1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Şeker hastalığının çaresi onda! Yoğurda bir kaşık eklemek yetiyor...
Şeker hastalığının çaresi onda! Yoğurda bir kaşık eklemek yetiyor...

Şeker hastalığının çaresi onda! Yoğurda bir kaşık eklemek yetiyor...

Yemeklerin vazgeçilmezi baharatlar hem lezzet hem sağlık saçıyor. En sık tüketilen baharatlardan biri olan kimyon adeta şeker hastalığına kalkan oluyor. Şeker hastalığını önleyen ve birçok sağlık sorununa derman olan kimyonun faydaları nelerdir?

A+A-

Yoğurtla bir araya geldiğinde adeta mucize olan kimyon kan şekerini düzenlediği gibi aynı zamanda vücuttaki ödemin atılmasını sağlıyor.

İşte uzmanların mutlaka tüketilmesi gerektiğini vurguladığı kimyon mucizesi ve faydaları...

Antioksidan özelliğiyle öne çıkan baharat kimyon hakkında bilmeniz gerekenleri ve kimyonun faydalarını Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez anlattı... Kimyon, özel aromatik tadı ve kendine has kokusuyla sofralarımızda sıkça konuk ettiğimiz en eski baharatlardan biri. Ortaçağ'dan beridir kullanılan kimyon o dönem Avrupa'da sevgi ve sadakatin sembolü olarak kabul edilmiş. Kimyonun vatanı Akdeniz bölgesi ve Asya'nın batısı olsa da, asırlardır Eski Yunan, Roma ve Ortadoğu mutfağında çorbalarda, et, tavuk ve balık yemeklerinde de kullanılıyor. Avrupa'da ayrıca ekmek, peynir, şeker, bisküvi ve hamur işlerinde de kimyona rastlanıyor. Türkiye'de ise kimyon Orta Anadolu'da kuru tarım alanlarında, özellikle Eskişehir, Sivrihisar, Polatlı, Konya'da yetiştirilip yemeklere lezzet verici olarak katılıyor.

DİYABETLİLERİN İLACI

Kimyon içerdiği biyolojik aktif bileşen olan kumin aldehit ile diyabet oluşumunda rol alan enzimleri inhibe eder ve vücutta insülin üretimini sağlayan pankreastaki beta hücrelerini koruyup, insülin düzeyini artırır. Böylece glikoz seviyesini kontrol altına alır. Şeker hastaları hemen her yemekte kullanabilir.

KALP HASTALIKLARINA VEDA

Mucize baharat kimyon içerdiği östrojen benzeri etki yapan molekül fitoöstrojen ve antioksidanbileşenleri kuersetin ve luteolin sayesinde yüksek kolesterolden korunmaya yardımcı olur. Bir çalışmada kanda bulunan kötü kolesterol olan LDL seviyesi yüksek olan hastaların 15 gün kimyon tüketmeleriyle, LDL düzeylerinin yüzde 10 düştüğü bulunmuştur. Başka bir çalışma sonuçlarına göre sekiz hafta kimyon tüketimiyle kalp damar sağlığını olumsuz yönde etkileyen kan yağları olan trigliserit düzeyleri azalmıştır. 88 kadın üzerinde yapılan süper bir çalışmada ise yoğurdun üzerine eklenen kimyonun üç aylık sürede hem LDL'yi düşürdüğü, hem de iyi kolesterol olan HDL seviyelerini yükselttiği görülmüştür. Yemeklerinizle beraber tükettiğiniz bir kase yoğurda bir çay kaşığı kimyon ekleyebilirsiniz.

CİLDİN VE SAÇIN PARLAMASINDA ETKİLİ

Kimyon A, B, C, E vitaminleri ve çinko, selenyumdan zengin içeriği ile saç ve cilt sağlığını korur. Kimyonun bol miktarda içerdiği fosfor, ciltte meydana gelen sivilce, döküntü gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Özellikle kremlerin içerisinde de bulunan, kimyonun zengin bileşeni, süper antioksidan E vitamini cildi yumuşatır. Ayrıca E vitaminin dezenfektan ve antimikrobiyal özellikleri, cilt lekelerinin oluşumuna karşı koruyucu etki oluşturur.

ÖDEMİ ATIYOR, GAZ PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR

Kimyon sindirim problemi olan bireyleri rahatlatan, etkisini hemen gösteren mükemmel bir baharat. Bu etkisini hem tükürük salgısını hem de karaciğerden salgılanan, yağ sindiriminde görev alan safrayı uyararak gösteriyor. Bu özelliği sayesinde yemeklerinize kimyon eklemek, yemeğin ardından yaşadığınız hazımsızlığı önleyebilir. Bunun yanında yağların sindirim sürecini hızlandırdığınız için kilo kaybınız için de önemli bir destek sağlarsınız. İdrar söktüren ve gaz sorununa iyi gelen kimyonun kuru baklagiller ile tüketildiğinde de olumlu etkisi görülüyor. Çalışmalar düzenli tüketilen kimyonun bağırsak problemlerini azaltıcı etki göstermesi için iki hafta gibi kısa bir sürenin yeterli olduğunu gösteriyor.

BALLA TÜKETEN ANNELERİN SÜTÜ ARTIYOR

Kimyon, yüksek oranda demir içeriğine sahip. Özellikle demir ihtiyacının arttığı gebelik ve emziklilik döneminde kadınların mutlaka tüketmesi gerekir. Aynı dönemde gereksinimi artan bir diğer mikro besin öğesi ise kalsiyum. Kalsiyum yeterli düzeyde alınmadığında annede diş çürükleri, osteoporoz gibi hastalıkların gelişim riski artar. Bu nedenle kalsiyumdan zengin kimyonu anneler yemeklere eklemeli. Bunun yanında kimyon fitoöstrojen içeriği ile idrarla kalsiyum atımını da azaltır, böylece kemiklerin güçlenmesine katkısı iki katına çıkar. Ayrıca kimyon, içerisindeki timol adı verilen mucize bileşen sayesinde emzikli kadınlarda süt üretimini artırır. Kimyonun bal ile beraber tüketimi bu etkiyi artırıcı etki gösterir.

ANTİOKSİDAN ETKİ

Kimyon içerdiği flavonoid ve polifenol bileşenler sayesinde vücutta hasar oluşturan moleküller olan serbest radikallerle savaşır. Kimyonun antioksidan etkisi zerdeçal ve karabiberle birleştiğinde inflamasyona karşı adeta bir kalkan oluşturur. Böylece hipertansiyon, tip 2 diyabet, osteoporoz, Alzheimer gibi hastalıklardan korur.

DERİN UYKU ÇEKMEK İÇİN

Kimyon içerisindeki esansiyel yağlar sayesinde stresi önler, rahat bir şekilde uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Kimyon melatonin üretiminde görev alan B vitaminleri içerir ve böylece uykunuzu düzene sokar.

TÜKETİRKEN DİKKATLİ OLUN

Sonuç olarak sağlık üzerinde bu kadar olumlu etkileri olan, inanılmaz lezzetli bu baharatı çorbalarınızda ve yemeklerinizde bolca kullanmanızı, yoğurt ve peynirlerin üzerine eklemenizi öneririm. Ancak kan şekeri üzerinde düşürücü etkisi olduğundan dolayı ciddi hipoglisemi hastasıysanız, kanın akışkanlığını fazlasıyla artırdığı için kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız ya da yakın bir zamanda ameliyata girecekseniz kimyon tüketiminde dikkatli olmanız gerektiğini unutmamalısınız

YAĞ YAKAN KİMYON ÇAYI

MALZEMELER:

1 çay kaşığı kimyon tohumu
1 çay kaşığı rezene
5 kuru karanfil
Yarım limon

YAPILIŞI:

Sıcak suya kimyon tohumu, rezene tohumu ve karanfili atıp üç dakika demleyin. Süzüp içine yarım limonu sıkın. Yağ yakması için sağlıklı beslenmede ana öğünlerden sonra birer su bardağı içmeniz yeterli.

Diyetisyen Merve Sehlikoğlu, insan metabolizmasının sağlıklı beslenme için her çeşit besine ihtiyacı olduğunu söyleyerek, "Sağlıklı beslenme sağlıklı bir mutfakla başlar. Eğer mutfağınıza sağlıklı malzemeler giriyorsa, o mutfaktan sağlıklı yemekler çıkıyor demektir. Tabi ki tüketirken ölçülü olmak koşuluyla" dedi. Sehlikoğlu, sağlıklı beslenme için yapılması gerekenleri anlattı.

Sağlığın korunması için beslenme kurallarına dikkat etmek gerektiğini belirten Sehlikoğlu, "İnsanlar hayatlarını devam ettirebilmek için belirli aralıklarla beslenirler. Sadece açlık duygusunu bastırmak, karın doyurmak için atıştırmak ya da ne isteniyorsa onu sınırsızca yemek sağlığı tehlikeye atan bir davranış şeklidir. Bu nedenle ilk kural olarak 3 öğün düzenli beslenin, öğün atlamayın.

Sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenmek şart. İhtiyacımız olan besinler; protein, karbonhidrat, yağ, vitamin, mineral ve su gibi öğelerden meydana gelir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bunların hepsinden gerekli miktarlarda ve düzenli bir şekilde almaktır" şeklinde konuştu.

Diyabetin tüm dünyada hızla artması dikkatleri hastalıktan korunmada alınacak önlemlere çeviriyor. Hareketli yaşamın yanı sıra dengeli ve düzenli beslenme de diyabetle mücadelede çok önemli role sahip. Ancak bu mücadelede bazı besinler öne çıkıyor. İşte bizi diyabetten koruyan kan şekerimizi dengeleyen besinlerden en önemlileri...

Kıvırcık lahana: Brokoli gibi kıvırcık lahana da çok düşük karbonhidrat değerine sahip olmasıyla bilinen bir sebze. Antioksidan deposu olan bu besini herkesin tüketmesi gerekiyor.

Brokoli: Brokoli için 'diyabet hastaları için var olan bir sebze' demek hiç de yanlış olmaz. Diyabetle doğal olarak savaşan bu sebze kan şekerini dengelerken günlük C vitamini ihtiyacını da karşılıyor.

Avokado: Omega 3 deposu olan avokado kalp ve tansiyon rahatsızlıkları için anahtar besinken diyabette de kan şekerini dengeliyor.

Çay: Uzmanlar şekersiz olmak kaydıyla yeşil çay ya da siyah çayın her gün tüketilmesi gerektiğini söylüyor. Yoğun miktarda antioksidan içermesi sayesinde ise kan şekerni ayarlamaya yardımcı.

Baklagiller: Lif deposu olan baklagiller, sadece diyabet hastalarının değil aslında herkesin haftada en az iki kez tüketmesi gereken besin grubunda. Düşük karbonhidrat değerine sahip bu besinler, kandaki şeker oranını dengeliyor.

Bitter çikolata: Az şekerli, bol kakaolu bitter çikolata zengin antioksidan kaynağı olması bir yana insülin direncini de azaltıyor.

Sarımsak: Sarımsak kanser rizkini azaltırken kolesterolü dengeler ve kan basıncını düzene sokar. Bu nedenle diyabetle savaşta muhakkak tüketilmesi gereken besinlerden biri.

Yulaf: Lif deposu olan yulaf şekerin içinde bulunan yüksek karbonhidratı dengeleme konusunda uzman.

Elma: Kolesterol ve kalp rahatsızlığı yaşayanlar için aranan besin olan elma, kan şekerini dengelemesiyle diyabetle savaşmak için de gizli silahlardan biri.

Balık: En sağlıklı protein kaynaklarından biri olan balık, Omega 3 deoposu olması bakımından sadece diyabet hastalarının değil herkesin tüketmesi gereken bir gıda.

Kuşkonmaz: Türk mutfağında kendine yeni yeni yer edinmeye çalışan kuşkonmaz, insülin üretimini arttırdığı için özellikle Tip 2 diyabet hastalarına öneriliyor.

Tatlı patates: Patatesin aksine tatlı patates, insülin direcini azaltıyor, kolesterolü düşüryor ve kan şekerindeki artışı önlüyor.

Kuruyemişler: Sağlıklı yağ bulundurma açısından oldukça zengin olan kuruyemişler dengeli tüketildiği takdirde kan şekeri kontrolünü kolaylaştırıyor.

Ispanak: Lifli yeşil yaprakları sayesinde diyabet hastaları için uzmanlar tarafından muhakkak öneriliyor.

Yoğurt: Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan ve içinde bulundurduğu yüksek miktarda kalsiyum miktarıyla günlük yemek alışkanlığında muhakkak olması gereken yoğurdun Tip 2 diybaet riskini azalttığı ortaya çıktı.

Kırmızı meyveler: Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için antioksidan ve lif deposu olan kırmızı meyveler insülin üretmeye yardımcı olurken Tip 1 diyabet hastaları için de kan şekerini dengeleme açısından oldukça önemli.

Keten tohumu: Sağlıklı yağ, lif ve protein deposu olan keten tohumu diyabetle savaş için aranan besin.

Çekirdek: Kuruyemişlerden olan kabak çekirdeği Omega 3 açısından oldukça zengin. Düşük karbonhidrat değerine sahip bu besin kan şekerinizi dengelerken aynı zamanda bir demir deposu. Dengeli tüketildiği takdirde ay çekirdeği de iyi bir seçim ancak kabak çekirdeği özellikle tüketilmesi gereken besinlerden. Yine de porsiyon miktarını ayarlamayı hatırlatmakta fayda var.

Tarçın: Tarçın, tatlı ihtiyacını giderebilecek iyi bir baharat. Ayrıca araştırmalar, tarçının kan şekerini dengelediğini kanıtladı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.