1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Perseverance / Azim
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Perseverance / Azim

A+A-

İnsanlar, evren ile ilgili bilgilerinin çok az olduğu, dünyayı evrenin merkezi olarak kabul ettikleri binlerce yıl boyunca yaşamın dünyaya bahşedilmiş, ilahi ve benzersiz bir özellik olduğuna inanmışlardı.

Bilim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte binlerce yıl boyunca ezberlenen bu dogmalar sorgulanmaya, evren ve yaşam biçimleri konusunda araştırmalar yapılmaya başlandı.

Bilimin öncülerinden Nicolaus Copernicus (19 Şubat 1473-24 Mayıs 1543), "Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine" başlığını taşıyan eserinde, Güneş Sistemi'nin tarifini yapmış; gezegenlerin, Güneş'in merkezde olduğu sabit yörüngeler üzerinde hareket ettiğini kabul eden günmerkezlilik yasasını savunmuştur.

Bilimsel çalışmaları ve düşünceleri uğruna en büyük bedellerden birini ödeyen bilim insanı Giordano Bruno'da (1548-17 Şubat 1600), Kopernik'in günmerkezlilik tezini savundu. Evrenin sonsuz ve eşdağılımlı olduğunu ve evrende, dünyadan başka birçok gezegenin bulunduğunu söyledi. Bruno, kilisenin ve dinin tezlerine aykırı görüşler beslediği için bundan 400 yıl kadar önce 1600'de Engizisyon mahkemesinde yargılanarak sapkın ilan edildi ve Roma'da halkın gözleri önünde diri diri yakılmak sureti ile idam edildi.

Rönesans'ın bilimsel devrimine büyük katkıda bulunan, gözlemsel astronominin babası olarak kabul edilen Galileo Galilei (15 Şubat 1564-8 Ocak 1642) tarafından dünya merkezli evren teorisinin çökertilmesi, insanları daha büyük bir merakla gökyüzünün araştırılmasına yönlendirdi. İnsanlar gökyüzünde ne olduğunu anlayabilmek için çok büyük bir çaba içine girdiler.

Bilim insanlarının bu saygıdeğer çabaları ve gelişen teknolojinin de desteği ile o günlerden bu günlere evren ve uzay ile ilgili birçok bilgiye eriştik, bu çabalar hala da sürmektedir. Son olarak da geçtiğimiz hafta Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA tarafından inşa edilen uzay aracı Perseverance yedi aylık bir yolculuktan sonra Kızıl Gezegen'e sorunsuz bir şekilde indi. Perseverance, Mars'da bir zamanlar yaşam olduğuna dair somut kanıt arayacak.

Dünya dışı bir gezegende yaşam izlerinin bulunması yaşamın dünyaya özgü bir nitelik olduğuna dair tüm iddiaları sonsuza kadar çökertecek bir keşif olacaktır. Yaşamın da aynı diğer doğal fenomenler gibi evrenin her bir noktası için geçerli bir form olduğu kesin kanıtları ile ortaya konulacaktır.

NASA tarafından inşa edilen Perseverance (Azim) bilim tarihi açısından çok önemli böyle bir görevi yüklenmiş bulunmaktadır, uzay aracı "Mars 2020" görevi kapsamında 20 kamera ve bir mini helikopteriyle  Kızıl Gezegen'de yaşamın izlerini arayacak.

NASA bu sefer Mars'a inmek için çok yenilikçi bir yöntem uyguladı, uzay aracı Mars'ın atmosferine girdikten sonra roket motorlarının hızı yavaşlatılan uzay aracı bir iniş paraşütü ile Mars yüzeyine yöneldi. İniş manevrasının son aşamasında ise yaklaşık 20 metre yükseklikten Jezero Krateri'ne kablolarla bir vinç tarafından indirildi. Vinç daha sonra gezegene kendi inişini yapmak üzere uzay aracından ayrıldı.

ABD Başkanı Joe Biden de, Twitter'dan başarıyla gerçekleşen inişle ilgili olarak, "Bugün, bilimin gücü ve Amerikan dehası ile hiçbir şeyin imkanlar ötesinde olmadığı bir kez daha kanıtlanmıştır" mesajını paylaştı ve NASA yetkililerini kutladı.

Yaklaşık bir ton ağırlığındaki Perseverance iki metre uzunluğunda bir robot kolunun yanı sıra çok sayıda kamera ve mikrofona da sahip bulunuyor. Ayrıca, Dünya dışında uçması planlanan ilk mini helikopter "Ingenuity" de bu araçla birlikte Mars'a gitti. Bu görev başarıya ulaşırsa Ingenuity dünya dışında uçmayı başaran insan yapımı ilk araç olacak.

Perseverance, Mars'a yollanan beşinci uzay aracı. Diğer dört uzay aracı da ABD tarafından yollanmıştı. Son yollanan uzay aracı "Curiosity" ise Kızıl Gezegende hala faaliyetini sürdürüyor.

Perseverance'nin iniş yaptığı 45 kilometre çapındaki Jezero Krateri, Mars'ın kuzey yarımküresinde yer alıyor. Bilim insanları, yaklaşık 3,5 milyar yıl önce bir nehrin bu kraterdeki göle aktığını varsayıyorlar, bilim insanlarının düşüncelerine göre, bir zamanlar Mars'ın güçlü bir atmosferi vardı, yüzeyinde göller ve nehirler bulunuyordu ve bugün Dünya'da bildiğimiz organizmaların gelişebileceği yaşanabilir habitatlara sahipti.

"Mars 2020", Kızıl Gezegen'de bir zamanlar yaşamın var olduğuna dair kanıt derlemek için düzenlenen ilk görev oldu. NASA, bu görev için yaklaşık olarak 2,4 milyar dolar bütçe ayırmış bulunmaktadır.

Perseverance Jezero Krateri ve çevresindeki nehir, göl ve delta kalıntılarından kaya ve toprak örnekleri toplayacak. Toplanan örnekler analiz için Dünya'ya getirilecek. Örneklerin 2030'lu yıllarda NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından planlanan ortak bir görev kapsamında Dünya'ya getirilmesi planlanıyor.

Benim bir ekonomi yazarı ve yorumcusu olarak teknoloji ve astronominin konusuna giren böyle bir gelişme için neden bu kadar ilgi duyduğumu, konunun ekonomi ile ne ilgisi olduğunu ve  neden bu kadar söz söylediğimi merak eden okuyucularıma şöyle  anlatayım:

İlk olarak tüm ekonomik faaliyetler çevreden etkilenir, ekonomik faaliyetleri dünyanın dışına taşıyacak, faaliyet alanını genişletecek, yeni ekosistemlere açacak her türlü faaliyet bu yüzden ekonomi biliminin ve ekonomistlerin ilgi alanında olmalıdır.

İkinci olarak da teknolojik gelişmeler, ekonomik süreçleri belirleyen ana unsurdur, bu yüzden her ekonomist teknolojik gelişmeleri çok yakından takip etmelidir.

Son söz olarak da şunu söyleyeyim; günümüzde çok hızlanan teknolojik gelişmeler çok yakın bir zamanda bu gün bildiğimiz ekonomik sistemleri tamamen değiştirecektir, biz ekonomistler de bunu anlamak ve anlatmak zorundayız...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.