1. YAZARLAR

  2. Dr. Onur Akbaş

  3. Mehmet Emin Yurdakul'u anlamak
Dr. Onur Akbaş

Dr. Onur Akbaş

Mehmet Emin Yurdakul'u anlamak

A+A-

Her şeyin popülizmi olduğu gibi ideolojilerin diyalojik tarafının da popülizmi var. Ancak meseleye realist yaklaştığınızda durumun hiç de öyle olmadığını anlamak mümkün. Düşünce dünyasına yüzeysel olarak girilmez. Her şeyden önce zihnin kollarını ve paçalarını sıvamadan girdiğiniz bu dünyadan çıkışınız da destursuz olur ki bu bağlamda yazıp söyledikleriniz misakı millî sınırları içerisinde basit bir demagojiden öte geçemez. Evrensel planda da hiçbir karşılık bulmaz. Birkaç örnekle meseleyi somutlaştıralım.

Bizde bir ideolojinin yahut düşünce ekolünün muteber olması için ucunda bir "izm" olması gerektiği ve içerde misali varsa bile dışarıdan olduğu gibi gelmesi lazım geldiği fikri sıradan bir aydınsı hastalık olduğu kısmını geçiyorum. Kendi çapımızda zehri de panzehiri de buradan çıkarırız. Yarım yamalak aydın taifesi hep kapitalizm, faşizm yahut teokrasi gibi baskıcı görülen şeylere karşı moda olarak ya da kendi elitizasyonunu yaratmak için; sosyalizm, komünizm yahut sosyal demokrasiyi koyar. Son zamanlarda buna Marksizm terminolojisi ile gevelemeyi entelektüellik olarak gören İslamcı aydın takımı da katılmıştır ki bunlar genelde muhafazakar mahallenin Marksizm karşısında ezik taifesini oluştururlar. Maddi anlamda söylemiyorum, o maddi fark çoktan kapandı. Kast ettiğim zihniyet ezikliği biraz da özentilik hali... Bu yüzden Türk zihninden çıkan ve Türk'e dair olan şeyleri hesaba katmayı gurur meselesi yapan bu güruh Mehmet Emin Yurdakul zamanında da vardı. Türk ismini kullandığında horlananlardandı. Zira dönem uzun süredir bir tarafta lafta Maturudi ama; icraatta Eş'ari kafada olan gelenekçi medrese kaçkını ulema ve bürokratlarla ile bunların karşısındaki efemine özenti sözde aydınlar arasında sıkışmış/sıkıştırılmış, Türk'ün varlık-yokluk meselelerini kendi ontolojik meselesi haline getirmiş bir avuç gerçek yerli ve gerçek millî aydınlar dönemiydi. Şimdiye benzer bir manzara vardı. Gericisi literal manada selefi gelenekçi ulema dilde Arap milliyetçiliği güderken ikinci kısım Bihruz, Efruz, Felatun takımının İstanbul sokaklarına fırlamış halleriyle Fransız milliyetçisi gibiydiler. Siz bu iki güruha şimdi olduğu gibi dış kaynaklı bütün izmlerin genel adının emperyalizm olduğunu (ister doğudan gelsin ister batıdan) alternatifi bu coğrafyanın bağrından çıkacak kolektif şuur (o da millet olmadır) olduğunu onlara anlatamazdınız. Şimdikilere anlatamadığınız gibi...

Ama olsun Mehmet Emin Yurdakul, bu fikrin ve Türkçe duyuşun şairi olarak Yurdakul'u Türklüğü hissetmeden ve kompleksiz bir duyuş ve düşünüşe sahip olmadan anlayamazsınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum