1. YAZARLAR

  2. Ömer Erbıyık

  3. Rüyanızda dahi göremezdiniz
Ömer Erbıyık

Ömer Erbıyık

Rüyanızda dahi göremezdiniz

A+A-

Tarih:24 Temmuz 1923.

Lozan Anlaşması imzalanmış ve askeri zaferin ardından bir de "siyasi bir zafer" kazanılmıştı.

Ayasofya'nın ibadete açıldığı tarih olan 24 Temmuz 2020 tarihi ise aynı zamanda Lozan'ın 97. yıl dönümü idi.

***

Sultanahmet camine vakit namazlarında bile gelmeyen birçok kişi Ayasofya'ya "bindirilmiş kıtalar" olarak getirildiler. Ayasofya doldu taştı.

Korona mı?

Efendim geçiniz Korona'yı.

Ne Korona'sı?

Ayasofya ibadete açılıyor ibadete.

***

Ayasofya'da ilk namazın kılınmasının ardından cüppeli sarıklı kalabalık gruplar, Sultanahmet sokaklarında tekbirler eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi.

Lozan kutlamalarına Korona sebebiyle engel koyan valilik ve polisin bu gruba engel  olduğunu nedense duymadık.

***

"Özde namaz kılanlar için yeryüzünde her yer mabedtir."

Önce bunun altını çizelim.

Bindirilmiş kıtalar Ayasofya'da namaz kılınca acaba daha mı çok sevap kazanmış oldular?

***

Ayasofya'nın ibadete açılışı Lozan'ın yıl dönümüne denk getirildi. İbadete açılması sırasında ise "Atatürk'e yönelik nefret söylemleri" halen ülke gündemini meşgul etmekte.

Bu nefret söylemi hiç yakışık almadı.

"10 Kasım'larda ve Milli Bayram"larda Atatürk'ü ağızlarına almayan  diyanet yetkililerinin Ayasofya'nın ibadete açılışı günü hutbe konuşmasında Atatürk'e minnet duygularını ifade etmeleri elbette beklenemezdi.

***

Beş yıl  kadar düşman işgali altında kalıp da İstanbul'u düşman çizmelerinden kurtaran, bugün ülkemizin bütün camilerinde 5 vakit ezanın okunmasını sağlayan büyük kurtarıcı Atatürk'e minnet duymamak utançtır, vefasızlıktır.

***

Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde hem o koltuklarda oturacaklar hem de Atatürk'e ve cumhuriyete saldıracaklar.

Bu asla kabul edilemez bir durumdur.

"Ayasofya'yı tapuya cami olarak kayıt ettiren Atatürk'e Ayasofya üzerinden üstü kapalı olarak lanet okumak" öyle mi?

Tarih sizleri asla affetmeyecektir.

***

Ayasofya'nın açıldığı gün Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan'ın mimarı ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'nün manevi huzuruna çıkmak isteyen Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) heyeti ve birçok sivil toplum kuruluşu Anıtkabir'e alınmak istenmedi.

Gerekçe ; "Anıtkabir'i dezenfekte etmekmiş."

Anıtkabir'i "dezenfekte" etmek için seçe seçe Lozan'ın yıldönümünü seçmişler!

Yazıklar olsun sizlere diyorum.

***

Birçok şehirlerimizde ADD tarafından organize edilen programa birçok valilik ve polis, kanuna aykırı olduğu ve Korona virüsü salgını gerekçesiyle izin vermedi.

Ayasofya'nın açılışına  ise izin vardı.

Nede olsa  Ayasofya ibadete değil, siyasete açılıyordu.

Korona virüsü salgını orada yok muydu?

***

Diyanet işleri başkanı Ayasofya'da Minbere çıkarken elinde kılıç vardı.

Dünyaya elde kılıçla bir görüntü verildi.

"Hristiyan alemine meydan okuma." benzeri bir görüntü.

Bu görüntü de hiç şık olmadı.

Bari elinizde bir "gül" ile minbere çıksaydınız dünyaya barış mesajı verilmiş olmaz mıydı?

"21.Yüzyılda İslam dinini kılıçla anlatmak."

Olacak iş değil.

***

Elde kılıçla güç gösterisi tarihte kaldı efendiler.

Bugünkü dünyada "güç gösterisi ve saygınlık" kılıçla olmuyor.

Güçlü ekonomi ile oluyor. (Güçlü Ekonomi de hesap kitap işidir.)

Hukukun üstünlüğü ve basının özgür olması ile oluyor.

Akıllı, liyakatli kişileri kritik yerlere getirmekle olur.

Teknolojik ürünler üretmekle oluyor.

Paranızın değerli olmasıyla oluyor.

Özgürlük, eşitlik, adalet, insan halklarına saygı ile oluyor.

Ordunuzun caydırıcılığıyla oluyor.

***

Malum zihniyet cumhuriyeti değil Osmanlı'yı referans alan, cumhuriyet  ve Atatürk düşmanı "Keşke Yunan galip gelseydi. " diyen fesli zat Kadir Mısıroğlu'na rahmet okuyan zihniyettir.

Evet Atatürk'e dil uzatan, lanet okuyan zihniyet işini yapıyor, işini.

***

Unutulmamalıdır ki;

Bizlere bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü armağan eden, Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü'ye minnettarlık duymayan, Türkiye Cumhuriyeti'ni şeyhler, meczuplar, tarikatlar cumhuriyeti yapmaya çalışan, hilafet ve saltanat özlemi olan kesimin Atatürk ve İnönü'ye  düşmanlıklarının arkasında

Cumhuriyet ve Cumhuriyet devrimleriyle hesaplaşma anlayışları yatar.

***

Ayasofya'nın ibadete açılmasından sonra "Hilafet isteriz." çağrıları yapılmaya başladığı gibi yandaşlardan şimdi de "Güle güle cumhuriyet" sesleri yükselmeye başladı.

Geçmişe gidip "Fesli delinin" söylediklerine bir bakalım;

"Amerikan desteği ile Amerikan kuklası bir Halife gelse.

Gelsin de kim gelirse gelsin.

Hilafeti geri getirelim. Bu iş için Clinton zamanında çalışan heyetten bana da teklif geldi. Bu iş nasıl gerçekleşir."

 

Evet sözün bittiği yerdeyiz.

Hilafet isteyen cumhuriyet ve Atatürk düşmanı zihniyetin kimlerin emrinde olduğunu anladınız mı şimdi?

***

Kurtuluş savaşından kaçanların, Menemen'de Atğm. Kubilay'ı şehit eden, genç cumhuriyete karşı emperyalist güçlerin talimatıyla isyan çıkaranların torunları elbette Lozan'ı da, Atatürk'ü de onun silah arkadaşlarını da sevmezler.

***

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu olan ve İstanbul'u işgalden kurtaran Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmasaydı  Ayasofya'da işgal güçlerinin silahlarını gölgesinde ve çan sesleri altında ne de güzel namaz kılardık değil mi?

Atatürk olmasaydı Ayasofya'yı rüyanızda bile göremezdiniz efendiler.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.