Erol Sunat

Erol Sunat

Neşter

A+A-

Neşter, dünden bugüne en çok doktorlarımızın eline yakıştı. Onların elinde bir mana ve anlam kazandı. Günümüzde o kadar ışıltılı ve pırıltılı bir kavram haline geldi ki, imrenenler, için için kıskananlar çoğaldı.

Neştersiz olmuyor diyenlerin imdadına ise edebiyat yetişti.

Edebiyatta sanat çok, neşteri alladı, pulladı tutanların elini kesmeyen, zarar vermeyen bir hale getirdi.

Hakiki ve gerçek neşter konusunu da doktorlara bıraktı. Çünkü onların neşterini eline alabilecek, hayat kurtarabilecek bir başka babayiğit yoktu!

Günümüzün neştersiz konuşmayanlarının doktorlukla uzaktan yakından bir alakaları bulunmuyor!

Çünkü kullandıkları neşter, söz neşteri...

Hele ki mecaz gibi ellerinde iyi bir de edebi sanat varsa...

Şimdi diyeceksiniz ki, neşter hem can kurtaran, aynı zamanda keskin mi keskin tehlikeli bir alet. Kullanmasını bilmeyenler "kesmek" denen bir felaketle karşı karşıya...

Dilimizde bir "kesmek" var. Bir de argo "kesmek". Kes tıraşı der gibi filan...

Biri neşterle hayat kurtarma derdindeyken, diğeri neşterle sözleri buduyor, atıyor, tutuyor, mangalda kül bırakmıyor.

Söz neşterinin ne insafı var, ne merhameti. Alaycı, dalgacı, yalancı, öfkesi ve sinirlenmesi dahi yapmacık. Kendince bir yandan esip yağıp gürlüyor, bir yandan da kesip duruyor!

Doktor kardeşlerimiz, hayat kurtarınca, hastalarımızı çektikleri ıstıraplardan, acılardan, sıkıntılarından kurtardıkça ve yaptıkları müdahaleler ses getirdikçe, eline neşteri almak, neşter vurmak, gibi deyimler baş döndürmüştü. Söz neşteriyle, istedikleri her şeye neşter vurduklarını düşünenler ise bu kavramla mest oldular.

***

Neşter vuracak olanlar, aynen gerçek neşter vurur gibi ellerindeki konuyu yatırırlar masaya...

Masa deyince gözleriniz ameliyat masası filan aramasın.

Mecazen bir masa.

Mecazen bir konu ya da bir meseledir masaya yatırılan...

Sonra üzerinde derin bir tahlil ve münakaşa yapılır.

Çok bilmişler, allameler, laf taşlarıyla birden fazla kuş vurma meraklıları, masada yatan üzerine günlerce konuşurlar da, konuşurlar!

Sonrasında iş gelir dayanır neşter vurmaya...

Kim vuracak neşteri?

Konuşmak başka, neşter vurmak daha başka bir şey...

Biz konuşalım, bir karara varalım, neşteri gelsin bir başkası vursun, başarılı olursa ne âlâ, başarılı olmazsa, neşter bizim değil, onun elindeydi mi denecek?

Toplananların toplanıp, toplanıp dağılacağı, neşter vurulmayan meselelerin masada kalacağı bilinmiyor mu?

Biliniyor, bilinmesine de... O meseleye neşter vuracak yok!

Çünkü, neşter vurmak cesaret ister, feraset ister, basiret ister!

***

Neşter vurmak bir meseleyi sonuca ulaştırmak üzere ele almak olarak anlatılmıştır. Doktorlarımız, neşterle hayat kurtarır, hastasını hayata döndürür.

Söz neşterini vurmak ise, konu her neyse çözüme kavuşturmak için alınan karar, uygulama, prosedür, emir, kararlılık, kesin talimat gibi birçok yaklaşımı içine alır!

Neşter konusu ne zaman gündeme gelse, akıllara rahmetli Necmettin Erbakan'ın meşhur, "Pansuman tedbir" lafı gelir?

Nedir pansuman tedbir?

Neşterin vurulamadığı, vurulmak istenmediği zamanlarda, vaziyeti idare etme adına, zevahiri kurtarma adına alınan tedbir. Geçici, öteleyen, zaman kazandırmaya yönelik, dertlere derman olmayan, meseleyi çözmekten uzak sözüm ona bir tedbir dizisi.

Sonrası ne mi?

Neşteri elimize almaya kararlıyız!

Konu ile alakalı toplandık neşter elimizde, neştere gerek var mı, yok mu ona bakıyoruz!

Kim dedi neşter vurmayacağız diye, tabii ki vuracağız, neşteri vurduğumuzda bu söylediklerinizden utanacaksınız!

İşte gerçek neşter ile söz neşteri arasında fark...

***

Neşteri vuruyormuş gibi yapmanın nelere mal olduğunun hazin ve hüzünlü halini yaşıyoruz.

Neşter vurulabilseydi eğer, işsiz-güçsüz, parasız-pulsuz, cep delik cepken delik kalmazdık! Çocuğumuza tablet alacak, internet alacak maddi gücümüz olurdu, yoksa Bakanlığımız bir çare bulurdu. Doktorlarımız ve sağlıkçılarımız bu kadar çok yorulmaz, esnafımız kara kara düşünmez, fırsatçılar zam üstüne zam yapamaz, insanlarımız derin bir nefes alır, gözleri ümitle bakardı yarınlara...

Neşter vurmak hayat kurtarmak değil miydi?

Neşter vurmak, insanları hayata döndürmek değil miydi?

İster elinizle vurun neşteri, ister dilinizle...

Neşter bugünlerde vurulmayacaksa, ne zaman vurulacak?

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.