1. YAZARLAR

  2. Nuri Kayış

  3. İntihar salgını Korona'yı geçti
Nuri Kayış

Nuri Kayış

İntihar salgını Korona'yı geçti

A+A-

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019'da yayınladığı intihar raporunda, dünyada her yıl yaklaşık 800 bin kişinin intihar ettiği, bir diğer deyişle her 40 saniyede bir kişinin yaşamını sonlandırdığı belirtiliyor.

Raporda, şu bilgiler de yer alıyor:

-İntihar, 15-29 yaş arasındaki gençlerde yol kazalarının ardından en büyük ikinci ölüm nedeni.

-İntiharın en yaygın olduğu ülkeler sırasıyla Hindistan, Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Japonya.

-Dünya genelinde erkek intihar oranı kadınlara kıyasla daha fazla. Kadınların erkeklerden daha fazla intihar ettiği ülkeler ise Bangladeş, Çin, Fas ve Myanmar.

-Kişileri intihara genellikle aile içi anlaşmazlıklar, akıl hastalıkları, ekonomik sıkıntı ve bunalımlar sürüklüyor.

-Çiftler arasında şiddet olaylarının yaşanması, iş kaybı, çocukluk döneminde taciz ve baskıya maruz kalınması, alkol ve esrar kullanımı da insanların yaşamlarını sonlandırmasına neden olan önemli faktörler arasında.

-İntihar edenlerin yüzde 20'si ilaç ve zehirli kimyasallar kullanıyor.

Gelelim, bize...

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2018 yılına ait verileri şöyle:

-3161 kişi intihar etti, yani ortalama olarak her 3 saatte 1 kişi yaşamına son verdi.

-432 ölümle en fazla intihar vakası İstanbul'da yaşandı.

-Ankara'da 194, İzmir'de186, Bursa'da 119, Konya'da 103 intihar oldu.

-En az intihar yaşanan kentler ise şöyleydi: Bayburt (1), Artvin (4), Kilis (4), Erzincan (5), Gümüşhane (5).

-İntihar sonucu ölenlerin 2391'i erkek, 770'i kadındı. Yani erkeklerin oranı yüzde 75.64, kadınlarınki yüzde 24.36 olarak saptandı.

-3161 olaydan 1155'inin nedeni belirlenemedi. Belirlenen nedenlerse sırasıyla şöyle açıklandı: Hastalık (677), geçim zorluğu (246), aile geçimsizliği (129), hissi ilişki ve istediği ile evlenememe (86), ticari başarısızlık (6), öğrenim başarısızlığı (1). 861 vaka ise diğer kategorisinde değerlendirildi.

Sonuç olarak diyeceğim şu:

İnsanlık olarak Korona'yla elbette yoğun biçimde mücadele edelim, bu hastalığın aşısını ve ilacını bulmaya çalışalım, koruyucu önlemleri alalım.

Ama bunları yaparken, Korona'dan daha öldürücü olan intiharları da unutmayalım, bu büyük salgını önlemek için de gerekli önlemleri bir an önce lütfen alalım.

Spikerin veda yayını

Yıllarca TRT'de spor spikerliği yaptı Abidin Aydoğdu.

Renkli bir anlatımı vardı.

Sadece topun futbolcular arasındaki dolaşım trafiğini değil; tribünleri de, yedek kulübelerini de, teknik direktörleri de güçlü gözlem gücüne dayanan ince ayrıntılarla anlatırdı.

Millî takımımızın İngiltere ile yaptığı ve 8-0 kaybettiği maçın spikeri de oydu.

Ardı ardına gelen golleri derin bir üzüntüyle aktarmıştı seyircilere.

8'inci golü yememizin ardından söylediği şu sözler hafızalara kazındı:

"Vay anasını sayın seyirciler... Bir gol daha yedik..."

Sadece spikerliğinde değil günlük hayatında da çok renkliydi.

Sohbetine doyulmazdı.

Futbol dünyasının adeta "Kara Kutu"suydu.

Hangi takım şike yaptı... Hangi kulüp yöneticisi 100 bin dolara aldığı futbolcuyu 2 milyon dolara almış gibi gösterdi... Hangi teknik direktör soyunma odasında futbolcusunu dövdü... Hangi futbolcu kumarbaz...

Tüm bunları adeta tiyatro sahnesinde şov yaparcasına coşkuyla anlatırdı karşısındakilere...

Kadınlarla diyalogu da çok iyiydi.

Öğle saatlerinde güzel bir kadınla, akşam saatlerinde öğlenkinden daha güzel bir kadınla görebilirdiniz.

Bir arkadaşı, "Ya Abidin, senin boyun kısa... Yüzün de yakışıklı sınıfına girmez... Zengin de değilsin... Bunca güzel kadın sende ne buluyor" diye sorduğunda şu yanıtı vermişti:

"Dilim, en büyük sermayemdir benim... İltifattan, hoş sohbetten, nezaketten hoşlanmayan kadın yoktur bu alemde."

15 yıldır kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görüyordu.

Ama hastalığını çok dert ettiği de söylenemezdi.

Hayata yine eskisi kadar bağlıydı, yine dostlarıyla buluşuyor, yine onlara o doyumsuz sohbetlerinden örnekler sunuyordu.

Durumu biraz kötüleşince yapılan tetkiklerde karaciğer kanseri olduğu anlaşıldı.

Öleceğini biliyordu.

Son günlerini İstanbul-Koşuyolu Yeditepe Hastanesi'nde geçirdi, geçen hafta da 72 yıl süren yaşam parantezini kapattı.

Son nefesini vermeden Facebook'ta dostlarına şöyle seslenmişti:

"Bütün tedavileri reddederek sessiz sakin hayatın sonunu bekliyorum.

Hepinize bin selam olsun. Atatürk'e bin selam olsun. Laik Cumhuriyete bin selam olsun.

Doğum nasıl büyük bir gerçekse, ölüm de öyle büyük bir gerçek...

Yaşamımı teraziye koydum. Çok kârlıyım. Çok güzel insanlar tanıdım, inanılmaz güzel bir hayat yaşadım.

Şairin dediği gibi,  bir namazlık saltanatın olacak o musalla taşında...

Elveda sevgili arkadaşlarım, elveda..."   

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.