1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Korona kimlere bulaşmaz: 'Acıklı' yorum!
Fatih Ergin

Fatih Ergin

TÜRKÇE BAKIŞ

Korona kimlere bulaşmaz: 'Acıklı' yorum!

A+A-

Geçtiğimiz cumartesi günü… Gazeteden çıktım, eve doğru ilerliyorum. Her gün önünden geçtiğim kafeler, lokantalar adeta terk edilmiş, kalabalıkların eksik olmadığı bölgeler tenhada buluşulacak yerlere dönüşmüş. Hayatımda ıssız yerleri ve mevsimden, bayramdan, tatilden dolayı ıssız kalan şehirleri çok gördüm de, ıssızlığın ürkütücü yönüne ilk defa şahit oldum…

Ev yolunda rast geldiğim  az sayıdaki insanın çehresinde de koronavirüsünün tedirginliğinin hâkim olduğunu görünce bunaldım… Bunaldım, çünkü gazetede sabahtan akşama kadar tüm dünyadaki koronaya ilişkin gelişmeleri takip et, ilgili haberlerle uğraş, sonra dışarı çık ve virüs dehşeti yüzüne çarpsın! "Kafayı dağıtmayalım" dedim kendi kendime… Bu psikolojiden kısa bir süreliğine de olsa kurtulmak, en azından korona üzerinden bile kendi aramızda geyik muhabbeti yapabileceğim bir yakınımı aradım. Lakin aramaz olaydım…

Yolda olduğunu ve memlekete gittiğini söyledi. "Hayırdır" dedim… Korona salgını nedeniyle çalıştığı otelin -ki dünya markası bir otel- kendisini ücretsiz izine çıkardığını, eşinin çalıştığı otelin ise üç aylığına kapatıldığını söyledi… Zaten olmayan keyfim bir defa daha kaçtı. Öyle ki söz konusu yakınım bir taraftan da ev kredisi ödüyor. "Gel de yap şimdi geyiği" dedim!

Bunları düşünürken, şu meşhur "evde kal" çağrısı şimşek gibi çaktı kafamda… "Evde kal Türkiye" demenin ne kadar anlamsız olduğunu anladım. Öyle ya, evini geçindirmek için sabah daha tan yeri ağarmadan evinden çıkıp, akşam karanlığında evine dönecek şekilde çalışan milyonlar var. Sokağa çıkmayıp da ne yapacak? İşyeri tatil edilmemiş, sokağa çıkmasa işinden olacak, işine gitmese evini nasıl geçindirecek? İşyeri tatil edilen ise memleketine kaçıyor, o da ayrı bir sorun…

"Evde kal Türkiye" diyerek, neredeyse karın tokluğuna çalışan insanlar yerine, ülkeyi yönetenlere "Türkiye evinde kalsın" diye seslenmek gerekmiyor mu? Korona nedeniyle insanlara işsiz kalmayacağının, kirasını ödeyemeyeceği için evinden atılmayacağının, kredisini ödeyemeyeceği için peşine icra memurlarının düşmeyeceğinin garantisinin verilmesi gerekmiyor mu? Yani devletin, devlet olduğunu hissettirmesi gerekmiyor mu? Tabii bunun için bizi yönetenlere önce devlet yönettiklerinin hissettirilmesi gerekiyor…

Bakın İngiltere'ye… Korona nedeniyle tatil edilen özel sektöre ait iş yerlerindeki çalışanların maaşlarının yüzde 80'ini devlet karşılayacak. Biz ise hem insanımıza hem 'evde kal' çağrısı yapıyoruz, hem de ev alsınlar diye koronavirüsünün ekonomideki olumsuz etkilerini önlemeye yönelik zat-i âlilerinin açıkladığı paketle konut kredilerine korona ayarı çekiyoruz. Tamam anladık, iktidar yine yanaşma düzeninin can damarı olan inşaat sektörünü düşünüyor, ilk önce inşaat sektörünü korona salgınından korumaya çalışıyor ama ücretsiz izne çıkarılan ya da korona nedeniyle işsiz kalan vatandaş o krediyi çekip, taksitlerini nasıl ödeyecek? İnsanların sokağa çıkmamasını istiyorsanız, önce onlara sırtlarını dayayabilecekleri bir devletinin olduğunu göstereceksiniz!

Sizin aklınız yazımın başlığında kaldı, değil mi? Haklısınız, yeter artık bu kadar 'acıklı' yorum… Şimdi korona kimlere bulaşmaz, onu açıklıyorum. Korona ile mücadele kapsamında açıklanan malum pakette konut alacaklar için ödeyecekleri miktarın kredilenebilir bölümünü yüzde 90'a çıkarıp, asgari peşinatı yüzde 10'a düşüren madde var ya, işte koronadan bizi kurtaracak maddedir o! Virüs nedeniyle işsizlik ya da ücretsiz izinle karşı karşıya olduğunuz, hatta belki de işsiz kaldığınız halde salgını fırsata çevirip böylesine radikal(!) bir seviyeye getirilmiş konut kredisini çekerseniz, korona bulaşmaz! Koronaya karşı alınan tedbirler kapsamında bir madde ne de olsa da. Boş yere koyulmadı oraya, bir anlamı var… Tabii bulaşmaz derken, size değil, koronanın ekonomiye olumsuz etkilerini, mücahitken müteahhit, sonra da her şeye müsait olanlara bulaştırmaz! 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.