hayatta seçmen olmanın ne kadar büyük sorumluluk gerektirdiğini gösteriyor.

Şayet seçmen kılı kırk yararak seçim yapıp; akıllı, bilgili, kabiliyetli, itidalli, liyakatli isimleri seçme başarısını gösterseydi, ülkeleri korona salgınından herhalde çok daha az hasarla kurtulurdu. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.