1. YAZARLAR

  2. Ferit Erden BORAY

  3. Karşıtlara göre yanlış  anlatılan 27 Mayıs 1960 darbe miydi, devrim midir?
Ferit Erden BORAY

Ferit Erden BORAY

Karşıtlara göre yanlış  anlatılan 27 Mayıs 1960 darbe miydi, devrim midir?

A+A-

sitki-ulay.jpg

Şeyh Sadi, güzel sözünde: "… Kuş bakışı bakmak güzeldir, fakat kuş gibi bakmamak kaydıyla" (her nedense biz halen böyle bakarız) der. Rahmetli dostum, arkadaşım Uğur Mumcu da derdi ki:

"Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz."

Değerli okuyucularım köşe yazımızın başındaki tam 60 yıl öncesini birebir yaşayan olarak, halen bile gözümüze baka baka nasıl saptırdıklarını görüp sadece üzülüyorsak, bir yanlışlık vardır. O yanlışlık ise hâlâ yaşayanların çok iyi görüp olaylara katılıp not alanların, belge gibi konuşması gerekir.

Kendi kendimize soralım, örneğin bunun aslını da Hasan Ali Yücel 1937'den versin, der ki:

"Yeni bir söz söyledim diyen, sözlerin en eskisini tekrarlamış olur. Fakat ne yazıktır ki, hakikatleri tekrar ise hafızanızdan çok idrakinize muhtaçtır."

Bilinmelidir ki asırlardır süregelen Türklerin bulunduğu koşullarda bile, kendine özgü birleşmeleri ve yapılanmalarıyla devletini kurmuş, toplamıştır. Eğer ülkelerini yönetmekte olan kötü yöneticilerde ise halk farkında olmadan bir çeşit "Alt toplum"a dönüşürler. İşte böylesi karmaşaları gören aydın ve üst düzey devlet kadroları düzeni yerine oturtabilmek için yasa gereği görevi yüklenirler.

Anayasa hukukçusu Prof. Bülent Tanör der ki:

"… Tarihte köklü değişimlerin gerisinde hep düşüncelerin, hem de maddenin gücü yatar. Düşüncelerin gücü aslında devrimci fikir ve ideolojilerdir. Özgürlük, eşitlik ve liberalizm, milliyetçilik, hatta en iyisi bağımsız egemenlik esastır."

Dünyada fikirler üreten E. R. Carr der ki:

"… Tarihçilerin görevi, geçmişi sevmek ya da geçmişten kurtulmak değildir. Bugünü anlamanın geçmişte yaşanmış gerçekleri doğrudan öğrenip iyi anlamaktır"

Birinci Dünya Harbi'nin ekmek ve şeker karneli yılları (1941) Eskişehir'de doğmuşum, Kemalist felsefe ile yıkılmaktan kurtulup, Cumhuriyet olmuş ülkeydik. Atatürk ilkokulu, Yunus Emre orta, Kuleli Askeri Lisesi ve 1958-1961'ler Kara Harp okulundaysanız, konumuz olan 27 Mayıs 1960'ları birebir yaşamıştık.

 

27 MAYIS'IN SEBEP-SONUÇLARI

 

Tasada, kıvançta ve kaderde kendi tarihi ve kültürü ile sahiplenilmiş asıl sayılan vatanınız yıkılıyorken, Türk halkları olarak aranızda etkin bir birliktelik kurup ölümüne yeni bir kuruluş yaşamışsa sizden öncekiler, o zaman bunu çok iyi bilmek ve anlayıp yorumlamak zorundayız demektir.

Evet Lozan yapılmış, ülkemizi tam bağımsız olarak Cumhuriyet haline getirmişiz, dahası halkın kendi kendini yönetim adına Demokrasi, hatta Laiklikte getirilmiş, Devrimler yapılmış. Peki bu kez ne olmuş ve suyu mu çıkmıştı, askeri müdahaleyi getirecek kadar? (Soruyu soramazsanız, anlamazsınız.)

Sebep, Mustafa Kemal Atatürk ölmüş, peşinden II. Dünya Harbi çıkmış, dört yıl boyunca milyonlar ölmüş fakat biz bu uluslararası savaşın dışında kalmışız. Ancak bu dünya savaşını yaratanlar, 1945'ten sonra yeni bir uluslararası yönetimin peşine düşmüşlerdi.

Evet biz bir oldu bittiyle, çok partili döneme girdik, ancak dünyada uçuşan çoğu anlaşılamaz fikirlerin bize ulaşması çabuk oldu. Buna dünyada Soğuk Savaş yılları denilecekti 1990'lara kadar. Türkiye'nin aydınları da eski Osmanlı dönemi deyişiyle de münevverleri devleti yöneten iktidarı, eğrisi doğrusu pek anlaşılamayan ideolojilerini eleştiriyordu.

Kurtarıcı kadronun başı olan Mustafa Kemal Atatürk ile gelen Kemalist devrim ve laiklik sistemi artık tam anlamıyla galiba yerine oturmuş değildi. Evet 1950-60 dönemi bilinen Demokrat Parti yıllarıydı. 1948'lerde ABD'den Truman doktrininin de bize etkisi ve peşinden gelen Marshall yardımı, 1950'de başlatılmış Kore savaşları ve bizim katılmamız...

Sonra NATO'ya katılım ve artık Amerika'nın da emperyal dinamikleri altındaydık. Bu arada Türkiye'de birçok yeni yeni eğitim kurumları açılırken, bu arada sözde yarım bırakıldığı sanılan Müslümanlık adına serbest faaliyetler başlatılmıştı. İşte ilk kez Nurculuk tarikatı ve diğerlerinin kapısı da tam olarak bu tarihlerde açılmış oldu.

1955'lerden itibaren artık ülkeyi yöneten Demokrat Parti ve Başbakan Menderes'in konuyu fazla araştırmadan ani kararlar vermeye başlaması oldu. Atatürk döneminde başlatılmış demir yolları konusu yerine, petrole dönük kara yolculuğuna girilmiş oldu.

İşte Amerika böylece Türkiye'yi kullanıp, Orta Doğu kulvarına rahatlıkla girmiş olacaktı. Buna mukabil NATO'ya bağlı iken, bir de Başbakanın yeni bir atak yapıp Rusya ile görüşmeleri ABD'yi kızdırmaya yetmişti. İstanbul'da 6-7 Eylül 1955 isyanı, NATO  donanmasının İstanbul'a yanaşması oldu.

Türkiye henüz çok partili rejimi tam olarak anlayabilmiş de değildi. Mecliste sürekli çatışmalar CHP ve DP milletvekillerinin aynı fikirlerde anlaşamaması yaşanıyordu. Aydınlar ve üniversite gençliği önce İstanbul'da yürüyüşlere başladı.

DP ise gazeteleri basıyor, istemedikleri yazarın sütunu çıkarılıp burası boş çıkardı. Bunlara karşıt olanlar çoğaldıkça, başka bir karar almakta gecikmediler. Meclise verdikleri önerge ile de bu konuda bir komisyon kurulması istendi, İnönü karşı çıkmasa da, ekseriyet kararıyla 18 Nisan 1960 gününde "Tahkikat Komisyonu" resmen kuruldu. 15 seçilmiş olan Milletvekillerinin bu mahkemesinin kararları hiçbir zaman kaldırılamazdı. (Tarih tekrardır, 50 yıl sonra 2011'de açılan Ergenekon" mahkemesi örneği.)

Ankara'da 555K koduyla üniversiteler toplandı (beşinci ayın beşinde, saat 5'te Kızılay'da). Daha sonra bizim okul Harp Okulu 21 Mayıs'ta Kızılay'dan Ulus'a kadar yürüyüşle hükümeti tenkit edip ikaz etmişti.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Devletin İcra organı hükümete karşı askerî müdahale yapma yetkisi var mıydı? Anayasa'nın 117. maddesinde "... Millî Savunma, içte ve dışta Millî Güvenliğin sağlanmasından sorumludur. Md. 120'de: Şiddet olayların içte bozulması ve kamu düzeninin de ciddi biçimde oluşamaması halinde TSK devreye girebilir." der...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.