1. YAZARLAR

  2. Erol Sunat

  3. Kimler kimleri unutmadı ki!
Erol Sunat

Erol Sunat

Kimler kimleri unutmadı ki!

A+A-

Unutulmak, aranıp sorulmayanların, kapısı çalınmayanların, adı anılmayanların hislerine tercüman olan bir kavram.

Bu kavram, günümüz siyasetine de, siyasetçisine de hazin bir şekilde dokunur.

Ömrünü hiçbir menfaat beklentisi olmadan memleket sevdasına adayan, taşın altına ellerini hiç tereddüt etmeden, gözünü kırpmadan koyan, fırtınalara, boranlara, tipilere, ayazlara seve seve göğüs geren, isimsiz kahramanları yok mu hatırlayan? 

Bu unutulan insanlar çoban yıldızı gibiydiler, yolunu kaybedenlere adeta pusula olurlardı.

Karanlıkları aydınlattılar, düşene el uzattılar, haklıya hakkını teslim ettiler.

Liyakat sahibi insanlardı, derin ve engin tecrübeleri vardı. Ufukları zengin, vizyonları bulundukları listeleri sil baştan değiştirecek özelliklerle bezenmişti.

Onları bildiklerini, tanıdıklarını, değerlerini ve kıymetlerini takdir ettiklerini söyleyenler, sonradan pişmanız, pişman olduk deseler de, ne o gün, ne bugün desteklemediler. Olan-biteni hep seyrettiler!

Kıskananlar, haset edenler, çekemeyenler ise her birini, kenarlarda, bucaklarda ve köşelerde kalsınlar unutulsunlar diye akla gelen, gelmeyen her şeyi yapmaktan geri durmadılar!

***

Bildik bileli siyasetimizde vefa ve ahde vefa nadir bir duygu. Yeni yüzler, yeni isimler eskilere tahammül edemedi!

Ne hikmettir bilinmez, yeni-eski kavramı kaynaştırma konusunu başaramazken, ayrılıkların önünü açtı. Bu çarpık bakış açısı, hem siyasi partilerde, hem de fikri mücadelelerde kopmalara, kırgınlıklara ve küslüklere yol açtı.  

Liderlerin partileri içinde estirmeye çalıştıkları barış ve hoşgörü rüzgârları sadece lafta kalırken, kol kırılır yen içinde kalır tabiri iflas etti.

Bu açmaz, bu sıkıntı, bu ayrı-gayrı yaklaşımı, ayrılık rüzgârları estirdi. Bağırlarına taş basanlar

kalpleri kırık bir şekilde ayrılıp gittiler. Bu ayrılıklara sebep olanların eline ne geçtiği ise ortada!

***

Ülkenin, gençliğe, gençlerin enerjisine ihtiyacı olduğu kadar, tecrübeye, bilgi birikimine ve saçlarını bu yollarda ağartmış insanlara ihtiyacı yok muydu?

Siyaseten güçlü olan günümüz ülkelerinde, dışlanan, tecrübesinden istifade edilmeyen insana rastlayamazsınız.

Yetişmiş nice insanı, siyasi ikbal uğruna gözümüzü kırpmadan harcamakla, hiçbir yere varamayacağımızı, bir türlü öğrenemedik. Gerçekten bu ülkeyi sevenlerle, samimi olanlarla, sever gibi görünenleri bir türlü ayırt edemedik!

İktidarlarımızın ve muhalefetimizin en büyük açmazı, yetişmiş insanları, işinin ehli insanları görmezlikten gelmeyi marifet saymasıdır!

Yeni nesil siyasetin, sen-ben gibi, sizden-bizden gibi yeni icatları sonrasında, memlekette Kaht-ı Rical yani devlet adamı sıkıntısı neden çekiliyor sorularını sordurmasının nedenlerini buralarda aramak lazım değil mi?

 

***

 

Eskiye rağbet olsa, bit pazarına nur yağardı sözünü mal bulmuş mağribi misali kapan, yeni nesil siyasetin sözcüleri, bu sözü unutulanların ve unutturulanların aleyhine oldukça acımasız bir şekilde kullanmaktan çekinmediler.

Aleyhlerinde bulundukları isimler, birincisi onlardan çok daha fazla donanımlıydılar, ikincisi, vefa ve ahde vefa duyguları memleket sevdasıyla dopdoluydu.

Yeni nesil siyasetçiler, bulundukları mevzileri kaybetme korkusuna kapıldılar.

Yeni siyasal başarılar gelse de, gelmese de, siyasetin ve siyasete damgasını vurmuş birçok ismin, partiye geri dönmemesi adına, liderlerin etrafını sağı-solu görmesini engelleyecek biçimde perdelediler. Aşılmaz duvarlar ördüler. O duvarlara ulaşılmasın diye kapılar koydular.

Bu iş olumlu sonuçlar verince, aynı uygulamayı mahalli idarelerde de uygulamaya geçirdiler.

Ne mi oldu?

Liderleri ve başkanları görmek fermana mahsus bir konu haline geldi!

Liderler, adına çevre denilen bir kuşakla sarıldı, sarmalandı. Ulaşılmaz oldular. Gönül köprüleri yıkıldı!

***

Herkese kulp takmayı marifet sayanları, kim işine gelmiyorsa, kimi kendine engel olarak görüyorsa karalayanları, siyaseten en lüzumlu, en lazım olan insanları kenara alanları yerlere, göklere sığdıramadık.

Onca seçim kaybettik anlayamadık!

Defalarca baraja takıldık umursamadık!

Seçmen tabanımızı kaybettik, taban kaydı gitti, göremedik!

Bizi gerçekten sevenle, sevmeyeni bir türlü ayırt edemedik!

Türk siyasetinin, kendisine lazım olan insanları hiç uğruna kaybetme lüksü olmadığını bir türlü anlamak istemedik!

***

2021 yılının başındayız! Kimler kimleri unutmadı ki… Kimler kimleri yarı yolda bırakmadı ki…

Şöyle kaçtık, böyle uçtuk diyenlerin şamatası, havası, yaygarası, bir türlü yere değmeyen ayaklarının geldiği nokta belli!

Pandemi; dökülenleri, yalancıları, çıkarcıları, fırsatçıları, sahtekârları, vefasızları, sınıfta kalanları, herkes görsün, bilsin, tanısın, unutmasın diye iyot misali açığa çıkarmadı mı? Çıkardı lakin, geçmiş geçmişte, 2020 geride kaldı, dün dündür bugün bugündür mü diyeceğiz yine… Galiba öyle!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.