1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Otomotiv sektörünün geleceği
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Otomotiv sektörünün geleceği

A+A-

İngiliz bilim insanı ve filozof Bacon, 13. yüzyılda Başpiskopos Guillaume Humbert'e yazdığı bir mektupta, at ile çekilmeden, kendi kendine çalışan ve hayal bile edilemeyecek hızda hareket edebilen bir aracın yapılabileceğinden söz etmiştir. 15.YY'da büyük dahi Leonardo Da Vinci'nin Codex Atlanticus adlı eserinde atsız hareket eden bir aracın ilk çizimleri yer almaktadır. Yine Rönesans döneminin mühendislerinden Martini'nin de, kabaca dört tekerlekli bir araca benzeyen ve "otomobil" adı ile anılan bir çizimi mevcuttur.

Otomobil tarihinde Dünya'da üretilen ilk otomobilin Karl Benz tarafından üretilen üç tekerlekli Motorwagen olduğu kabul edilmektedir. Karl Benz, bu aracın patenti için 29 Ocak 1886'da başvuru yapmıştır ve bu tarih otomobillerin resmî doğum günü olarak anılmaktadır.

Son yüzyıldır hepimizin hayatında çok önemli bir rol oynayan otomobilin tarih sahnesindeki rolü, 19. yüzyılda enerji kaynağı olarak buharın kullanılmasıyla başlar ve içten yanmalı motorlarda petrolün kullanılmasıyla devam eder.

Koskoca bir insanlık tarihine baktığımızda aslında otomobillerin hayatımıza girişi oldukça yeni ve sadece 120 yıl civarındadır. Bu elbette ki 1900'ler ve hatta 1910'lardan sonraki yaygın kullanımı ile eş anlamlı da değildir. Otomobiller hem ulaşımda hem de askerî alanda ancak 1910'lardan sonra yaygın ve etkin olarak kullanılmıştır.

Esasında bahsetmek istediğim konu otomobil tarihi değil çünkü beni daha ziyadesiyle gelecek ilgilendiriyor. 

Aslında otomobiller daha yolun başındayken elektrikli mi fosil yakıtlı mı ikilemi ile karşı karşıya kalmışlardır ama teknolojik imkanlar ve endüstriyel tercihler otomobillerin petrol türevleri ile çalışan içten yanmalı motorlar temelinde gelişmesine yol açmıştır.

Yakın zamana, 2000'lerin başına kadar bu tercih geçerli oldu ve süreç bu şekilde işledi lakin artık otomobil sektöründe çarpıcı bir devrim ile karşı karşıyayız. Çok yakın bir gelecekte sürücüsüz, akıllı ve elektrikli araçlar piyasaya hâkim olacak.

Bugüne kadar hep petrole ve sürücüye mahkûm olan otomobiller radikal bir değişikliğe uğrayacak bizler hem üretici olarak ve hem de tüketici olarak beklenen bu değişikliklerden haberdar ve hazırlıklı olmalıyız düşüncesindeyim.

Bugün hepimiz şehirlerimizde otomobillerde kullanılan içten yanmalı motor teknolojisi yüzünden oluşan kirli, zehirli havayı solumak zorunda kalıyoruz ve ayrıca her yıl dünya çapında yaşanan milyonlarca trafik kazasında 1.200.000'den fazla insan hayatını kaybetmekte, çok daha fazlası yaralanmaktadır. Bu kazaların çok büyük bir çoğunluğu da otomobilleri geri kalmış teknolojileri yüzünden engellenemeyen sürücü hatalarından kaynaklanıyor. Araçların günlük yaşamımızda yarattığı bir başka sorun da trafik sıkışıklığıdır, özellikle büyük şehirlerde bir yerden bir yere ulaşmak adeta işkenceye dönüşmüş durumdadır, bu durum çok büyük miktarda insan emeği ve zaman israfına yol açmaktadır. Kentlerde yolların, hatta kaldırımların büyük bir kısmı park etmiş, kullanılmadan yatan otomobiller tarafından işgal edilmektedir.

Otomobiller akıllanıp bir sürücüye ihtiyaç duymadığı anda hiçbirimizin kişisel bir otomobile ihtiyaç duymayacağı düşünülmektedir. Yakın gelecekte cep telefonunuzda açılacak bir uygulama ile ihtiyaç duyduğunuzda istediğiniz büyüklük, marka ve modeldeki bir otomobil gelecek sizi alacak istediğiniz yere bırakacak ve bir sonraki müşteriye yönelecek. Soluduğumuz havayı kirletmeyen, kullanılmadığı zamanlarda yollarda kaldırımlarda yer işgal etmeyen, kaza riski yaratmayan yeni ve ucuz bir ulaşım modeli geliyor.

Bu model elbette sadece kişisel ulaşımda uygulanmayacak. Sürücüsüz akıllı ve elektrikli kamyonlarda bugün deneniyor, piyasaya çıkmak üzere. Lojistik sektörü de yeniden yapılanacak sürücüsüz akıllı ve elektrikli kamyonlar, tırlar fabrikalardan aldığı yükü hızlı ve en risksiz şekilde ihtiyaç duyulan yere götürecek.

Otomotiv sektörü böyle radikal bir şekilde yeniden yapılanırken geçmişin paradigmaları ile düşünüp iş, yatırım ve fizibilite yapmak asla doğru değildir. Göreceksiniz ki hayatımıza girişi sadece 100 yıl olan otomobilin yaşayacağı bu en radikal değişim çok yakın bir gelecekte gerçekleşecek.

Eğer ciddi ekonomik kazanımlar elde etmek, bu pazarda var olmak istiyorsak değişen paradigmaları iyi anlamak ve eskiye saplanıp kalmadan yeniyi doğru tahmin etmek gerekir düşüncesindeyim.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.