1. YAZARLAR

  2. Armağan Kuloğlu

  3. İran-Suriye-Libya hattındaki gelişmeler ve Türkiye'ye etkisi -2-
Armağan Kuloğlu

Armağan Kuloğlu

İran-Suriye-Libya hattındaki gelişmeler ve Türkiye'ye etkisi -2-

A+A-

(Konuya kaldığımız yerden devam ediyorum.)

İdlip'te yeniden başa dönülmüştür. Bu vesileyle Türkiye sınırına göçün azalması beklenmektedir. Şimdi önemli olan bu durumun devam ettirilerek istikrarın sağlanmasıdır.

Libya'da ateşkes çağrısı

Putin'n Türkiye ziyaretinde yapılan görüşmelerde mutabık kalınan hususlardan biri de Libya'da ateşkes çağrısıdır. Bu kararın alınması olumlu bir gelişmedir. İdlip'te olduğu gibi Libya'da da Sarraj ve Hafter güçleri arasında 12 Ocak 00.01 itibariyle ateşkes yapılması öngörülmüştür.

Başlangıçta bu çağrıya Sarraj yönetimi olumlu cevap vermiş, ancak Hafter buna uymayacağını beyan etmiştir. Hafter'in bu davranışının, Libya'da halen elinde bulundurduğu durum üstünlüğünden istifade ile bazı avantajlar elde ederek daha fazla etkinliğe sahip olma düşüncesinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir.

Hafter ateşkesi başlangıçta ihlal etmiş, ancak daha sonra, özellikle Rusya'nın Wagner paralı askerlerini geri çekmesi ve baskısıyla ateşkese şimdilik uyduğu görülmüştür. Bu gelişmelerde Türkiye'nin Libya'yla yaptığı güvenlik ve askerî işbirliği anlaşmalarının, asker gönderme kararı ve bunu derhal kısmen uygulamasının etkisi büyüktür.

Libya'da tarafları bir araya getirerek bir anlaşma sağlanması için diplomatik temaslar hızlı gelişmiştir. Bu temasların sağlanmasında Türkiye'nin girişimleri etkili olmaktadır. Sarraj, Türkiye'ye gelmiş görüşmelerde bulunmuştur. İtalya Başbakanı Libya'daki her iki tarafla temas halindedir. Türkiye'ye gelmiş ve Libya konusunda fikir birliği içinde olunduğu, Berlin Sürecinde de iş birliği yapılacağı açıklanmıştır. Mısır dahi ateşkese destek vermiştir.

Ateşkes anlaşması zora giriyor

Yoğun temaslara devam edilmektedir. Ateşkesin bir anlaşmayla sonuçlanmasına Rusya öncülük etmektedir. Türki heyeti Moskova'ya gitmiş ve Rus heyetiyle masada bir araya gelmiştir. Sarraj ve Hafter de ekibiyle Moskova'ya gelmiştir. Türkiye ve Rusya heyetleri taslak bir ateşkes anlaşma metni hazırlamış, bu taslak Sarraj tarafından imzalanmıştır. Ancak Hafter sabaha kadar müddet istemiş, sonrasında imzalamadan Libya'ya dönmüştür. Rusya tarafından yapılan açıklamada Hafter'in ülkedeki gruplarla istişarede bulunmak üzere iki günlük mühlet istediği ifade edilmiştir.

Hafter, bulunduğu tarafın homojen bir yapıda olmamasından dolayı böyle bir ihtiyaç duymuş olabilir. Ancak ateşkes anlaşmasının imzalanmasını geciktirip taviz kopararak daha sonra yapılması muhtemel Berlin toplantısı ve sürecine daha etkin girmeyi ve Libya'da daha fazla söz sahibi olmayı planladığı da söylenebilir.

Bu durum, Libya konusunda etkin olan Rusya için bir prestij kaybı olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle Rusya'nın durumu düzeltmek için daha fazla çaba göstermesi beklenmektedir. Zaten illegal olarak nitelendirilen, ancak bir gerçek olan Hafter'in, Türkiye'nin askerî alandaki girişimlerini de dikkate alarak daha fazla direnmesinin söz konusu olamayacağı değerlendirilmektedir.

Bundan sonraki aşamada, Hafter'in de bir şekilde anlaşmayı imzalayacağı, müzakere sürecinin başlayacağı, ancak zaman zaman Hafter'in ateşkesi ihlal ederek durum üstünlüğü sağlamaya çalışabileceği, Libya'da İdlip modeline benzer bir sistemin uygulanabileceği düşünülmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.