1. YAZARLAR

  2. Ercan Çalışkan

  3. Ne biçim rüya bu?
Ercan Çalışkan

Ercan Çalışkan

Ne biçim rüya bu?

A+A-

Dün bir rüya gördüm.

Hani eskiden "renkli, Türkçe, sinemaskop" derdik ya! Tam da o türden…

Önce bir takvim yaprağı gördüm. Üzerinde koskocaman bir tarih: 19 Haziran 2018. Fonda da tanıdık bir ses: "24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle şunla bunla nasıl uğraşılır göreceksiniz."

                Etrafıma baktım, aynanın öbür tarafından beni seyreden, bana benzeyen birinden başka kimse yok. "Sen kimsin?" dedim. "Ben senin iç sesinim." diye cevap verdi. "Ses tanıdık geliyor ama kim olduğunu çıkaramadım." dedim. "İşte şimdi ayıp ettin. Hani bir zamanlar bu sese güvenip ölümlük dirimlik diye bir kenara koyduğun 1000 dolarını bozacaktın da seni engellemiştim. Bari onu hatırla, o zaman sesin sahibini de hatırlarsın." diye bir de fırça yedim iç sesimden. Yine de "Hatırlamadım!" dedim.

                İç sesim "Zaten başınıza ne geliyorsa, unutmanız yüzünden geliyor. Unutmamayı bir öğrenseniz!" dedi ve ekranı işaret ederek, "Bak, bakalım!" dedi.

                Yine bir takvim yaprağı gördüm. Üzerinde koskocaman bir tarih: 6 Mart 2015 Altında da  "Dolar 2,59 TL" yazıyor. Fonda da aynı tanıdık ses: "Dolara aşırı derecede yatırım yapanlar yaya kalabilirler." diyor. İç sesim "Şimdi hatırladın mı?" diye sordu.

                Rüyamda inat edip "Hatırlamadım." demiştim ama hatırlamaz mıyım o günü? Bu cümleyi duyduğumun ertesi günü doları satmak için bankaya koşmuştum. İç sesim kapıdan çevirmişti beni. Hatta kapıda Hacca gitmek için kurasını bekleyen komşumu da ben çevirmek istemiştim, o "Ben büyüğümün sözünün üstüne söz tanımam, demişti de üç sene sonra kurası çıktığında parası yetmediği için hacca gidememişti. Sonra soranlara  "Zamanında ülkemin 'BEKA'sı için dolarlarımı bozdum, şimdi Hacca gidemesem de gam yemem." demişti.

Konuyu dağıtmadan rüyama döneyim. İç sesim çılgına dönmüş ve "Gözüne, dizine dursun!" diye beddua etmiş; -rüya bu ya- bu defa elimden tutup 2 Aralık 2016'ya, doların 3,51 TL olduğu güne götürmüştü beni. "Bak bozdursaydın ne olacaktı?" diye yine fırçayı basmıştı. Bu sırada fondaki tanıdık ses "Yastığın altındaki dövizleri bozdurun çağrısı" yapıyordu.

                İç sesim elimi bırakmadan bu defa da doların 3.54 TL yazdığı 31 Mayıs 2017 tarihine götürdü beni. Bir zamanlar, "Dolar 3 TL'yi geçerse yüzüme tükürün." sözüyle ünlenen birinin 'Dolar 5 TL olacak diyenler... Adamsanız çıkın bu milletten özür dileyin...'  cümlesini dinletip beni başka bir ekrana doğru çevirdi.  Tarih 16 Haziran 2018 ve dolar 4,73 TL. Tanıdık sesin sahibi bu defa diyordu ki "Bunların kafası basmaz, ben ekonomistim."

                Tam da iç sesime "Kaç yıl geçti. Bak, 5 TL olmamış!" diyecektim ki "Sen, sus!" dedi bana. Devam etti: "Bak bakalım, kaç TL olmuş?" 9 Ağustos 2018, dolar: 5,48 TL.  Tanıdık ses, uzaktan koyun mu insan mı seçemediğim kalabalıklara: "Onların dolarları varsa bizim halkımız var, Allah'ımız var."  diye sesleniyordu.

                İç sesim, "Daha seni nerelere götüreceğim bak!" derken elimi de bırakmıyordu. Ben de bir yandan "Ne biçim rüya bu?" diye sızlanıyor, bir yandan da o beni nereye sürüklerse gidiyordum. Bu defa yolumuzun üstüne bir akraba çıktı. Memleketin hazinesinin üzerine bağdaş kurmuş, oturuyor ve bir tekerleme söylüyordu." Şubat, Ocak'tan daha iyi, Mart'ta Şubat'tan daha iyi..."

                İç sesimin "Haydi başka tarihe…" komutuyla 12 Ağustos 2020'ye gittik bu defa. Dolar: 7,29 TL olmuştu ve hazinenin üstündeki akraba tarihi bir açıklama yapıyordu: "Dolarla mı maaş alıyorsunuz?" "Size ne dolardan?" anlamındaki bu veciz söz hiç unutulmayacaktı.

                Bu defa yolumuzun üstüne, bir zamanlar, hazinenin üstüne oturan akrabaya omuz atan korkusuz biri çıkıyor ve meşhur vaadi etrafı çınlatıyordu. O gülümseme, o kıskandıran, çatlatan açıklama unutulmayacaktı: "Size bir şey söyleyeyim, başkaları çok çatlayacak, kıskanacaklar! Göreceksiniz Temmuz ayından itibaren ülkemin ekonomisi öyle bir atağa kalkacak, öyle bir sıçrayacak ve büyüyecek ki etrafımızdaki Almanya'sı, Fransa'sı, İngiltere'si, İtalya'sı ve hele o her şeye burnunu sokan Amerika'sı da çatlayacak, patlayacak!"  Tarih 5 Haziran 2021, dolar: 8,64 TL

                Kolumdan çekip burası sondan bir önceki durak diye kocaman bir binanın önüne götürüyor iç sesim beni. Kocaman binanın, kocaman kapısından, kocaman bir adam elinde kocaman bir anahtarla çıkıyor. Meğer o anahtar bütün bankaların merkezinin anahtarıymış. Bu kocaman anahtarlı, kocaman adam, simsiyah bir arabaya binip gidiyor biz de onu takip ediyoruz. Çok ama çok ışıklı bir binaya geliyoruz. İç sesim beni bir türlü oradan içeri sokamıyor ama bana bir tarih gösteriyor, altında da beş harf ve üç rakam ve bir virgülden oluşan TL uzantılı bir yazı:

14.10. 2021 DOLAR 9,19  TL

                                                                              ***

Kan ter içinde uyanıyorum. "İyi ki bunlar gerçek değil!" diyorum kendi kendime…

İç sesim kıs kıs gülerek fısıldıyor: "Sen öyle san!"

               

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.