1. YAZARLAR

  2. Ömer Erbıyık

  3. Korona virüsünü aman hafife almayalım
Ömer Erbıyık

Ömer Erbıyık

Baktığım Yerden

Korona virüsünü aman hafife almayalım

A+A-

Koronaya inat.

Bizleri bekleyen ölüm değil, hayat.

Edelim tavsiyelere itaat.

Yoksa Korona olur sana cellat.

Nihayetinde göreceğiz mükafat.

İstiflemeyelim evlere hububat.

İhtiyacımız kadar alalım ey evlat.

Evlerden çıkmayalım aman dikkat.

Bak Avrupa'ya, her yeri oldu bir fecaat.

İnsanlar ediyor feryat.

Kurallara uyarsan bulursun sıhhat.

Yaşasın hayat.

Yaşasın hayat.

***

Evet Korona virüsü (KOVİD-19).

Küresel bir salgın.

Bütün dünyayı etkisi altına aldığı gibi ülkemizde de etkisini gösteriyor.

Okullar tatil edildi.

Maçlar, at yarışları iptal edildi.

Berber ve kuaförler, umuma açık yerler kapatıldı.

Yeşil alanlar, park alanları, mesire alanları gibi yerlerde piknik yapmak yasaklandı.

***

AVM'ler, hastaneler, kahvehaneler, sinemalar, barlar, kafeler, toplantı salonları, spor salonları, statlar, etkinlik yerleri, pazar yerleri, umumi tuvaletler, toplu taşıma araçları vs. en kolay virüsün bulaşacağı yerler elbette.

***

Devletin aldığı önlemlere ilaveten bireysel olarak da tedbiri elden bırakmamalıyız.

El yıkamak, mesafeyi korumak, evde kalmak gibi.

Özellikle hastalarda, yaşlılarda ve zayıflarda bu virüsün çok etkili olduğu,

Asıl hedef kitlenin özellikle 50 yaş üzeri kişilerin olduğu göz ardı edilmemelidir.

***

Ülkemizde de mutlaka birileri bu hastalığa yakalanmakta ve de yakalanacaktır da. Bu miktar ne kadar az olursa "sağlık sisteminin" aşırı yüklenme sebebiyle çökmemesi açısından önem arz etmektedir.

Vakaların artması neticesinde sağlık sisteminin çökmesi demek "felaket" anlamına gelir.

***

Ülkemizde vatandaşların büyük bir kesiminin kişisel önlemleri aldığının görülmesi hakikaten sevindiricidir. Ancak görüyoruz ki bir grup insan bu salgını önemsememektedir.

"Bizlere bir şey olmaz." diyenler.

"Korona diye bir virüs yok. Bu bir algı operasyonu." diyenler.

"Korona'dan korkmaya gerek yok. O bizden korksun. Biz Türk insanıyız." diye söyleyenler.

"Dünya Türkiye ile uğraşıyor. Allah onlara bela verdi. Bizim imanımız var. Bize bir şey olmaz." anlayışı ile önlem almadan yaşamına devam edenleri görüyoruz.

***

Özellikle İstanbul'da iş yerlerinin çok büyük bölümünün kapanmasını fırsat bilenler deniz kenarlarına, parklara hücum ettiler.

Dolayısıyla bu tutumları virüsün yayılmasına sebep olmaktadır.

***

Fransa bu virüsten en fazla etkilenen ülkelerden başında geliyor.

Bu ülkede hastaneler felç olmuş durumda.

Bir süre önce Fransa'dan ülkemize gelen yolcular otobüsle karantinaya alınacakları yerlere götürülürlerken, polis ekipleri tarafından durduruldu.

Ayrıcalıklı iki kişi bu otobüsten indirildiler.

Diğer yolcuların bu olaya tepkisine rağmen.

Ayrıcalıklı bu kişilerin polis ekiplerince otobüsten alınma görüntüleri sosyal medyada dolaştı.

Hatta haberlere de konu oldu.

Peki bu ayrıcalıklı kişiler virüs taşıyorsa ne olacak?

Bu ayrıcalıklı kişileri karantinaya götürmekte olan otobüsten alınması emrini kim ya da kimler verdi?

Vatandaş virüsün yayılmaması için uğraşırken birileri de imtiyazlı kişilerle uğraşıyor.

Olacak iş değil.

***

Unutulmamalıdır ki; "Torpillilere bir şey olmaz." düşüncesi bu virüs için geçerli değildir. Belki bu kişiler virüsten etkilenmeyebilir ama bu kişiler taşıyıcı olabilirler. Herkesin sorumluluk alması gereken bir dönemdeyiz beyler.

***

Bu çirkin uygulamalar yüzlerce günahsız insanların canına sebep olabilir.

Bu husus akıldan çıkarılmamalıdır.

Bu virüsün yayılma hızının önüne geçebilmek için alınan önlemlere öncelikle imtiyazlı kişilerin uyup vatandaşa örnek olması gerekmez mi?

***

Temizlik, hijyen kurallarına dikkat etmek, meyve ve sebze ağırlıklı uygun bir beslenme, hareketlilik, bolca su tüketmenin bu süreçte önemli olduğu uzmanlarca ifade edilmektedir.

Hayat bir türlü devam ediyor işte.

Moralleri bozmayalım.

Ancak önlemleri de elden bırakmayalım.

Durumun ciddiyetini göz ardı etmeyelim.

Paniğe hiç gerek yok.

***

Sonuç;

Yöneticilerimiz;

"Evimizde kalalım, risk almayalım." diyorlar.

"Evde kal" demekle insanları evde tutamazsınız.

Vatandaşımızın ciddi bir bölümü maalesef bu tavsiyelere uymamaktadır.

65 yaş ve yukarısına sokağa çıkma yasağı uygulamak yerinde bir karardır.

Ülkemizde "Korona krizi" bazı eksikliklere rağmen bugüne kadar iyi idare edildi. Ancak uzmanlarca ifade edilen bir süre kadar topyekûn sokağa çıkma yasağı uygulaması değerlendirilmelidir.

***

Bu bir süreçtir.

Biraz sabır gerektirir.

İnşallah bu virüs belasını milletimiz bu süreçte asgari zararla atlatacaktır.

Bunun için de herkese özellikle de yöneticilere büyük görevler düşüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.