1. YAZARLAR

  2. Nuri Kayış

  3. Kavgayı önlemenin formülü
Nuri Kayış

Nuri Kayış

Kavgayı önlemenin formülü

A+A-

İktidar ile son yerel seçimde özellikle büyük şehirlerde başarılı olan CHP arasında “kişilik” savaşı bitmek bilmiyor.

CHP’li belediyelerin virüs salgınından zarar görenlere yönelik başlattığı yardım kampanyası iktidar tarafından durduruldu, başkanlar hakkında soruşturma başlatıldı.

Yine bir CHP’li belediyenin hastane kurma girişimi de iktidarın tepkisiyle karşılaştı.

Kanal İstanbul projesi konusunda yapılan tartışmaları da hatırlıyoruz.

***

Bu kavgaları, tartışmaları bitirmenin tek bir yolu var:

Genel ve yerel seçimleri bir yıl arayla değil aynı tarihte yapmak.

Böylece, bir parti seçimde büyük ihtimalle hem iktidarı hem yerel yönetimleri kazanır ve yetki tartışmasına girmeden uyum içinde çalışır.

***

Tabii, şu eleştiri yapılabilir:

Batı demokrasilerinde genel ve yerel seçimler aynı tarihte olmaz.

 

Seçmenin iktidarı sürekli biçimde denetleyebilmesi ve gerek duyduğunda yerel seçimde onu cezalandırabilmesi için iki seçim ayrı tarihlerde yapılır.

Yani, genel ve yerel seçimleri bir arada yapmak çağdaş demokrasinin kurallarını, geleneklerini çiğnemek anlamına gelir.

***

Haklı bir eleştiridir bu.

Ama ne yapalım ki ideal olan pratikte istenen sonucu vermiyor bizim ülkemizde.

O halde belli bir demokratik olgunluğa ulaşıncaya kadar iki seçimi bir arada yapmak en akıllıca yol gibi görünüyor.

Ekonomik krizi atlatma fırsatı

Korona salgını nedeniyle petrol tüketimi azalınca birçok ülkede üretilen ham petrol elde kaldı.

Ajansların geçtiği haberlere göre, üretilen ama satılamayan petrolün stoklama maliyeti ciddi boyutlara ulaştı.

Bu nedenle kimi üreticiler, ham petrolü isteyenlere bedava vermeye başladı. Hatta, alıcılara, varil başına 7,5 dolardan 40 dolara kadar bedel ödeyenler bile oldu.

Kısa adı OPEC olan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün üretimi azaltarak petrol fiyatlarındaki düşüşü önleme girişimleri sonuç vermedi.

 

***

Ham petrol fiyatlarının düşmesi, önümüzdeki aylarda kaçınılmaz biçimde yaşayacağımız ekonomik krizi en az hasarla atlatmak için önemli bir fırsat yaratabilir.

Her yıl petrol ve doğal gaz ithalatına yaklaşık 42 milyar dolar ödüyoruz.

Her 100 dolarlık ithalatın 20 dolardan fazlası petrol ve doğal gaza gidiyor.

Bedavaya, hatta üste para ödeyerek verilen ham petrolü alıp bir yandan stoklayıp diğer yandan İzmit, İzmir,  Mersin, Batman ve Kırıkkale rafinerilerinde işlersek büyük iş başarmış olmaz mıyız?

Stoklama kapasitemiz yeterli değilse acilen kurulacak tesislerle bunu artırmak mümkün değil midir?

***

Krizlerin bazen çözümleri de beraberinde getirdiği unutulmamalıdır.

Benden hatırlatması.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.