1. YAZARLAR

  2. Levent Özeren

  3. Meral Akşener 'ablalığı' geride bıraktı
Levent Özeren

Levent Özeren

Meral Akşener 'ablalığı' geride bıraktı

A+A-

İYİ Parti'de 20 Eylül kongresi sonrası, Genel İdare Kurulu seçimi sebebiyle fazlasıyla gürültü koparıldı.

Karşı mahalle İYİ Parti'nin dağılacağını, Meral Akşener'in işinin zor olduğunu, istifaların geleceğini, AKP'ye yanaşacağını yazdı, konuştu.

İYİ Parti kuruluş aşamasında iken, kurulamaz diyenler, tutunamaz diyenler, teşkilatlanamaz diyenler, seçime giremez, girse de meclise giremez diyenler yine sahne aldılar.

Bu kez bunlara, ekranlarda sözde muhalif görüntüsü verenler de katıldı.

Kolay değil tabi, İYİ Parti siyaset sahnesinde rol almadan önce hepsi mutluydu.

İktidar rahattı. Muhalif görünenler, özellikle muhalefet rolü oynayan medyacılar da mutluydu.

İYİ Parti 24 Haziran 2018 seçimleri öncesi, henüz 6 aylık parti olmasına rağmen, 16 yıllık düzene çomak soktu.

Birilerini seçim tarihini ve seçim sistemini değiştirtmek zorunda bıraktı.

Sonrasında 31 Mart ve 23 Haziran İstanbul yerel seçimlerinde, 25 yıllık belediyelerin el değiştirmesine sebep oldu.

Bunu söyleyince "HDP sayesinde oldu" diyenler var.

Ancak HDP Türkiye'de kaç yıldır var?

Bu tezi ortaya atanlar "neden belediye hegemonyası 25 yıl değişmedi de İYİ Parti gelince değişti?" sorusuna yanıt veremiyor.

Karşı mahallenin, muhalefet rolü oynayanların sıkıntısını, rahatsızlığını anlamak mümkün.

Ellerinden oyuncağı alınmış bebekler gibi ağlamaları, anlaşılır bir durum.

Asıl mesele, parti içinde bu "rahatsızların" çanaklarına su taşıyanları anlayabilmek.

Televizyonlara bağlanıp partisini muhalif rolü oynayanlarla birlikte çekiştirenleri, gazetelere röportaj verenleri, sosyal medya üzerinden çakanları anlamak gerekiyor.

"Ben bu partinin kurucusuyum" diyerek, her mevkiyi, her düşünceyi kendilerinde hak görenlerin, aslında büyük bir haksızlık içinde olduklarını anlatmak gerek.

Meral Akşener'in artık sadece "evin ablası" olmadığını, 83 Milyonluk Türkiye'yi yönetmeye en yakın LİDER olduğunu bilmeleri gerek.

81 il, 1000'e yakın ilçede 50.000 parti yöneticisi, kendilerini partinin kurucusu olarak görmeleri, bir taraftan aidiyet yaşatsa da, diğer taraftan halen Meral Akşener'in her telefonu açan, her mesaja cevap veren, evinde kendilerine çay servisi yapan "evin ablası" olmadığını içselleştirmeleri gerek.

3 yıl içinde, 5-6 kez telefon numarasını değiştirmek zorunda kalan Meral Akşener'in, İYİ Parti öncesi olduğu gibi bin kişiyi değil, 50 bin parti kurucusunu, 5 milyon oy vereni, 83 milyon Türk vatandaşını muhatap alma zorunluluğu olduğunu kabullenmek gerek.

Elbette vefa önemli.

Ancak Akşener'in vefasızlık yaptığını en son düşünecek olanların, bugün partiyi yıpratacak şekilde hareket içine girmelerinin de sorgulanması gerek.

Bu düşünce içinde olanların, önce kendilerini "ben nerede eksik kaldım, nerede hata yaptım" diyerek özeleştiri yapmaları gerek.

İlçemde kaç üye yaptım?

İlimde ne katkı verdim?

Hangi ilçeye kaç kez gittim?

"Ben olmasaydım, İYİ Parti'nin oyu 5 bin eksik olurdu" diyecek kaç kişi var?

Meral Akşener pandemi öncesi ve sonrası ilçe ilçe gezerken, "ben ne yaptım" diye soran var mı?

"Vefa" anlamlı bir kelime, tamam güzel de nereye kadar vefa?

İYİ Parti her kongre sonrası daha bir kurumsallaşıyor.

Parti kurumsallaşırken, Meral Akşener ablalığı geride bırakıp LİDER oluyor.

İYİ Parti oyları her gün biraz daha yükseliyor.

Bugün %12'lere oturarak üçüncü parti durumuna gelen İYİ Parti, %15'leri hedefliyor.

%15'i bulduğu gün, yakalayacağı ivmenin çok daha hızla yukarı gideceği, araştırmacılar tarafından ifade ediliyor.

Bu yolda hatalar, eksikler olacaktır.

Önemli olan hataların eksiklerin üzerinde, karşı mahalle ve muhalif rolü oynayanlarla birlikte tepinmemektir.

Tahminim, Meral Akşener önümüzdeki günlerde yeniden yollara düşecek, milletin ayağına gidip dertlerini sıkıntılarını dinleyecek, siyasetin ve vatandaşın gerçek gündemini belirleyecek.

İçinde vatan sevgisi, ülkesinin geleceği düşüncesi olanlar, İYİ Parti'nin Türkiye'nin Ortadoğu sınıfına girmemesi için bir sigorta olduğunu düşünmeliler.

İşimiz, Meral Akşener'in paçalarından çekmek olmamalı.

Koluna girerek, omuz vererek birlikte yürümek olmalı.

Bu ne İYİ Parti için, ne kendi mevkimiz için, ne de Akşener için değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geleceği için gerekli...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.