1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. İnsanoğlu gölge etmesin…
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

İnsanoğlu gölge etmesin…

A+A-

Hani şu günlerde Marmara Denizi kıyılarını etkisi altına almaya başlayan ve müsilaj adı verilen deniz salyası konumuz var ya, işte onunla ilgili neden ve sonuç ilişkisine dair birçok şey söyleniyor.

*

Ne deniliyor meselâ?

Meselâ bu müsilâja Marmara'ya kıyısı olan CHPli belediyelerin sebep olduğu söyleniyor.

Doğru mudur?

Bilmem de Marmara Denizi'ne bir tek CHP'li belediyelerin mi kıyısı var ki?

AKP'li belediyelerin kıyısı yok mu?

*

Böyle düşününce bu sorunun pek de mantıklı olmadığı siyasi olduğu anlaşılıyor.

Oysa, bilim insanlarının bu konuyu daha 2010'lu yıllarda ileride (bugünlerde) böyle bir şeyin olabileceği ile ilgili çevresel öngörü raporları yayımlanırken, ilgili birimlere; 'Tedbirinizi alın, bu bir uyarıdır' demek istemişler.

Almışlar mı?

Almamışlar!..

*

Diğer taraftan Ulaştırma ve Alt yapı bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu bu konuda ne demiş?

Sayın Bakan, Neden kaynaklandığı ile değil de bu işin çözümünü kastederek;

"Deniz salyasının çözümü 'Kanal İstanbul'dur" demiş?

*

Mantıklı mı?

Demek ki sayın bakana göre mantıklı.

Aksi halde neden öyle bir şey söylesin ki?

*

Sayın Bakan şöyle devam etmiş:

"Karadeniz, Marmara'ya göre çok daha temiz.

Kanal İstanbul yapıldığında Karadeniz'e akan nehirlerin Marmara'ya karışması söz konusu… bu da Marmara'daki su kalitesini artırıp deniz salyasını da bitirecek." diye devam etmiş.

Cahilliğime verin, ama bunun çözümü bu mudur?

Bir Sayın Bakan "Kanal İstanbul olursa, denizlerimizde müsilaj olsa bile Kanal İstanbul'la temizlenir!" mi diyor, anlamadım ki?

*

Peki bilim insanı ne diyor?

Sözcü'nün haberine göre:

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Muharrem Balcı:

"Deniz salyası, deniz ortamında oluşan mikroorganizmaların aşırı artış göstererek, ortama salgıladıkları organik bileşikler sonucunda oluşuyor." demiş. 

Devam etmiş…

(…)

"Deniz salyasının oluşması için bazı özel koşullara ihtiyaç vardır."

Neymiş o özel koşul?

"Bunlar; Yüksek derece de azot ve fosfat girdisi (yani bir anlamda doğrudan ve dolaylı denize verilen evsel ve sanayi atıkları)

Ve bir de su sıcaklığı" imiş.

*

Demek ki böyle oluşuyormuş.

Bilim insanı böyle söylüyor.

Bilime inanıyorsak, insanına da inanacağız.

Anladım ki bu durumun Kanal İstanbul'un yapılması ya da yapılmamasıyla bir ilgisi yokmuş.

*

Yine de Sayın Bakan; 'Kanal İstanbul'un yapımıyla müsilajdan kurtulunur' diyorsa, vardır bir bildiği.

Benim bir bildiğim yok!..

*

Benim bildiğim;

"İnsanoğlu çevreye gölge etmesin" çevre başka ihsan istemez. 

O kendine de bakar, kendi kendini de temizler."

*

Yeter ki kirli eller çekilsin üzerinden. 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.