1. YAZARLAR

  2. Aydın Tomakin

  3. Siyasetteki dalgalanmalar!
Aydın Tomakin

Aydın Tomakin

Siyasetteki dalgalanmalar!

A+A-

Yaş itibariyle 1969 seçimlerinden bugüne kadar siyaseti yakından takip eden biriyim. Olağanüstü dönemler hariç, her yaz mevsiminde siyaset tatile çıkar ve ülkede bir süre de olsa depolitizasyon yaşanırdı.

Ancak 2019 yılı siyaset açısından bir garip yıl oldu. 31 Mart'ta yapılan seçimlere hazırlık açısından Ocak ayından başlamak üzere siyasetin hızı hiç düşmedi. 31 Mart seçimlerine toz duman içinde girdik. Ancak iktidar partisi Ak Parti sonuçları kendi açısından hiç beğenmedi. Çünkü bugüne kadar seçimleri hep Ak Parti kazanıyordu. Nasrettin Hoca gibi Ak Parti bindiği dalı kesti. Şöyle ki; Sayın Devlet Bahçeli koltuğunu koruyabilmek için türlü alavere, dalavere ile kendi karşısına çıkan adayları İktidarla iş birliği içinde ekarte etmesini bildi. Ahlaki ve etik açısından doğru olmasa da siyaseten ve kendi hedefi açısından bir başarı kazandı. Ak Parti, uzun süredir tasarladığı 'Başkanlık' sistemini mecliste yaptığı yoklamalarla başarılı olamayacağını anlayınca rafa kaldırmıştı. Sayın Devlet Bahçeli de iktidardan koltuğunu korumak adına aldığı desteğe karşı bir vefa borcu olarak, bir gün çıktı getirin şu başkanlık tasarısını ben varım dedi. Ak Parti böyle bir pası karşılıksız bırakmadı ve anında tasarı hazırlandı ve halkoylaması ile (şaibeli bir şekilde) kabul edilmiş oldu.

Ak Parti bir tuzağa düştüğünü yıllar sonra fark etti ama iş işten geçmişti. Çünkü Ak Parti her seçimde yüzde 34'le başlayan tek başına iktidar olmaya alışmıştı. Halbuki yeni getirdikleri sistemle, artık en yüksek oyu da alsan iktidar olma şansını kaybediyordun. Yani kamufle ettikleri 'Başkanlık' sistemine de 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi' adını verdiler. Belki ilk anda çok cazip geldi iktidar cenahına ama kazın ayağı hiç de öyle değildi. Artık getirdikleri yeni sistemle yüzde 50+1 oy almaya muhtaç duruma düştüler. Bu yeni sistemin üzerinden bir yıl bile geçmeden sistem çöktü. Bunu iktidar sözcüleri de kabul ediyorlar ama erkekliğe maya çalmamak adına efendim aksayan yönlerini tamir edelim. Sistemin MR'ını çekelim ve nerede aksama varsa orayı onaralım gibi garip bir savunma durumuna geçtiler.

31 Mart seçimlerinde görüldü ki bu getirdikleri yeni sistem kendilerinin lehine değil aleyhine çalışmıştı. Ak Parti sözcüsü sosyal medyada da hit olan o meşhur cümlede ne diyordu. "Bu seçimlerde hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu" demişti. Bu sonuçları içine sindiremeyen iktidar ve sarayın korsan bekçisi canhıraş yenilenen İstanbul seçimleri için çalıştılar. Ama 13.000 fark 23 Haziran seçimlerinde 810.000'e çıktı. Bu milletin oylarını çantada keklik olarak gören iktidara İstanbul seçmeni, büyük bir ders vermiş oldu.

Yaz boyu siyaset ne tatil yaptı ne de hız kesti. Yeni parti kurma çalışmaları başladı. Buna karşılık Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elindeki medya gücünü de kullanarak yeni parti çalışmalarının önünü kesmek için teşkilat ve milletvekillerini zinde tutmak adına sürekli toplantı yapmakta ve teşkilata sürekli olarak gaz vermeye devam etmektedir.

Anlaşılan o ki yaz boyu hız kesmeyen siyasetin önümüzdeki günlerde ve yeni yılda daha da hız kazanacağını söylemek kâhinlik olmasa gerektir. Ömrü olan önümüzdeki siyaset arenasında nelerin olacağını göreceklerdir.

Artık Ak Parti iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Ne mutlu Türk'üm ve Müslümanım diyene, ve diyebilene...

Önceki ve Sonraki Yazılar