1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ADALAN

  3. İslam'da natır modası
Hüseyin ADALAN

Hüseyin ADALAN

yazar

İslam'da natır modası

A+A-

Tellağı biliyorum. Hamamda adamları yıkayıp keseleyenlere deniyor.

Natır ise hamamda tellakla aynı işi yapan kadın.

Natır hiç görmedim. Çünkü ben küçükken annem beni hiç hamama götürmedi.

Natırı televizyonlarda Adile Naşitli, Ayşen Grudalı filmlerin hamam sahnelerinde gördüm.

Kadının üzerinde sadece göğüs dekoltesinden aşağısını sardığı renkli bir peştamal vardır.

Kadın, aynı küçük bir peştamal veya havluyu da başına sarık gibi dolamıştır...

Bizim ancak hamamda görebileceğimiz natır kıyafetini biz çok uzun zamandır sokaklarda görmekteyiz...

Dindarların, muhafazakarların 28 Şubatçıların baskılarına rağmen başlarına açmazken, değil başlarını açmak başlarının örtüş şekillerini bile değiştirmezken AKP iktidarında yukarıda bahsettiğim şekildeki yönelişlere girmesi tuhaftır.

Babaanne başörtüsü diye adlandırılan çenenin altına bir düğüm atılarak başın bağlanmasına feci şekilde karşı çıkılıyordu.

Büyükçe bir başörtüsü baştan aşağıya sarkıtılır, omuzlar ve boyun tamamen kapatılırdı. Örtünün uçları aşağıda bir iğne ile tutturulurdu.

Zaten daha hassas düşünenler çarşaf giyinirdi.

Şimdi başörtülü zabıta memurumuz, generalimiz-subayımız-astsubayımız, hâkimimiz-savcımız, faizli banka memurumuz, polisimiz, milletvekilimiz var...

Ama bir de tuhaf baş bağlayışımız var.

Kızın ayağında dapdaracık bir kot pantolonu. Üstünde kolları ve göğüs dekoltesi açık bir tişört. Boynu açık. Dudaklar rujlu. Ama başı hamamdaki natırın başını sarması gibi sımsıkı sarılı...

Bunları gördükçe insanın aklına geliyor ki acaba bin yıl sürecek dedikleri o süreç aslında biz farkında olmadan devam mı ediyor?

Aksi takdirde yerli, millî ve dini bir iktidarda bu kadar dejenerasyon başka türlü izah edilemez...

Önceki ve Sonraki Yazılar