1. YAZARLAR

  2. Kamuran ÖZGEN

  3. Korona virüsü ve etkileri
Kamuran ÖZGEN

Kamuran ÖZGEN

Korona virüsü ve etkileri

A+A-

Dünyamız maalesef iki kutupluluktan çıktığı 1992 yılından bu yana, daha önce hiç alışık olmadığımız türden "savaş yöntemlerine" tanıklık ediyor. Soğuk Savaş döneminde biyolojik silah üretmek üzere tasarlanan gizli laboratuvarlarda üretilen virüsler sayesinde, ekonomisini, enerjisini ve gelecek projelerini yavaşlatmak veya yok etmek istediğiniz ülkelere bu virüslerle saldırabiliyorsunuz.

Savaş ilan edilen ülkeye, konvansiyonel silahlarla saldırma gücünün bulunmadığı durumlarda en etkin ve ucuz olarak son dönemde gördüğümüz yöntem, yılın belli dönemlerinde insanları soğuk algınlığı nedeni ile yatağa düşüren türden virüslerle saldırı yapmak. Virüsün var olan ve Dünya Sağlık Örgütü literatüründe bulunan bir virüs olması ve ilk etapta yapılan açıklamaların "virüsün mutasyona uğramış grip virüsü" olduğu yönünde yapılması, dikkatlerin dağıtılmasına ve virüsün iklimsel olarak ortaya çıkmış bir virüs olduğu algısının oluşturulmasına sosyal medyanın da etkin kullanımı ile katkı sağlıyor.

Genetiği ile oynanıp, sonra da insanlara "mutasyona uğramış grip virüsü" diye açıklanan virüsün daha kaç defa mutasyona uğrayacağı belli değil. Oysa ki benim lise düzeyindeki biyoloji bilgimle mutasyon öyle 5-10 yılda meydana gelebilecek hızda oluşan bir şey değil. Eğer bize 5-10 yılda mutasyona uğramış virüs diye dayatıyorsanız, o zaman bu mutasyonu özel laboratuvar şartlarında hızlandırmanız gerekir. Fakat o kadar profesör unvanı olan bilim adamlarımızdan mutasyon süreleri ile ilgili henüz net bir açıklama göremedik.

Çin'de ortaya çıkan korana virüsü olayından sonra yetkililerimizden uzunca bir süre açıklama gelmedi, sonrasında THY'nin Çin'den yaptığı uçuşlar askıya alındı. 2009 yılında baş gösteren "deli dana hastalığında" olduğu gibi, yine yetkililerin net açıklama yapmasını bekledik ama nafile. Bu tip uluslararası virüs olaylarının patlak vermesi durumunda ilk önlemlerin alınması gereken yerler tabii ki havaalanları, limanlar ve gümrük kapıları olması gerekiyor. Ama hava limanlarına baktığınızda bu türden "eğer sağlık başvuru ofisleri varsa bile" içinde bir hemşire veya sağlık memurundan başka kimseyi bulamıyorsunuz. Yani "var mı, var" desinler tarzında bir yapı söz konusu.

Turizm ve Kültür Bakanlığı ülkemize gezi amaçlı gelen tüm yabancı turist ve onların yaptığı turizm faaliyetlerinin sorumlusu olduğuna göre, olabilecek bu türden virüs ve benzeri salgınların anında kontrol altına alınabilmesi için de üzerine düşen gerekli sorumluluk bilinci ile bir yeniden yapılanmaya gitmelidir. Turizm faaliyetleri ve işleyişi ile ilgili hiçbir bilgi ve altyapısı olmayan Sağlık Bakanlığı'na bu gibi durumlarda topu atmanın hiçbir tutarlı tarafı yoktur. Virüs veya salgın yurt dışı turizm faaliyetleri nedeni ile yayılma tehlikesi gösterdiğinde buna, Kültür ve Turizm Bakanlığı birimlerinin öncelikle müdahil olması, Sağlık Bakanlığı'nı doğru yönlendirmesi gerekmektedir.

Yurt dışına veya yurt dışından turizm faaliyetleri organize eden tüm firmaların bilgileri Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda bulunmasından dolayı, virüs ve salgın konularında acil olarak muhatapları bilgilendirebilecek veya bilgi alabilecek sorumlu makam da burası olmalıdır. Yoksa işlemleri her bakanlığın kendi sorumluluklarına göre yapmasını beklemek acil sonuca gitmeyi ve önlemlerin zamanında alınmasına mani olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.